Hava Durumu

#Adli Kontrol

Tunceli Postası - Adli Kontrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Kontrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FETÖ’ye 42 ilde 128 tutuklama! Haber

FETÖ’ye 42 ilde 128 tutuklama!

İçişleri Bakanlığı, son iki haftada 42 ilde FETÖ’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda 237 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerden 128’i tutuklanırken, 61 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, FETÖ’ye yönelik son iki haftada gerçekleştirilen geniş çaplı operasyonlarda 237 şüphelinin yakalandığını duyurdu. Emniyet birimlerinin 42 ilde eş zamanlı olarak düzenlediği operasyonlarda çok sayıda örgüt mensubu gözaltına alındı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yakalanan şüphelilerden 128’i çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanırken, 61 kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin adli işlemlerinin ise sürdüğü bildirildi. Operasyonlar, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, KOM Başkanlığı, TEM Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütüldü. İl Emniyet Müdürlüklerine bağlı Terörle Mücadele (TEM) ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) şube ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda, örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğü, örgüte finansal destek sağladığı, ankesörlü telefonlarla irtibat kurduğu ve örgütün güncel, öğrenci, finans ile mahrem yapılanmaları içinde yer aldığı değerlendirilen şüpheliler hedef alındı. 42 ilde FETÖ’ye yönelik Polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda 237 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden; -128’i tutuklandı. 61’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, KOM… pic.twitter.com/CWwgZvFZ3u — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) June 24, 2026 İçişleri Bakanlığı açıklamasında, FETÖ ve bağlantılı yapılanmalara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanarak, vatandaşların huzur ve güvenliğini tehdit eden yapılara yönelik operasyonların devam edeceği belirtildi. Açıklamada ayrıca operasyonları gerçekleştiren emniyet teşkilatı mensupları, istihbarat ve KOM birimleri, TEM Daire Başkanlığı personeli ile süreci koordine eden Cumhuriyet Başsavcılıklarına teşekkür edildi.

Gülistan Doku soruşturmasında Sonel'in serbest bırakılan arkadaşı için tutuklama talebi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Sonel'in serbest bırakılan arkadaşı için tutuklama talebi

TUNCELİ'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan, yıllar sonra cinayete kurban gittiği ortaya çıkan Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, 17 Nisan'da adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şüphelilerden Mustafa Türkay Sonel'in arkadaşı U.A. hakkında verilen kararın yetersiz olduğunu belirtti. Çimen, U.A.'nın tutuklanması talebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını söyledi. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başladıktan sonra Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu'nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. 700 SAATLİK GÖRÜNTÜ DOSYAYA GİRDİ Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplam 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan'ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıptan cinayet soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli, gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD'de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı. VALİNİN OĞLU VE İL ÖZEL İDARESİ ÇALIŞANI TUTUKLANDI Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku'ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, 'Kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, 'Suç delillerini gizleme ve yok etme' suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. DÖNEMİ VALİSİ TUNCAY SONEL DE TUTUKLU Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa'da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, 'Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme', 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla 'Delilleri yok etme ve gizleme' suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Öte yandan Gülistan Doku’nun cansız bedeninin bulunması için JAK ve JASAT ekiplerinden oluşan 30 kişilik özel ekip, yer altı görüntüleme cihazlarıyla belirlenen bölgelerde arama çalışmalarını sürdürüyor. 'DOSYAMIZA ÇOK BÜYÜK BİR ZARAR VERDİ' Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmada gözaltına alınan ve 17 Nisan'da adli kontrol şartıyla serbest kalan Mustafa Türkay Sonel'in arkadaşı U.A.'ya verilen adli kontrol şartının yetersiz olduğunu belirterek, tutuklanması talebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını söyledi. Çimen, "Dosyamızın en kritik günü olan 27 Aralık 2019 tarihinde gizli tanığımız Şubat'ın, şüpheli Mustafa, firari şüpheli Umut ve şüpheli U.A.'nın Gençlik Merkezi'nde bulunduğu ve bu sırada maktule yönelik cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin beyanı vardı. Bu beyan, HTS verileriyle de desteklenmişti. Şüpheli U.A., beyanında kendini kurtarmakla beraber, baş şüpheli Mustafa'ya yönelik de lehine olabilecek şekilde cinsel saldırının olduğu gün, Gençlik Merkezi'nin avlusunda bulunduğunu kabul etti. Beraberinde Mustafa'nın da olduğunu söyledi. Fakat orada bulunma nedenlerini farklı bir gerekçeye bağladılar. Bu failler, toplumun nezdinde mahkum edildiler ve toplum da bu dosyada artık bir ilerlemeye, Gülistan'a ulaşmamızı bekliyor. Bu doğrultuda da bizim talebimiz oldu. Yazılı olarak talepte bulunduk. Şüpheli, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak dosyamıza çok büyük bir zarar vermek istedi. Hem kendini kurtarma yönünde hem de baş şüphelimizi de olayın dışında gibi göstererek, 'o da benimle beraberdi ama orada bulunma nedenimiz farklıdır' dedi. Çok kritik bir noktada, dosyamıza çok büyük bir zarar verdi. Henüz de tanıklar dinlenmediği için, tanıklara da baskı yapma ihtimali çok yüksek. Bu nedenle biz U.A. hakkında adli kontrol kararının yetersiz olması nedeniyle tutuklanma tedbirine dönüştürülmesini istedik" dedi.

22 ilde organize suça 23 tutuklama! Milyonluk mal varlığına el konuldu Haber

22 ilde organize suça 23 tutuklama! Milyonluk mal varlığına el konuldu

Artvin merkezli 22 ilde düzenlenen operasyonlarda silahlı yağma ve kara para aklama suçlarına karıştığı belirlenen organize suç örgütlerine ağır darbe vuruldu. Operasyonlarda 32 şüpheli yakalanırken, 23 kişi tutuklandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı koordinesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı, Asayiş Daire Başkanlığı ile Artvin İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışması sonucu Artvin merkezli 22 ilde organize suç örgütlerine yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre operasyonlarda, silahlı yağma ve suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama suçlarına karıştığı tespit edilen 32 şüpheli gözaltına alındı. Artvin merkezli 22 ilde, silahlı yağma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına karışan organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 32 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden; -23'ü tutuklandı. 9'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Emniyet… pic.twitter.com/wfQqIfKLoO — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) May 7, 2026 Şüphelilerden 23’ü tutuklanırken, 9 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 7,4 milyon TL değerinde döviz ve altın ile piyasa değeri toplam 60 milyon TL olan 2 arsa, 4 daire ve 8 araca el konuldu. Bakanlık, milletin huzur ve güvenliği için suç odaklarıyla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti.

Mustafa Türkay Sonel’in silahlı ve kamuflajlı fotoğrafı ortaya çıktı Haber

Mustafa Türkay Sonel’in silahlı ve kamuflajlı fotoğrafı ortaya çıktı

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’e ait, silahlı ve kamuflajlı fotoğraf ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanırken 3’üne ise adli kontrol kararı verilmişti. ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş hakkında da Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı. Olayla ilgili Tunceli Cumhuriyet Savcılığı tarafından çalışmalar sürerken, Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’e ait silahlı ve kamuflajlı fotoğrafı ortaya çıktı. "Benim ateşli silahım yoktur" Mustafa Türkay Sonel’in gözaltına alındıktan sonra jandarmada verdiği ifadelerde, "Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bana Airsoft sporunu lise arkadaşım olan Oğulcan öğretmişti. Bu spor hobilerim arasında olduğu için bu sporda kullanılan boncuk atan (fosforlu, kırmızı, yeşil, beyaz renk) hatta bu spora ait evin bahçesinde oynadığımıza dair birçok fotoğraf ve video telefonumda mevcuttur. Hatta bu sporda kullanılan silahların hepsinin faturası mevuttur. Bu sporda kullanılan silahları İzmir Av Market Airsoft isimli sarı renkli internet sitesinden sipariş verirdik. Hatta bu sporda kullanılan silahların boncuklarını da bu siteden sipariş verirdik. Bu silahlarda kullanılan boncuklara B.B denir ve pahalı olduğu için bir sonraki için kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık" demişti.

Koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı Haber

Koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı

Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Eroğlu, Gülistan Doku’nun yedek SIM kartını ihraç polis memuru Gökhan Ertok’a kimin talimatı ile gönderdiği sorusu üzerine ifadesinde, "Ben bu konuyu ayrıntılı ve uzun uzun anlatmak istiyorum. Doku ailesi arama çalışmaları sürerken yukarıda da belirttiğim üzere vali beyi arama çalışmalarını takip amaçlı ziyarete geldiler. Bu ziyaretlerin birinde aile makama geldi ve makamdan çıktıktan sonra vali bey bizzat kendisi yarım A4 zarfını bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana ‘Bunu Gürkan’a gönder’ dedi. Ben de bu Gürkan isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili retweet gibi işlemleri yapan ve telefonumda ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek, kime verdiğimi hatırlamıyorum, bir arkadaşa verdim. Ben de ismini şu an sizden öğrendiğim ve kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderdiğim kişinin dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Fakat halen rehberimde ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlıdır. Gökhan Ertok’un polis olup olmadığını bilmiyorum, şahsı hiç görmedim. Ben zarfın içerisinde SIM kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında vali bey bana aynı gün ‘zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun SIM kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini‘ söyledi. Gülistan’ın SIM kart şifresi, Instagram kullanıcı adı veya şifresi veya diğer şifrelerine dair hiçbir bilgim yoktur. Konusu da geçmemiştir. Bu SIM kartı ben diğer koruma arkadaşa verdikten sonra hatırladığım kadarıyla otobüsle Gökhan’a gönderimini sağlamıştım. Gönderdiğim zarfla ilgili vali bey ‘Ne oldu, SIM karta bakabildi mi, sinyal falan var mı’ tarzında şeyler sorunca ben de Gökhan’ı arayıp hatırladığım kadarıyla ’Bakabildin mi, en son sinyal nerede alınmış?’ tarzında sordum. O da bana ‘Bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim’ dedi. Tarihini hatırlamıyorum ama Gökhan beni aradı ve ‘Zarfı gönderdim, teslim alırsınız’ şeklinde konuştu. Hatırladığım kadarıyla otobüsle gönderdi. Ben de otobüsten yine ya şoför ya da koruma arkadaşlara aldırıp, vali beye ’Gökhan’ın gönderdiği dosya efendim’ diyerek teslim ettim. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu. Zarfın büyüklüğü A4 ölçüsünde idi" dedi. Eroğlu ifadesinde şunları söyledi: "Burada şu kısımdan da bahsetmek istiyorum. Ya bu SIM kartı gönderdikten sonra ya da göndermeden önce vali beyin talimatıyla Gökhan Ertok ile görüştüm. O da bana iki ayrı konum attı. Bunun üzerine vali beye bilgi verdim. Onun ‘Gidin bir bakın şu konumlara’ demesi üzerine tekrar Gökhan Ertok’u arayarak bilgi istedim. Bana ‘Telefonun en son sinyali bu iki konumdan gelmiş, bir oralara bakın’ dedi. Bunun üzerine hangi araçla gittim hatırlamıyorum ama ya gri Santa Fe ya da koruma aracı ile iki ayrı günde, birinde akşam, birinde gündüz olmak üzere yanımda iki seferde de Akın Gül ve Emre Başel vardı. Ama diğer arkadaşları hatırlamıyorum. Bu konumlardan biri tam nokta olarak hatırlamıyorum ama Atatürk Mahallesi’nde bulunan Öğretmenevi’nin Elazığ istikametinde yolun alt tarafında suya yakın bir bölge idi. Binaların arasında bir yerdi. Bu noktaya gittiğimizde akşamdı. Araçtan inip etrafa bakındık ve döndük. Diğer bildirilen nokta ise Tunceli-Kovancılar yolu üzeri Uzunçayır Barajı üzerindeki Köprü Karakolu’nun karşısında bulunan Kovancılar istikametine doğru köprüye girmeden sol taraftaki toprak yola girdik, yaklaşık 200-300 metre falan ilerledik, ormanlık değil, açık alandı. 5 dakika oralara bakındık. Sonra vali beyi arayıp, ’Bir şey yok sayın valim’ dedikten sonra o da ‘Tamam’ dedi ve biz de dönüşe geçtik. Benim bahsettiğim bu hususlara ilişkin görüşme, gönderilen konumlar ve WhatsApp yazışma kaydım halen telefonumda duruyor. Gökhan Ertok ile iletişimim; 2017’den itibaren sosyal medya üzerinden vali beye hakaret ve küfür olaylarında şahısların tespit edilerek, vali beyin dava açması amacıyla yardım aldığımız kişidir. Gökhan Twitter’dan konum çıkartabileceğini söylüyor ve birkaç olayla ilgili de bize tweet atıldığı konumları tespit ederek göndermişti. Ben bu Gökhan Ertok ile vali beyin bana numarasını vermesiyle tanıştım. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum. Polis olduğunu ve atıldığını sizden öğrendim." "Vali beyin talimatı ile gönderdim" Gökhan Ertok’a SIM kartı kimin talimatıyla gönderdiği sorusu üzerine Eroğlu, "Yukarıda da bu sorunun cevabı bulunmakta olup, vali beyin talimatı ile gönderdim" cevabını verdi. "Hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" Telefonunun daraltılmış baz raporuna göre 13 Ocak 2020 günü saat 11.34-13.46 arası Doku’nun cesedinin bulunduğu iddia edilen Pertek Koçpınar köyünü de içine alan bölgede sinyal verdiğinin tespit edildiği belirtilerek, Şükrü Eroğlu’na bu bölgeye neden gittiği soruldu. Eroğlu, "Ben bu köye kesinlikle hiç gitmedim ama bilmediğim halde program gereği o bölgeye gittiysem ya da geçtiysem ekipçe ve vali beyle birlikte gitmişimdir. Ayriyetten hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" dedi.

Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı

Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Son tutuklanan isim ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel olmuştu. Sonel’in jandarmadaki ifadeleri ortaya çıktı. Umut Altaş’ı lise arkadaşı olmasından dolayı tanıdığını aktaran Mustafa Türkay Sonel, "Umut Altaş’ın aile düzeni bozuktur. Bunu da şahit olduğum beraber olduğumuz bir ortamda anne babasının sürekli kavga ettiğini ve durumlardan çok rahatsız olduğunu hatta 2 dayanılmaz bir hale gelerek bileğini cama vurarak kestiğinden dolayı biliyorum. Umut Altaş’ın abisi Sidar Altaş’ın ismini bilmediğim sevgilisi benim hakkımda Umut’a yönelik olarak sürekli ‘valinin oğlu ile arkadaşlık mı yapılır’ dediğini başkalarından duymuştum. Ancak Sidar Altaş kız arkadaşının dediği konulara hiçbir zaman katılmamış, bana boş ver onun söylediklerine takılma demiştir. Umut Altaş’ın babası Celal Altaş da arkadaşımın babası olmasından dolayı tanırım. Umut Altaş ile Tunceli’den ayrıldıktan sonra çok görüşmedim ancak üniversiteye başladığım zaman bana hayırlı olsuna Uğurcan Açıkgöz, Umut Altaş, Ercem Çelebi ziyarete İstanbul’a bir kaz defa gelmişlerdi. Umut Altaş ile son fiziki görüşmem o tarihtir" "Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir" Gülistan Doku’yu tanıyor musun sorusuna Sonel, "Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Her hangi bir yerde herhangi bir sürekle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişim olmadı. Sadece kaybından sonda herkes gibi bende basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiç birisi Gülistan Doku tanımazdı. Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün 2019-2020 yıllarında kullandıkları hatlardan başka hatları veya patates hat diye tabir edilen hatlar konusunda ne desem yalan olur, bilmiyorum çünkü. Mesela benim numaram çocukluğumdan beri aynıdır, hiç değişmedi, yıllardır da benden başkası bu hattı kullanmaz" diye konuştu. Alınan tanık beyanlarında bir kadını hamile bıraktığının sorulması üzerine Sonel, "Böyle bir durum söz konusu bile olamaz, öyle bir durum varsa ispatlasınlar" dedi. "Benim ateşli silahım yoktur" Umut Altaş’ın "Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum" ifadelerine yanıt veren Sonel, "Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bana AİRSOFT sporunu lise arkadaşım olan o dönem MİT müdürünün oğlu Oğulcan öğretmişti. Bu spor hobilerim arasında olduğu için bu sporda kullanılan boncuk atan (fosforlu, kırmızı, yeşil, beyaz renk) Hatta bu spora ait evin bahçesinde oynadığımıza dair birçok fotoğraf ve video telefonumda mevcuttur hatta bu sporda kullanılan silahların hepsinin faturası mevuttur. Bu sporda kullanılan silahları İzmir Av Market Airsoft isimli sarı renkli internet sitesinden sipariş verirdik. Hatta bu sporda kullanılan silahların boncuklarını da bu siteden sipariş verirdik. Bu silahlarda kullanılan boncuklara B.B denir ve pahalı olduğu için bir sonraki için kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık" cümlelerini kullandı. "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum" Gençlik merkezine gidip gitmediği sorulan Sonel, "Ben gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir. Ben o dönem arkadaşlarımla okuduğum Özel Uğur Temel Lisesinin karşısında bulunan kütüphaneye ders çalışmaya giderdik. Bu kütüphaneye genelde soy ismini hatırlamadığım Ünsal, Uğurcan, Şafak ve hatırlayamadığım birkaç dershane ve okul arkadaşlarımla giderdim" Ardında ekipler, daraltılmış baz raporunda gençlik merkezi binasında bulunduğunun tespit edildiği ve kimlerle ne amaçla gittiğini sorması üzerine Sonel, aradan çok zaman geçtiği için bu konuyla ilgili bir fikrinin olmadığını söyledi. "Tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur" Uğurcan Açıkgöz ile 04 Ocak 2020 günü 54 saniyelik görüşme ve gizli tanık beyanındaki tecavüz olayı soruldu. Sonel ifadesinde, "Bana bahsettiğiniz telefon konuşmalarının içeriklerini uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Bu konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var. Yanlış hatırlamıyorsam bahsettiğiniz Hanımeli cafenin sahibinin oğlu Sidar Elma bizim arkadaş grubunda okul arkadaşımdır. Hatta kendisine apple diyerek takılırdık. Bu arada ben bu hanımeli isimli kafeye bir yada iki kere gitmişimdir. O da arkadaşlarım Umut Altaş ve Ekincan’ın bu kafenin tatlılarını sevmeleridir. Ben zaten tatlı seven bir insan değilim geçerken onlar için oraya uğrar paket olarak tatlıları alırdık. Hatta bana da tatlı yememi ısrar ederlerdi ancak ben tatlı yemezdim. Ben en çok Balkon isimli kafeye giderdim" diye konuştu. "Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum" Umut Altaş ile yapılan telefon görüşmelerinin yönetilmesi sonrası Sonel, "Ben bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği hatırlamam mümkün değildir. Belki bir oyun ile ilgili, belki sınav dönemi ile ilgili, belki üniversite seçimi ile ilgili olarak konuşmuş olabilirim. Birisinin doğum günü için konuşmuş olabilirim. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir bilgim ve ilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir. Tekrar ediyorum benimde bir kız kardeşim var. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Bende bir üniversite öğrencisiyim benimde çevrem, komşularım, kız ve erkek arkadaşlarım var. Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.