Hava Durumu

#Alper Polat

Tunceli Postası - Alper Polat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alper Polat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tunceli'de ciddi deprem riski devam ediyor Haber

Tunceli'de ciddi deprem riski devam ediyor

Geçtiğimiz günlerde Tunceli’nin Pülümür ilçesinde meydana gelen 4,2’lik depremle ilgili Doç. Dr. Alper Polat, depremin Yedisu fayına oldukça yakın bir bölgede yaşandığına ve büyük risk oluştuğuna dikkat çekerek, "Bu fay kırıldığı takdirde yaklaşık 6 ilimizin ciddi şekilde etkileneceğini düşünüyoruz" dedi. Tunceli’nin Pülümür ilçesinde 9 Aralık’ta meydana gelen 4,2 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki aktif fay hatlarının durumu ve muhtemel senaryoları yeniden gündeme taşıdı. Depremin ardından özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın doğu ucunda yer alan Yedisu segmentine dikkat çekilirken, uzmanlar bölgede uzun süredir büyük bir kırılma yaşanmamış olmasının oldukça büyük risk teşkil ettiğini belirtiyor. Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Mekanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Polat, son depremin konum itibarıyla Yedisu fayıyla ilişkili bölgede meydana geldiğini belirterek, bu fayın tarihsel deprem periyodunu doldurduğunu ifade etti. Polat, Yedisu fayındaki enerji birikimi nedeniyle Tunceli, Elazığ, Bingöl, Muş, Erzincan, ve Erzurum’un ciddi olarak etkileneceği, güçlü bir depremin mümkün olduğunu, ayrıca Tunceli’nin yalnızca Yedisu değil Ovacık ve Nazımiye faylarının durumu nedeniyle de çoklu kırılma ihtimalinin olduğunu ve bu sebeple oldukça kritik bir konumda bulunduğunu vurguladı. "Yedisu fayının her iki ucunda ciddi bir enerji birikmesi meydana gelmiş durumda" Doç. Dr. Alper Polat, "Deprem, Kuzey Anadolu fay hattının doğu ucunda yani Yedisu fay hattının olduğu bölgede meydana geldi. Yedisu fayı bizi endişelendiren faylardan bir tanesidir. 6 Şubat depremlerinde Doğu Anadolu fayının çok büyük bir kısmı kırılmıştı. Öncesinde de Elazığ ve Bingöl depremiyle bu bölgedeki fayın belli bölümleri kırılmıştı ancak Yedisu fayı bölgesi yani yaklaşık 75 kilometre uzunluğundaki bölgede bir kırılma meydana gelmedi. Öte yandan Kuzey Anadolu fayında da Erzincan bölgesinde kırılma meydana gelmişti, tam birleşim noktasında. Yedisu fayının her iki ucunda ciddi bir enerji birikmesi meydana gelmiş durumda. Bu fay üzerinde en son büyük deprem 1784 yılında meydana gelmiş. Fayın deprem periyodunun da ortalama 200-250 yıl arasında olduğu biliniyor. Dolayısıyla 1784’ten günümüze 240 yıl geçmiş ve fayın ömrü bilimsel olarak tamamlanmış durumda. Her iki uçtan da ciddi enerji birikimleri de meydana geldiği için bu fayın büyük bir deprem oluşturma riski çok yüksek" diye konuştu. "Aynı anda 3 fayın kırılması durumunda en az 7,5 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor" Yedisu fayının kırılmasıyla Ovacık ve Nazımiye faylarının da harekete geçme ihtimalinin yüksek olduğunu ve bölgede ciddi bir yıkıma sebep olabileceğini belirten Doç. Dr. Polat, "Burada yapılması gereken şey, o bölgede yaşayan insanların ve ilgili kamu kurumlarının ellerini daha çabuk tutup gerekli önlemleri alması. Bu fay kırıldığı takdirde yaklaşık 6 ilimizin ciddi şekilde etkileneceğini düşünüyoruz. Bunlar; Bingöl, Tunceli, Erzincan, Erzurum’un bir bölümü, Muş ve Elazığ. Tunceli için farklı senaryolar söz konusu çünkü sadece Yedisu fay hattının kırılmasıyla ilimiz elbette etkilenecektir ancak, Yedisu fayı gibi Ovacık ve Nazımiye fayları da periyodik ömrünü doldurmuş durumda. Bizim endişemiz, Yedisu fayıyla beraber diğer fayların da birlikte kırılması. Bu durum yaşanırsa ilimizde beklenenden daha yüksek büyüklükte bir deprem olma ihtimali oldukça yüksek. Aynı anda 3 fayın kırılması durumunda en az 7,5 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor. Bu konuda çalışan hocalarımızın da ortak görüşü bu şekilde" şeklinde konuştu.

Tunceli’nin 3 ilçesinde 200’ün üstünde yapı ’yüksek riskli ve çok tehlikeli’ olarak belirlendi Haber

Tunceli’nin 3 ilçesinde 200’ün üstünde yapı ’yüksek riskli ve çok tehlikeli’ olarak belirlendi

Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Mekanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Polat, Doç. Dr. Berivan Yılmazer Polat ve yüksek lisans öğrencileri yaptıkları hızlı tespit çalışmasıyla Ovacık, Nazımiye ve Pülümür ilçelerinde 200’ün üstünde yapının depreme dayanıklılık açısından yüksek riskli ve çok tehlikeli olduğunu belirledi. Tunceli’nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle kent genelinde yapı güvenliğine yönelik çalışmalar hızlandırılırken, Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından üç ilçede gerçekleştirilen bilimsel tarama sonucu çarpıcı veriler ortaya çıktı. Ovacık’ta 184, Nazımiye’de 186 ve Pülümür’de 172 yapının hızlı tespit yöntemiyle analiz edildiği çalışmada, yapı stokunun önemli bir bölümünün deprem açısından yüksek risk taşıdığı belirlendi. Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Mekanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Polat, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamaya göre söz konusu 3 ilçede 200’ün üzerinde yapının yüksek risk teşkil ettiği ve muhtemel deprem durumunda öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlendi. Tunceli’nin deprem kuşağında yer aldığını muhtemel bir depremde ciddi risk oluşabileceğini belirten Doç. Dr. Alper Polat, "Tunceli, diri fay hatlarının olduğu bir coğrafya üzerinde kurulu. Kuzey Anadolu Fay Zonu, Yedisu Segmenti, Ovacık Fayı ve Nazımiye Fayı, Tunceli’yi deprem riski açısından oldukça önemli bir noktaya getiriyor. Bir de bu fayların uzun yıllardır kırılmamış olması riski daha da artırıyor. Özellikle Yedisu Segmenti, jeoloji mühendisi hocalarımızın, uzmanların açıkladığına göre artık ömrünü doldurmuş durumda. 200-250 yıllık periyotlardan bahsediyorlar ve bu periyod artık tamamlanmış durumda. Yedisu segmentinin, Pülümür’ün bir kısmından da geçtiğini düşünürsek ilimizi tetikleyecek, hasara yol açabilecek bir risk durumu ile karşı karşıyayız. Benzer şekilde Ovacık fay hattı da uzmanların belirttiğine göre diri durumda ve bu da periyodunu doldurmuş durumda. Nazımiye fay hattı da aynı şekilde periyodunu doldurmuş durumda. Bu üçünün aynı anda kırıldığı senaryo, en kötü senaryo. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda oldukça büyük bir enerji açığa çıkabilir ve bu da yapılar açısından yıkıcı boyutlara ulaşabilir. Dolayısıyla bizim burada yapmamız gereken şey, hızlı bir şekilde önlemlerimizi almak. Deprem ülkemizin bir gerçeği ve bu gerçekle yaşamamız gerekiyor" dedi. Yapılan hızlı tespit çalışmasından bahseden Doç. Dr. Polat, "Bu noktada yüksek lisans öğrencilerimizle ve Doç. Dr. Berivan Yılmazer Polat’la yapmış olduğumuz çalışmalar var. Ovacık, Nazımiye ve Pülümür’de bir akademik çalışma yaptık. Hızlı tespit yöntemleriyle yapıların risk analizini yaptık. Mevcut yapı stokunun deprem güvenliğini kısa süreli, düşük maliyetle ve gözleme dayalı olarak değerlendirmeyi amaçlayan bir bilimsel yöntem. Dünyanın pek çok ülkesinde uygulanıyor. Yapmış olduğumuz çalışmada Ovacık’ta 184 tane yığma, karma ve betonarme yapı inceledik. Bunların içerisinde 14 tanesinin çok tehlikeli 17 tanesinin yüksek öncelikli 124 tanesinin orta öncelikli 52 tanesinin düşük öncelikli ve 2 tanesinin de yeterli güvenliğe sahip yapılar olduğunu tespit ettik. Pülümür’de 172 yapı inceledik. Yaklaşık yüzde 56’sının yüksek öncelikli ve çok tehlikeli olduğunu gördük. Nazımiye’de 186 yapı inceledik. Yüzde 51 yani 95 tanesini yüksek riskli ve çok tehlikeli yapı olarak önceliklendirdik ve bunları ilgili kurumlarla paylaştık" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.