Hava Durumu

#Gülistan Doku

Tunceli Postası - Gülistan Doku haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gülistan Doku haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tutuklanan Handan Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı Haber

Tutuklanan Handan Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı

Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in jandarmadaki ifadesi ortaya çıktı. İfadesi alınan Sonel’e, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığında 29 Haziran’da bilgi sahibi olarak ifadesi alınan Tunceli Valiliği konutunun mutfak bölümünde çalışan Selvi Y.’nin "05.01.2020 tarihinde Handan Sonel ben mutfakta yemek yaptığım sırada sanırım saat 13.00-13.30 sıralarında mutfağa yanıma gelerek, panik halde ‘Selvi Hanım hemen çıkın’ dedi. Ben de ‘Ocakta yemeğim var’ dedim. Ancak bana ‘Bırakın hemen çıkın, çabuk çıkın, evinize gidin’ dedi. Ben de çıkın gidin deyince başka bir şey sormadım ancak çok panik haldeydi. Daha önce hiç böyle bir şey yaşanmamıştı" şeklindeki sözleri soruldu. Gülistan Doku’nun en son kullandığı telefonun sinyal bilgisinin saat 13.22’de kesildiği de hatırlatılan Handan Sonel’e "5 Ocak 2020 günü mutfak çalışanını saat 13.00-13.30 arasında panikle konuttan neden gönderdiniz? Panik yapmanızın sebebi nedir?" diye soruldu. Sonel ifadesinde, "Ben şu an şoktayım. Bu ifade onun değil, tehditle ifadesi alınmış. O demez, bizi de bilir sever. Yemekleri de çoğunu ben yapardım, o arada yapardı. Ben çalışanları işi bitince gönderirdim. Selvi Hanım da harcırah alacağı için gitmezdi, hiçbir zaman da erken çıkmazdı. Gönül Hanım çıkardı ama Selvi Hanım asla parası kesilecek diye çıkmazdı. Böyle bir şey asla ve kata yaşanmadı. Ama işi biten çıksın demişimdir. Böyle bir olay yaşanmadı adım gibi eminim, tehdit edilmiştir. O bizim için bunu demezdi. ’Vali baba’ diyordu eşime. Bana da ana diyordu. Bir de ben de hatırlamıyorum 5 Ocak’ı, o nasıl hatırlamış. Benden de 10 yaş büyüktür. Bu senenin 5 Ocak’ını bile ben hatırlayamam" diye konuştu. "Hiçbir şey yememesi ve odasından çıkmamasının sebebini tutuklamalar olduktan sonra anladım" Selvi Y.’nin "05 Ocak 2020 tarihinden sonraki günlerde konuttaki işime gidip gelmeye devam ettim. Mustafa Türkay Sonel 5 Ocak 2020 tarihine kadar düzenli olarak sabah erken saatlerde kalkıp, salonda kahvaltısını yapıp, okuluna gittiği halde 5 Ocak 2020 tarihinden sonra 3-4 gün boyunca kahvaltı bile yapmadı. Odasından hiç çıkmadı. Okula bile gitmedi. Kahvaltısını her sabah ben hazırlayıp salona getirirdim. Olaydan sonraki durum benim dikkatimi çekti. Mustafa Türkay Sonel’in 5 Ocak 2020 tarihinden sonraki günlerde olağan dışı şekilde okula gitmemesi, hiçbir şey yememesi ve odasından çıkmamasının sebebini tutuklamalar olduktan sonra anladım" şeklindeki sözleri hatırlatılarak, Handan Sonel’e "Neden oğlunuz Mustafa Türkay Sonel 5 Ocak 2020 tarihinden sonra 3-4 gün boyunca kahvaltı yapmadı? Odasından hiç çıkmadı? Okula gitmedi? Bu kadar etkileneceği Gülistan Doku olayı ile ilgili bağlantısı nedir?" sorusu yöneltildi. Sonel ise ifadesinde, "Ben bunu açıklamak istiyorum. Oğlum asla kahvaltı yapmazdı, geç kalkardı. Kızım da öyle yetişemezdi, son anda kahvaltıya yetişirlerdi. Ocak 2020 tarihli değil de yukarıda bahsettiğim Alican Önlü’nün oğlu ile yaşadığı olaydan sonra oğlum bize okula neden gelmiyorsunuz diye kızmıştı. Biz de okula bilinçli çekildiğimizi düşünerek gitmemiştik. Buna oğlum kızmış ve küsmüştü. ’Bana neden sahip çıkmadınız. Herkesin ailesi oradaydı’ diyerek 3-4 gün kırgınlık olmuştu. Selvi Hanım’ın bahsettiği olay tarihi 5 Ocak değil, bu 5 askerin şehit olduğu olaydan sonra okulda yaşadığı olaydır. Bu ifadeyi Selvi Hanım’a kurdurmuşlar. Yine söylüyorum oğlum hiç kahvaltı yapmazdı. Selvi Hanım bir gün bile kahvaltı hazırlamazdı" şeklinde konuştu. "2 el ateş ederek öldürdüğü" "Tutuklu tanık Turan G. beyanında kendisine cesedi alıp yok etmesi karşılığında nakit 100 bin para verdiğinizi, oğlunuzun Gülistan Doku’yu 2 el ateş ederek öldürdüğünü, tek oğlunuz olduğunu ve o kızla evlenmesini istemediğinizi beyan etmiştir. Söyleyecekleriniz nelerdir?" sorusu üzerine Sonel, "Turan G. isimli şahsın adını bile duymadım. Bu iddialara karşılık ne şahidi var göstersin delillerini. Böyle bir şey yaptığına dair delili ne. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ben bu adamı tanımıyorum, o da beni tanımaz" dedi. "Evde tabanca ve 3 adet şarjör bulundu" Handan Sonel’e ayrıca, "Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2026/8332 D. iş sayılı kararı ile 21.07.2026 günü ikametinizde yapılan aramada 1 adet 47A159091 seri numaralı Sigsauer marka tabanca ve tabancaya ait 3 adet şarjör tespit edilmiş olup, arama yapan görevlilere bahse konu tabancanın ruhsatını beyan edemediğiniz, şüpheli tutuklu eşiniz Tuncay Sonel’in sistemde yapılan sorgusunda üzerine kayıtlı olan silahlar içerisinde olmadığı ve yine jandarma silah bilgi sisteminde, EGM silah ruhsat, jandarma silah ruhsat sistemlerinde seri numarası ve marka ile yapılan sorgulamasında ruhsatlı olmadığı tespit edilmiştir. Bu konu ilgili olarak söyleyecekleriniz nelerdir" sorusu yönetildi. Sonel, "Bu tabanca sıfırdır, kullanılmamıştır. Ruhsatlı olup olmadığını ben bilmiyorum, hediye mi nerden aldı bilmiyorum. Açılmamış bile. Gerçek olduğunu bile bilmiyorum. İki tabancası vardı, onların da ruhsatı var mı yok mu bilmem" dedi.

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Aca: "300 bin TL’yi Tuncay Sonel’e Tunceli valilik makamında elden verdim" Haber

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Aca: "300 bin TL’yi Tuncay Sonel’e Tunceli valilik makamında elden verdim"

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin valisi Tunay Sonel’in kendisini arayarak öksüz ve yetim çocukların eğitimlerinin karşılanması için para yardımı istediğini aktaran ACA bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca, "Ben de Erzurum’dan Tunceli’ye gelerek Tunceli valilik makamında elden tam miktarını hatırlamamakla beraber yaklaşık 400-500 bin Türk Lirası civarı yardımda bulunmam hasebiyle Atatürk Mahallesi’nde bir caddeye benim adım verildi. Hatta sonrasında da Afyon iline öğrencilerin gezi amacıyla da yardım talebinde bulunuldu. Öğrencilerin özel uçak bedeli olan yaklaşık 300 bin Türk Lirası’nı yine Tuncay Sonel’e Tunceli valilik makamında elden verdim. Bu parayı da 2017 ya da 2018 yılında vermiştim" dedi. Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında dün tutuklanan ACA bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca’nın ifadeleri ortaya çıktı. İfadesinde Gökhan Ertok’un ailesini geçindirebilmek için ek iş yapmak istediğini söyleyerek kendilerine geldiğini aktaran Aca, "Bizim de böyle bir personele ihtiyacımız olduğu için iş başvurusunu kabul ettik. Gökhan Ertok isimli şahsı genelde sosyal medya işlerinde kullandım. Gökhan Ertok, Tuncay Sonel’in işleri olarak Tunceli Valiliği sosyal medyası ve Tunceli ilinin tanıtım işlerinde görevliydi. Kendisi de polis memuru olduğu için güvendik işe aldık. Benim bu sim kartın gönderilmesi ile ilgili hiçbir bilgim yoktur. Sonradan öğrendiğim kadarıyla Tuncay Sonel ve Gökhan Ertok arasında paslaşmışlar. Sim karta hangi işlemler yapıldığı konusunda bilgim yoktur. Hatta benim bilgim dışında benim şirketime gitmiştir, çünkü şirket anahtarının bir tanesi Gökhan Ertok’taydı" dedi. "Tuncay Sonel’e Tunceli valilik makamında elden verdim" Tunceli’deki Mehmet ACA Caddesi’ne neden adının verdiğinin sorulması üzerine Aca, "2018 yılında Tuncay Sonel beni arayarak, öksüz ve yetim çocukların eğitimlerinin karşılanması için beni arayarak para yardımı istedi. Ben de Erzurum’dan Tunceli’ye gelerek Tunceli valilik makamında elden tam miktarını hatırlamamakla beraber yaklaşık 400-500 bin Türk Lirası civarı yardımda bulunmam hasebiyle Atatürk Mahallesi’nde bir caddeye benim adım verildi. Hatta sonrasında da Afyon iline öğrencilerin gezi amacıyla da yardım talebinde bulunuldu. Öğrencilerin özel uçak bedeli olan yaklaşık 300 bin Türk Lirası’nı yine Tuncay Sonel’e Tunceli valilik makamında elden verdim. Bu parayı da 2017 ya da 2018 yılında vermiştim" diye konuştu. "Tuncay Sonel, yaptığı çalışmaları Ankara’daki üst düzey insanlara aktarmamı isterdi" 4 Ocak 2020 günü saat 20.27’de Tuncay Sonel’i arayarak 112 saniye görüşme yapıldığının tespit edildiği ve bu görüşmenin içeriğinin ve 5 Ocak 2020 tarihinden sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku ile ilgisi sorulduğunda Aca, "04.01.2020 günü Tuncay Sonel ile aramızda geçen 112 saniyelik görüşmenin içeriğini tam olarak hatırlamamakla beraber genelde Tuncay Sonel yaptığı çalışmaların Ankara’daki üst düzey insanlara aktarmamı isterdi. Bu görüşme de bunlardan bir tanesidir muhtemelen. Gülistan Doku ile ilgili olmadığına kesin eminim" dedi.

Gülistan Doku soruşturmasında kentin çeşitli noktalarında arama faaliyetleri sürüyor Haber

Gülistan Doku soruşturmasında kentin çeşitli noktalarında arama faaliyetleri sürüyor

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanırken, 3’ü hakkında adli kontrol kararı verilmişti. ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş hakkında da Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmış, ABD Polis Teşkilatı (USMS) ile Interpol Washington ve İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi’nin (HSI) New York ofisi tarafından yürütülen ortak çalışma sonucunda Altaş, 22 Mayıs’ta ABD’de yakalanarak gözaltına alınmıştı. Ülkeye iadesi beklenen Altaş, yakalanmadan önce açıklama yapmıştı. Cesedin tam yerini bilmediğini ifade eden Altaş, Munzur Üniversitesi ve çevresi, Aktuluk Mahallesi ve Bayraktepe mevkiindeki su arıtma tesisi yanındaki çöplük alana bakılması gerektiğini ifade etmişti. İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinasyonunda Altaş’ın ifade ettiği noktalarda ve daraltılmış baz verilerine göre Tunceli İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) Timi, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Merkez Jandarma Komando Tabur Komutanlığı Timlerinden oluşan ekipler tarafından yer altı görüntüleme cihazı desteğiyle arama çalışmaları başlatılmıştı. Ekiplerin Rostan ve Dinar Deresi arasında kalan mevkide ve kentin çeşitli noktalarında arama faaliyetleri devam ediyor. Cihazların gönderdiği kızılötesi sinyaller sayesinde yer altının üç boyutlu görüntüsü elde edilerek, şüpheli alanlar detaylı şekilde inceleniyor. Gülistan Doku soruşturmasında kentin çeşitli noktalarında arama faaliyetleri sürüyor.

Gülistan Doku soruşturmasında ABD’de hakim karşısına çıkan Umut Altaş’ın duruşması ertelendi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında ABD’de hakim karşısına çıkan Umut Altaş’ın duruşması ertelendi

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturması, HSK'nın 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanan Ebru Cansu'nun talimatıyla yeniden ele alındı. JASAT'tan oluşturulan özel ekip tarafından yaklaşık 700 saatlik KGYS ve güvenlik kamerası görüntüsü ile PTS kayıtları incelendi, yeni görüntüler dosyaya eklendi. Elde edilen deliller doğrultusunda soruşturma cinayet dosyasına dönüştürüldü. Düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. ABD'de bulunan ve hakkında kırmızı bülten çıkarılan diğer şüpheli Umut Altaş ise bulunduğu ülkede gözaltına alınıp tutuklandı. VALİNİN OĞLU TUTUKLANDI Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. DÖNEMİN VALİSİ DE TUTUKLU Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa'da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Vali Tuncay Sonel ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, 'Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla 'Delilleri yok etme ve gizleme' suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Gülistan Doku'nun cansız bedenine ulaşılması için JAK ve JASAT ekiplerinin yer altı görüntüleme cihazlarıyla belirlenen bölgelerde arama çalışmaları devam ediyor. UMUT ALTAŞ, 21 TEMMUZ’DA YENİDEN HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK ABD’de tutuklanan Umut Altaş’ın ise göçmenlik mahkemesindeki duruşması bugün gerçekleştirildi. Altaş, tutuklu bulunduğu cezaevinden duruşmaya çevrim içi olarak, turuncu mahkum kıyafetiyle katıldı. Duruşmaya başkanlık eden Yargıç Adam Panopoulos, Altaş’ın avukatının davaya yeni dahil olduğunu ve dosyaya hazırlanabilmek için ek süre talep ettiğini belirterek duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Yargıç Panopoulos, bugünkü oturumun daha önce Altaş’ın yaptığı sığınma başvurusuna ilişkin ‘bireysel duruşma’ olarak planlandığını belirterek, “İster değiştirilmiş bir başvuru olsun, ister başka bir yasal koruma talebi olsun, bunların tamamının 17 Temmuz 2026 tarihine kadar mahkemeye sunulması gerekiyor” dedi. Mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasının 21 Temmuz 2026 tarihinde yapılmasına karar verdi. Sığınma başvurusunun reddedilmesi halinde ise Türkiye’de hakkında yakalama kararı bulunan Altaş’ın iadesine ilişkin hukuki sürecin başlayabileceği değerlendiriliyor.

Bilirkişi "Cinayet muhtemel" dedi, dosya 9 yıldır aydınlatılamadı Haber

Bilirkişi "Cinayet muhtemel" dedi, dosya 9 yıldır aydınlatılamadı

Tunceli’nin Hozat ilçesinde 7 Mayıs 2017 tarihinde otomobilinin içerisinde göğsünden vurulmuş halde ölü bulunan 25 yaşındaki Onur Sefer’in ölümüne ilişkin soruşturmada aradan geçen 9 yıla rağmen olayın nasıl gerçekleştiği ve sorumluların kim olduğu ortaya çıkarılamadı. Olayın ardından Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında bugüne kadar 4 savcı değişirken, aile dosyada kayda değer bir ilerleme sağlanamadığını belirtti. Dosyada yer alan otopsi ve bilirkişi raporlarında ise olayın intihar olduğu yönündeki değerlendirmelerle çelişen çok sayıda bulgu bulunuyor. Raporlarda, Sefer’in vücuduna isabet eden mermilerin giriş noktaları, atışların bitişik atış mesafesinden yapılmış olması, araç içerisindeki kan lekelerinin konumu, Sefer’in bulunduğu pozisyon ile olay yerindeki fiziki bulgular arasında çeşitli uyumsuzluklar bulunduğu tespit edildi. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, mevcut delillerin intiharı destekleyici nitelikte olmadığı ve olayın cinayet olmasının muhtemel olduğu yönünde değerlendirmeye de yer verildi. "İntiharı destekleyici nitelikte olmadığı, olayın orijininin cinayet olmasının muhtemel olduğu" 21 Aralık 2020 tarihli bilirkişi raporunda "Cesedin araç içerisinde sol ön koltukta yatar pozisyonda bulunuş şekli, atışın yapıldığı ’Tüm bu gerekçelere dayanılarak ölümün orijininin intiharı destekleyici nitelikte olmadığı, olayın orijininin cinayet olmasının muhtemel olduğu ve araçta bulanan av tüfeğinin özellikleri dikkate alındığında söz konusu eylemin araç içerişinde ve özellikle sağ ön kapı açık iken gerçekleştirilmesinin mümkün olduğuna ilişkin bilirkişi kanaatimi tensip makamınıza ait olmak üzere arz ederim" ifadeleri yer aldı. Sefer ailesi, dosyanın Hozat’tan alınarak Tunceli’ye devredilmesinin ardından yeniden umutlandıklarını belirtirken, son dönemde Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan ilerlemenin aile için umut olduğu ifade edildi. Ağabey Metin Sefer, geçen 9 yıllık süreçte savcıların değiştiğini, dosyanın bir türlü sonuçlandırılamadığını belirterek, kardeşinin ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını, katil ya da katillerin ortaya çıkarılmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi. "Kardeşimi kimin öldürdüğünü öğrenemedik" Ağabey Metin Sefer, "Kardeşim 6 Mayıs 2017’de evden çıkıp kız arkadaşının yanına gidiyor. Gidiş o gidiş. 7 Mayıs 2017’de arabanın içinde ölü olarak bulundu. Arabanın içinde silahla birlikte. Silah yanında dikey olarak duruyordu. Kendisi de oturur vaziyetteydi. Cinayet olduğu kesindi. Kardeşim vurulmuş, götürülüp Hozat askeri bölgesine bırakılmıştı. 9 yıl oldu, halen bir çözüm bulunamadı. 9 yıldan beridir Hozat’a gidip geliyoruz, savcılarımız değişti. 4 tane savcı değişti, 4’ü de ‘bulduk, bulacağız’ deyip tayinlerinin çıkmasını bekleyip gittiler. Yani 9 yıl boyunca biz Hozat’ın yolunda geldik, gittik, kardeşimi kimin öldürdüğünü öğrenemedik. Bu çok uzun bir süreç oldu. Artık katillerin yakalanmasını yeni bakanımızdan, Tunceli Cumhuriyet Başsavcımızdan rica ediyoruz. Artık bizim gerçekten sabrımız kalmadı. Annem babam perişan, aile olarak perişan haldeyiz. 9 yıl uzun bir süre. Bizim için çok büyük bir süre geçti. Bu katillerin artık yakalanması gerek" dedi. "Gülistan Doku olayı bir umut ışığı oldu bize" Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan gelişmelerin kendilerine umut olduğunu aktaran Ağabey Sefer, "9 yıldır bekliyoruz. Savcıların yanına geldik, gittik, bulduk, bulacağız derken Gülistan Doku olayı bir umut ışığı oldu bize. Dosyanın gidişatı bizim için de umut oldu. Çünkü işin içinde çok çirkin olaylar var. Artık biz de kardeşimin olayında kimlerin olduğunu öğrenmek istiyoruz. Bu dosya neden ilerlemiyor? Biz de artık gerçekten öğrenmek istiyoruz. Bizim dosyamız açık durumdaydı ama hiçbir ilerleme olmadı. Savcılarda hep değişiklik oldu tayinleri çıktı, öyle zaman geçirip gittiler. Tayini dolan savcı dosyayı diğer savcıya bırakıp gitti. Uzun bir süre böyle devam etti" şeklinde konuştu. "Bizim de yeni savcımızdan dolayı umudumuz var artık" Sefer, "Cumhuriyet Başsavcımızdan, Ebru Cansu’dan rica ediyoruz, bu duruma el atması gerekiyor. Bizim de yeni savcımızdan dolayı umudumuz var artık. Dosya da Tunceli’ye alındı. Şu anda dosyanın Tunceli’ye alınmasından dolayı umudumuz çok yüksek. Artık ailecek bir çözüm bulunması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Gülistan Doku davasında Umut Altaş’ın söylediği noktalarda arama çalışmaları sürüyor Haber

Gülistan Doku davasında Umut Altaş’ın söylediği noktalarda arama çalışmaları sürüyor

Tunceli’de Gülistan Doku soruşturması kapsamında ABD’de gözaltına alınan ve ülkeye iadesi beklenen Umut Altaş’ın gösterdiği noktalarda arama çalışması sürüyor. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanırken, 3’ü hakkında adli kontrol kararı verilmişti. ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş hakkında da Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmış, ardından yakalanarak gözaltına alınmıştı. Ülkeye iadesi beklenen Altaş, yakalanmadan önce açıklama yapmıştı. Cesedin tam yerini bilmediğini ifade eden Altaş, üniversite, Aktuluk Mahallesi, Bayraktepe mevkiindeki su arıtma tesisi yanındaki çöplük alana bakılması gerektiğini ifade etmişti. Altaş’ın ifade ettiği noktalarda İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinasyonunda Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri tarafından yeraltı görüntüleme cihazlarıyla önceki günlerde aramalar başlatıldı. Ekipler Dinar Deresi, Munzur Üniversitesi çevresi ve Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde arama çalışmasını sürdürüyor. Cihazların gönderdiği kızılötesi sinyaller sayesinde yer altının üç boyutlu görüntüsü elde edilerek şüpheli alanlar detaylı şekilde inceleniyor.

Tolga Şardan | Büyüteç | Gülistan Doku soruşturması: 27 Aralık günü Tunceli Gençlik Merkezi’nde neler yaşandı? Haber

Tolga Şardan | Büyüteç | Gülistan Doku soruşturması: 27 Aralık günü Tunceli Gençlik Merkezi’nde neler yaşandı?

T24 Yazarı Tolga Şardan, Büyüteç adlı köşesinden Gülistan Doku olayı: Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’yla ilgili soruşturma konusuna devam edeceğim. Büyüteç’te bir önceki yazıda, olayın ardından dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla Doku’nun kaybolmasının aydınlatılması amacıyla Ankara’daki Emniyet İstihbarat Başkanlığı’ndan Tunceli’ye gönderilen özel ekibin eksik bıraktığı, “daraltılmış alan” cep telefonu baz verilerinin incelenmesiyle ortaya çıkan tabloyu aktardım. Kaldığım yerden ilerleyeyim; Doku’nun kaybolmasıyla ilgili dosyayı raftan indiren Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, henüz operasyona başlamadan önce olaya adı karışan ve aralarında halen izi bulunamayan Gülistan Doku, tutuklu Vali Tuncay Sonel’in tutuklu oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun erkek arkadaşı olduğu ifade edilen tutuklu Zeinal Abakarov, tutuklu şüpheliler Şükrü Eroğlu, Engin Yüceer, halen ABD’de tutuklu olan şüpheli Umut Altaş’ın da aralarında yer aldığı 16 kişinin cep telefonlarına ait baz verilerini inceletti. Bilirkişinin 3 Nisan 2026’da verdiği daraltılmış alan baz raporunda ortaya çıkan sonuçları bir önceki Büyüteç’te aktardım. Bu raporda dikkat çeken verilerden birisi, “27 Aralık 2019 günü Umut Altaş, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Oğulcan Açıkgöz’ün kullandığı telefonların, 27 Aralık 2019 günü belirtilen saatlerde Tunceli Gençlik Merkezi civarından aynı bölgeden baz verdikleri değerlendirilmektedir” cümlesi oldu. Başsavcılığın soruşturmasında Doku’nun kaybolmasından dokuz gün önce gençlik merkezinde gerçekleşen “baz birlikteliği” dikkat çekici konuma dönüştü. Savcılık, buradaki baz birlikteliğini çözmeye çalıştı. Raporun ardından savcılık gözaltı talimatlarını verince şüpheliler teker teker yakalandı. Mustafa Türkay Sonel’e sorgusunda gençlik merkezindeki buluşma soruldu. Tutuklu Sonel, sorulara “olayla ilgim yok” şeklinde kaçamak yanıtlar verdi. Dosyadaki gizli tanık ifadesinde geçen tecavüz ve cinayet iddiasını kabul etmedi. Fakat, başsavcılık söz konusu bilirkişi raporunu yeterli bulmadı. Bu kez, Tunceli Gençlik Merkezi’ndeki baz birlikteliğinin peşine düştü. Bir kez daha bilirkişi görevlendirmesi yaptı. Bilirkişi, bu defa 27 Aralık 2019 günü Tunceli Gençlik Merkezi’ndeki cep telefon sinyallerini özel olarak inceledi. İncelediği telefonlar, Gülistan Doku ile dosyanın şüphelileri Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’e aitti. Başsavcılık talimatıyla baz verileri üzerinden analiz yapan bilirkişi, 20 Mayıs 2026 günü Tunceli Gençlik Merkezi’ndeki buluşmayı netleştirdi. Bilirkişi, dört kişinin cep telefonlarının sinyallerinin alındığı 27 Aralık 2019 günü saat 13:39 ile 15:45 arasındaki zaman diliminde Tunceli Gençlik Merkezi’nin içinde bulunduklarını “kesin biçimde” tespit etti. Bilirkişi raporundaki değerlendirme şöyle: “27.12.2019 günü belirtilen saatler aralığında Umut Altaş, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ün kullandığı telefonların Tunceli Gençlik Merkezi içinden baz verdikleri, çalışmalar sonucunda bazların gençlik merkezi içerinin çok katlı olması, eğrelti ve yükselti gibi nedenlerden dolayı yan cadde ve sokaklar ile farklılık gösterdiği, bu nedenlerden dolayı Umut Altaş, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ün kullandığı telefonların bina içerisinde (giriş kat ve bahçe harici) herhangi bir alandan baz verdiği değerlendirilmektedir.” Elbette adli soruşturma aşaması henüz tamamlanmadı. Hem Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı hem de Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya üzerinde çalışmaya devam ediyor. Ancak Tunceli Gençlik Merkezi’ne yönelik özel olarak yapılan daraltılmış baz çalışmasının sonucu, soruşturmanın önemli aşaması. Burada yaşandığı ifade edilen süreçle ilgili gizli tanık ifadesi dosyada. Fakat önemli olan gençlik merkezinde geçen 126 dakikaya yönelik delilleri ortaya koyabilmek. Tunceli Gençlik Merkezi’nde yaşananlarla ilgili elde edilecek deliller soruşturmanın aydınlatılmasında aşama kaydedilmesini sağlayacak.

Gülistan Doku soruşturmasında Sonel'in serbest bırakılan arkadaşı için tutuklama talebi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Sonel'in serbest bırakılan arkadaşı için tutuklama talebi

TUNCELİ'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan, yıllar sonra cinayete kurban gittiği ortaya çıkan Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, 17 Nisan'da adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şüphelilerden Mustafa Türkay Sonel'in arkadaşı U.A. hakkında verilen kararın yetersiz olduğunu belirtti. Çimen, U.A.'nın tutuklanması talebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını söyledi. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başladıktan sonra Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu'nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. 700 SAATLİK GÖRÜNTÜ DOSYAYA GİRDİ Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplam 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan'ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıptan cinayet soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli, gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD'de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı. VALİNİN OĞLU VE İL ÖZEL İDARESİ ÇALIŞANI TUTUKLANDI Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku'ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, 'Kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, 'Suç delillerini gizleme ve yok etme' suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. DÖNEMİ VALİSİ TUNCAY SONEL DE TUTUKLU Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa'da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, 'Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme', 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla 'Delilleri yok etme ve gizleme' suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Öte yandan Gülistan Doku’nun cansız bedeninin bulunması için JAK ve JASAT ekiplerinden oluşan 30 kişilik özel ekip, yer altı görüntüleme cihazlarıyla belirlenen bölgelerde arama çalışmalarını sürdürüyor. 'DOSYAMIZA ÇOK BÜYÜK BİR ZARAR VERDİ' Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmada gözaltına alınan ve 17 Nisan'da adli kontrol şartıyla serbest kalan Mustafa Türkay Sonel'in arkadaşı U.A.'ya verilen adli kontrol şartının yetersiz olduğunu belirterek, tutuklanması talebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını söyledi. Çimen, "Dosyamızın en kritik günü olan 27 Aralık 2019 tarihinde gizli tanığımız Şubat'ın, şüpheli Mustafa, firari şüpheli Umut ve şüpheli U.A.'nın Gençlik Merkezi'nde bulunduğu ve bu sırada maktule yönelik cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin beyanı vardı. Bu beyan, HTS verileriyle de desteklenmişti. Şüpheli U.A., beyanında kendini kurtarmakla beraber, baş şüpheli Mustafa'ya yönelik de lehine olabilecek şekilde cinsel saldırının olduğu gün, Gençlik Merkezi'nin avlusunda bulunduğunu kabul etti. Beraberinde Mustafa'nın da olduğunu söyledi. Fakat orada bulunma nedenlerini farklı bir gerekçeye bağladılar. Bu failler, toplumun nezdinde mahkum edildiler ve toplum da bu dosyada artık bir ilerlemeye, Gülistan'a ulaşmamızı bekliyor. Bu doğrultuda da bizim talebimiz oldu. Yazılı olarak talepte bulunduk. Şüpheli, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak dosyamıza çok büyük bir zarar vermek istedi. Hem kendini kurtarma yönünde hem de baş şüphelimizi de olayın dışında gibi göstererek, 'o da benimle beraberdi ama orada bulunma nedenimiz farklıdır' dedi. Çok kritik bir noktada, dosyamıza çok büyük bir zarar verdi. Henüz de tanıklar dinlenmediği için, tanıklara da baskı yapma ihtimali çok yüksek. Bu nedenle biz U.A. hakkında adli kontrol kararının yetersiz olması nedeniyle tutuklanma tedbirine dönüştürülmesini istedik" dedi.

Bakan Gürlek: Yakın zamanda Umut Altaş'ın iadesini bekliyoruz Haber

Bakan Gürlek: Yakın zamanda Umut Altaş'ın iadesini bekliyoruz

Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuk olduğu canlı yayın programında Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD’ye firar eden ve hakkında kırmızı bülten kararı bulunan Umut Altaş için "Yakın zamanda iadesini bekliyoruz" diyen Bakan Gürlek, "Umut Altaş bence kritik bir isim, kilit bir isim. Bu Türkiye 'ye geldiği zaman, beyanda bulunduğu zaman bence olayın çoğu çözülecek" dedi. “BİR SUÇ VARSA MUTLAKA BUNUN FAİLİ VAR” Bakan Gürlek’in açıklamalarından konuya ilişkin bölüm şu şekilde: "Şimdi Gülistan Doku'da nasıl oldu? Bir baz istasyon, daraltılmış baz istasyon çalışması yapıldı. Aynı şekilde bir gizli tanık beyanına itibar edildi. Ona göre yeniden incelemeler yapıldı. Yeni deliler ortaya çıktı. Burada biz tamamen savcı arkadaşlarımıza bir teknik olarak destek veriyoruz. Kararlılık iradesini güçlendiriyoruz. Yani devlet olarak biz diyoruz ki sonuna kadar bu işin peşindeyiz. Yani bir suç varsa mutlaka bunun faili var. Burada şimdi 638 dosya şu ana kadar ilk derece mahkemesinden getirdik. Bunları tabii dediğim gibi şimdi mutlaka bunlarla işte illa sonucunda bir cinayet ortaya çıkacak değil. Belki intiharda olabilir, farklı olaylarda olabilir. Geçen belki takip etmişsinizdir. Aileleri de çağırdık. Özellikle Gülistan dokunun ailesiyle zaten görüşüyoruz. Çağla Tuğaltay 'ın ailesini çağırdık. Onlarla da istişare halindeyiz. Avukatlarla istişare halindeyiz. Yani anlık olarak yeni bir delil ortaya çıktığı zaman biz bunu savcılarımıza ulaştırıyoruz. Savcılarımıza da aramızda bir köprü var. Arkadaşlarımız özellikle daire başkanındaki arkadaşlarımız onları yönlendiriyorlar. "UMUT ALTAŞ BENCE KRİTİK BİR İSİM, KİLİT BİR İSİM" Durumun hassasiyetini Amerika makamlarına da ilettim. Ben kendimle bizzat görüştüm. Orada bizim adli müşavir arkadaşımız var. O da takip ediyor. Özellikle biz Umut Altaş'ın iadesini ivedilikle istedik. Sağ olsun onlar da hassasiyet gösteriyor. Anlık olarak da takip ediyoruz. Umut Altaş'tan bilgi almaya çalışıyoruz. Biz Amerika Adalet Bakanı ile mi görüştük? Evet, meslektaşımızla görüştük. Onlar da sağ olsun yardımcı olacaklarını söylediler. Bizim için önemli olan Umut Altaş 'ın beyanları. Çünkü Umut Altaş'la Gülistan Doku son ana kadar arkadaş, çok yakın arkadaş. Aynı zamanda Vali Bey 'in oğlu da bunlar yakın arkadaş. Bu şekilde zaten Umut Altaş 'ın bir kısım beyanları var. Ailesinin beyanları, babasıyla yaptığı yazışmalar var. Umut Altaş bence kritik bir isim, kilit bir isim. Bu Türkiye 'ye geldiği zaman, beyanda bulunduğu zaman bence olayın çoğu çözülecek. İnşallah. "YAKINDA İADESİNİ BEKLİYORUZ" Elbette yeni deliller ortaya çıkabiliyor. Yeni tanık beyanları, ihbarlar. Burada savcılık makamı Tunceli'deki Başsavcımız da baya kararlı gidiyor bu işin sonuna kadar. Yani ne çıkacak bilmiyoruz ama burada biz Adalet Bakanlığı olarak Umut Altaş 'ın iadesi için elimizden gelen gayreti sarf etmeye çalışıyoruz. Yakın zamanda Umut Altaş'ın iadesini bekliyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.