Hava Durumu

#Mahkeme Kararı

Tunceli Postası - Mahkeme Kararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme Kararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siyasi Mahkemenin "Mutlak Butlan" Kararı ve CHP’de Çift Başlılık Krizi: Tunceli İl Yönetimi Hangi Safta? Haber

Siyasi Mahkemenin "Mutlak Butlan" Kararı ve CHP’de Çift Başlılık Krizi: Tunceli İl Yönetimi Hangi Safta?

Ankara’da açılan kurultay usulsüzlüğü davasında mahkemenin 38. Olağan Kurultay’ı baştan itibaren "yok hükmünde" sayması, CHP’yi yasal ve tüzüksel bir çıkmaza sürükledi. Bir tarafta mahkeme kararına dayanarak genel başkanlık makamının yasal sahibinin kendisi olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, diğer tarafta ise delegelerin iradesini ve toplanan olağanüstü kurultay imzalarını öne süren Özgür Özel ekibi bulunuyor. Bu çift başlılık krizi, parti içi hukuku ve örgütlerin bağlılık dinamiklerini kökten sarsıyor. 1. TÜRKİYE GENELİNDE YASAL VE PARTİ İÇİ HUKUK AÇISINDAN KRİZİN BOYUTU Mahkemenin "mutlak butlan" kararı, Siyasi Partiler Kanunu ve CHP Tüzüğü açısından çok katmanlı hukuki ihtilafları beraberinde getirdi: Özgür Özel ve Yönetiminin Yasal Statüsü: Mahkeme kararı uyarınca 38. Olağan Kurultay "yok" sayıldığı için, o kurultayda seçilen Özgür Özel, Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) kararları yasal dayanağını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Özgür Özel kanadı, yargı kararını "siyasi bir müdahale" olarak niteleyerek tanımadıklarını, genel merkezi terk etmeyeceklerini ve karara üst mahkemede itiraz ettiklerini açıkladı. Mevcut Yönetimin "De Facto" (Fiili) Durumu: Özgür Özel ve ekibi, hukuki tartışmalar sürerken meşruiyet krizini aşmak adına delege iradesine başvurdu. Özgür Özel’in çağrısıyla harekete geçen delegeler, Olağanüstü Kurultay için hızla 700’ün üzerinde imza topladı. 111 milletvekilinin de destek verdiği bu hamleyle, mevcut yönetim krizi yasal mahkemelerle değil, 12 Temmuz 2026’da yapılması planlanan "Sandık" formülüyle çözmeyi amaçlıyor. Kılıçdaroğlu’nun Hukuki Pozisyonu: Göreve iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu ise yaptığı açıklamalarda partinin "hukuk ve ahlak zeminine" dönmesi gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, yargıdaki tedbir kararları ve hukuki süreç netleşene kadar kurultay zeminini işaret etmekle birlikte, örgütler üzerindeki "meşru genel başkan" sıfatını hukuken koruyor. 2. TUNCELİ CHP İL YÖNETİMİNİN KRİTİK TUTUMU Kemal Kılıçdaroğlu’nun memleketi olan Tunceli’de, CHP İl Örgütü ve il yönetimi bu krizin tam merkezinde yer alıyor. Tunceli genelinde parti tabanı ve delege yapısı incelendiğinde, il yönetiminin tutumu şu dinamikler üzerinden şekilleniyor: "Vefa" ile "Delege İradesi" Arasında Tunceli Dengesi Tunceli CHP İl Yönetimi, kurultay sürecinden bu yana Kemal Kılıçdaroğlu’na olan tarihsel ve duygusal bağlılığını gizlemiyor. Kentteki parti tabanı, Kılıçdaroğlu’nun "göreve iade" kararını büyük oranda sahiplenirken, il yönetimi Ankara'daki hukuki düğümün çözülmesini bekliyor. Ancak Özgür Özel’in topladığı 700’ü aşkın olağanüstü kurultay imzası sürecinde, Tunceli delegelerinin bir kısmının "partideki belirsizliğin kurultay sandığıyla aşılması" fikrine yaklaştığı, bir kısmının ise mahkeme kararının tam olarak uygulanması gerektiği yönünde refleks gösterdiği belirtiliyor. 3. SENARYOLAR: CHP’Yİ NE BEKLİYOR? CHP içi hukuk uzmanlarına göre krizin önünde iki temel yol bulunuyor: ya mahkemenin mutlak butlan kararı üst mahkemelerce kesinleştirilerek Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde parti doğrudan kayyum veya geçici kurul eliyle kurultaya götürülecek; ya da Özgür Özel ekibinin 12 Temmuz 2026 için topladığı olağanüstü kurultay imzaları hukuki engelleri aşarak sandığı partilinin önüne koyacak. Tunceli İl Yönetimi ise her iki senaryoda da "Kılıçdaroğlu’nun memleketi" olma misyonu ile "partinin genel hukuku" arasında köprü vazifesi görmeye çalışıyor.

HES projesi mahkeme yolu ile iptal edildi Haber

HES projesi mahkeme yolu ile iptal edildi

Tunceli'de yaban keçisi popülasyonunun en fazla olduğu ilçe olan Çemişgezek'te Tağar Çayı üzerinde tescilli, tarihi Yusuf Ziya Paşa Köprüsü'nün yanı başına inşa edilen, yapımı yüzde 90 oranında tamamlanan HES ve regülatör projesi, mahkeme kararı ile iptal edildi. Çemişgezek ilçe merkezinden geçen Tağar Vadisi; zengin bitki örtüsü, yaban hayatı ve doğal peyzajı ile ön plana çıkıyor. Türkiye’de ilçe merkezleri içinde yaban keçilerinin en yoğun habitat bulduğu yer olarak bilinen bölgede, Tağar Çayı ekosistemin can damarı olarak görülüyor. Vadide ayrıca birinci derece arkeolojik sit alanı olan İn Mağaraları ile 1807 yılında yaptırılan ve tescilli kültür varlığı olan 45 metre uzunluğundaki Yusuf Ziya Paşa Köprüsü de bulunuyor. 2024 yılında ÇED süreci devam ederken, tarihi köprünün yanı başında HES ve regülatör inşaatına başlandı. Yöre halkı adına Tunceli Barosu avukatı Barış Yıldırım tarafından Erzincan İdare Mahkemesi'nde dava açıldı. RAPOR: YAPI EKOLOJİYE ZARAR VERDİ 8'i profesör, 1'i doçent olmak üzere 9 kişilik bilirkişi heyetinin bölgede yaptığı inceleme sonrası hazırlanan raporda; balık geçidinin işlevsel olmadığı, yaban keçilerinin suya erişiminin engellendiği ve yapının ekolojiye zarar verdiği tespit edildi. Mahkeme kararında; ÇED raporunun bilimsel ve teknik açıdan yetersiz olduğu, can suyu hesaplamalarının hatalı yapıldığı ve çevresel etkilerin yeterince ortaya konulmadığı belirtildi. Ayrıca yanlış ölçüm istasyonlarından alınan veriler ile yapılan hesaplamaların ekosistemi risk altına sokacağı, yaban keçilerinin su kaynaklarına erişemeyeceği ve tarihi Yusuf Ziya Paşa Köprüsü'nün ayaklarının korunmasına yönelik yeterli önlem bulunmadığı vurgulandı. Mahkeme, bilirkişi raporunu esas alarak ve kamu yararı bulunmadığını belirterek, yüzde 90'ı tamamlanan projenin iptaline karar verdi. 'ALANIN ESKİ HALİNE GETİRİLMESİ GEREKİYOR' Avukat Barış Yıldırım, bölgenin BERN Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan yaban keçisi ve su samuru gibi birçok türe ev sahipliği yaptığını belirterek, "Türkiye'de ilçe merkezleri içinde yaban keçisinin en yoğun habitat bulduğu yer, Çemişgezek’tir. Ayrıca burada İn Mağaraları ve tarihi Yusuf Ziya Paşa Köprüsü bulunuyor. Ekolojik ve kültürel açıdan dünya ölçeğinde öneme sahip bu bölgede, ÇED olumlu kararı alınmadan regülatör yapısı, iletim tüneli, yükleme havuzu, cebri boru ve santral binası inşa edildi. Bilirkişi raporunda projenin çevre, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin mevzuata aykırı hazırlandığı ortaya konuldu. 840 metrelik su kanalı yaban hayatı için bariyer oluşturdu, balık geçidi işlevsiz kaldı ve köprü ayaklarının korunmasına yönelik önlem alınmadı. İptal kararının Anayasa ve ilgili mevzuat gereği derhal uygulanarak yapıların kaldırılması ve alanın eski haline getirilmesi gerekiyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.