Hava Durumu

#Munzur Üniversitesi

Tunceli Postası - Munzur Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Munzur Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülistan Doku Dosyasında: “Örtbas Eden Kamu Görevlisi Var” Haber

Gülistan Doku Dosyasında: “Örtbas Eden Kamu Görevlisi Var”

5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun (21) ailesinin avukatı Ali Çimen, “Gelinen bu aşamada bize faillerden biri, yani o sırada Gülistan Doku dosyasının örtbas edilmesine yönelik rol aldığına ilişkin beyanı olan biri ulaştı. Yine üst üste o kamu görevlisinin adını verdi. Burada bir örtbas meydana geldi. Örtbasta da kendisinin görev aldığını bize açıkça belirtti. Bunları savcılığa ileteceğiz” dedi. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailesi, 6 Ocak’ta İl Emniyet Müdürlüğü’ne kayıp başvurusunda bulundu. Yol güzergâhındaki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarında yapılan incelemelerde, bir minibüse bindiği görülen Doku’nun nerede indiği tespit edilemedi. Araştırmalar sonunda Doku’nun cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü’ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi. Dönemin Valisi Tuncay Sonel koordinesinde ve talimatıyla Uzunçayır Baraj Gölü’nde AFAD Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ankara, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Manisa ve Kahramanmaraş büyükşehir belediyelerinden ekipler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllülerden oluşan 542 kişilik personel; 88 araç, 38 bot, 10 ROV cihazı, 6 dron, 4 sonar ve 3 arama köpeğiyle yapılan aramalara rağmen Gülistan Doku’ya ait ize rastlanmayınca çalışmalar sonlandırıldı. ERKEK ARKADAŞI GÖZALTINA ALINDI Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, kaybolmadan önce son görüştüğü kişi olduğu belirtilen erkek arkadaşı, Rusya doğumlu Zeinal A., olaydan yaklaşık 2 yıl sonra Antalya’nın Alanya ilçesinde gözaltına alındı. Zeinal A., 4 saat süren ifadenin ardından adli kontrolle serbest bırakıldı ve hakkında yurt dışı yasağı konuldu. Zeinal A.’nın babası E.Y. hakkında da Gülistan Doku ile ilgili gizli kalması gereken kişisel bilgileri sosyal medyada ifşa ettiği gerekçesiyle dava açıldı. Mahkeme, E.Y.’yi kişisel verileri ele geçirip yaydığı gerekçesiyle 2,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. DOSYA YENİDEN AÇILDI Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan, Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Cansu’nun talimatıyla özel ekip kuruldu. Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ile PTS kayıtları toplandı. ‘GÜLİSTAN’IN İNTİHAR ETTİĞİ İDDİA EDİLMİŞTİ’ Gülistan Doku’nun aile avukatı Ali Çimen, “24 Ocak 2020 tarihinde bir tutanak tutulmuştu. Bu tutanağa göre suya düşen bir nesne izlenimi yaratılmıştı. Gülistan’ın suya atladığı, dolayısıyla intihar ettiği iddia edilmişti. Bu tutanak sonrasında 220 gün boyunca Munzur Gölü’nde araştırmalar yapılmıştı. Suya düşen nesnenin Gülistan olduğu, dolayısıyla Gülistan’ın intihar ettiği değerlendiriliyordu. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında biz buna itiraz etmiştik. Dosya Ulusal Kriminal Büro tarafından incelenmişti. O sırada suya düşen bir nesnenin olmadığı yönünde bir rapor gelmişti. Bu rapor sonrasında dosyanın insan öldürme şeklinde ele alınmasını talep etmiştik. Ancak dosyamız uzun bir süre işlemsiz kalmıştı. Buna ilişkin olarak dosyada yer yer üst düzey bir kamu görevlisinin adı geçmekteydi. Soruşturmanın örtbasına yönelik olarak çaba sarf ettiği değerlendiriliyordu. Hatta faillerin beyanlarında bile, kendilerini yurt dışına çıkmaları konusunda telkin ettiğinin söylendiği yer almaktaydı” diye konuştu. ‘O KAMU GÖREVLİSİNİN ADINI VERDİ’ Kendilerine Gülistan Doku dosyasının örtbas edilmesine yönelik rol aldığına ilişkin beyanı olan birinin ulaştığını söyleyen Çimen, “Yine üst üste o kamu görevlisinin adını verdi. Burada bir örtbas meydana geldi. Örtbasta da kendisinin görev aldığını bize açıkça belirtti. Bunları savcılığa ileteceğiz. Dosyada gizlilik olduğu için bilgi ve belgeleri paylaşamayacağız. Ancak bu dosya kamuoyunun yakından takip ettiği bir dosyadır. Dolayısıyla bu konuda toplumu bilgilendirme görevi Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’ndadır. Başsavcılığın bir an önce faillere yönelik gerekli işlemleri yapmasını ve toplumu bilgilendirmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Kayıp Gülistan’ın ablası: Artık bir avuç toprağını, mezar taşını diliyoruz Haber

Kayıp Gülistan’ın ablası: Artık bir avuç toprağını, mezar taşını diliyoruz

Tunceli’de 5 Ocak 2020'de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun (21) ablası Aygül Doku, “Gülistan’ın kaybedilişinin bugün tam 6’ncı yılı. Yeni yılın da üzerinden 5 gün geçti. 6 yıldır yeni yılda herkes huzur, sağlık, mutluluk diliyor. Çok üzülerek söylüyorum, biz artık Gülistan'ın bir avuç toprağını diliyoruz. Biz sadece Gülistan'ın, sabahları uyandıramaya kıyamadığımız kızımızın mezar taşını diliyoruz” dedi. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailesi, 6 Ocak'ta İl Emniyet Müdürlüğü'ne kayıp başvurusunda bulundu. Yol güzergahındaki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarında yapılan incelemelerde; bir minibüse bindiği görülen Doku'nun nerede indiği tespit edilemedi. Araştırmalar sonunda Doku'nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü'ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü'nde sinyal verdiği belirlendi. Dönemin Valisi Tuncay Sonel koordinesinde ve talimatıyla Uzunçayır Baraj Gölü'nde AFAD Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ankara, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Manisa ve Kahramanmaraş büyükşehir belediyelerinden ekipler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllülerden oluşan 542 kişilik personel, 88 araç, 38 bot, 10 ROV cihazı, 6 dron, 4 sonar ve 3 arama köpeğiyle yapılan aramalara rağmen Gülistan Doku'ya ait ize rastlanmayınca çalışmalar sonlandırıldı. ERKEK ARKADAŞI GÖZALTINA ALINDI Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, kaybolmadan önce son görüştüğü kişi olduğu belirtilen erkek arkadaşı Rusya doğumlu Zeinal A., olaydan yaklaşık 2 yıl sonra Antalya'nın Alanya ilçesinde gözaltına alındı. Zeinal A., 4 saat süren ifadenin ardından adli kontrolle serbest bırakıldı ve hakkında yurt dışı yasağı konuldu. Zeinal A.'nın babası E.Y. hakkında da Gülistan Doku ile ilgili gizli kalması gereken kişisel bilgileri sosyal medyadan ifşa ettiği gerekçesiyle dava açıldı. Mahkeme, E.Y.'yi kişisel verileri ele geçirip, yaydığı gerekçesiyle 2,5 yıl hapse çarptırdı. MİNİBÜSTEN NEREDE İNDİĞİ BELLİ DEĞİL Yol güzergahındaki KGYS kameralarında yapılan incelemelerde, Gülistan Doku’nun 5 Ocak'ta öğle saatlerinde valiliğin yanındaki bir kafenin bahçesinde eski erkek arkadaşı Zeinal A. ile görüştüğü, daha sonra da yolun karşısına geçip şehir içi minibüse bindiği görüldü. Dosyaya giren görüntülerde, Gülistan Doku'nun kafenin önüne nereden geldiği yer almadı. Ayrıca minibüse bindikten sonra nerede indiği de tespit edilemedi. Ayrıca, Doku’nun telefon sinyalinin en son tespit edildiği Sarı Saltuk Viyadüğü’nü yakından gören Munzur Üniversitesi’ne ait kameranın da bozuk olduğu belirtildiği için incelenemedi. Yine viyadüğü gören uzak bir kameranın 3,5 saatlik net olmayan görüntüsü de Ulusal Kriminal Büro'ya gönderildi ancak görüntüler netleştirilemedi. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gece eski erkek arkadaşı Zeinal A.’nın evine girerken KGYS kameralarınca görüntülendiği, ancak ertesi gün ise kameraların açısının değişmesi nedeniyle evin kapısının görülmediği tutanaklara yansıdı. DOSYA YENİDEN AÇILDI Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye'nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Cansu’nun talimatıyla özel ekip kuruldu. Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri PTS kayıtları toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan'ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal A. ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından incelemeye alındı. Dosyadaki gizlilik kararının ise devam ettiği öğrenildi. ‘BU ACIYA NE DAĞ NE TAŞ DAYANIR’ Savcılığın Doku’nun akıbeti için bazı bilirkişi raporlarını beklediği öğrenilirken, Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelen annesi Bedriye, babası Halit ve ablası Aygül Doku, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Abla Aygül Doku, kardeşi Gülistan’ın kayboluşunun 6’ncı yılına girdiklerini belirterek “Gülistan’ın kaybedilişinin bugün tam 6’ncı yılı. Yeni yılın da üzerinden 5 gün geçti. 6 yıldır yeni yılda herkes huzur, sağlık, mutluluk diliyor. Biz, çok üzülerek söylüyorum, biz Gülistan'ın bir avuç toprağını diliyoruz. Biz sadece Gülistan'ın, sabahları uyandıramaya kıyamadığımız kızımızın mezar taşını diliyoruz. 2026'nın bizim için, Gülistan için, ülkemiz için adalet yılı olmasını diliyoruz. 6 yıldır biz kar, kış, mevsimleri şaşırdık. Gülistan'dan bir umut diye bir adalet yolculuğuna çıktık. Çok zorlu bir yolculuk bu. Bu acıya ne dağ dayanıyor ne taş dayanıyor ne demir dayanıyor. Artık kızımız bulunsun da katilleri de geçtik. Kızımızın bir avuç toprağına hasret bırakıldık. 6 yıldır sanal medyada ve bu sokaklarda adalet aramak zorunda bırakıldık” dedi. Dosyanın çözülmesini isteyen Doku, “Gülistan, valilik önünde yani Tunceli'nin en güvenli denilen noktasında kaybedildi. Bugün dosyada gelinen aşamada başsavcımız Ebru Cansu çok yoğun bir çalışma yapmaktadır, çok yoğun bir emek vermektedir. Kendisine aile olarak sonsuz teşekkür ederiz” diyerek yetkililerden yardım istedi.

Tunceli'de ciddi deprem riski devam ediyor Haber

Tunceli'de ciddi deprem riski devam ediyor

Geçtiğimiz günlerde Tunceli’nin Pülümür ilçesinde meydana gelen 4,2’lik depremle ilgili Doç. Dr. Alper Polat, depremin Yedisu fayına oldukça yakın bir bölgede yaşandığına ve büyük risk oluştuğuna dikkat çekerek, "Bu fay kırıldığı takdirde yaklaşık 6 ilimizin ciddi şekilde etkileneceğini düşünüyoruz" dedi. Tunceli’nin Pülümür ilçesinde 9 Aralık’ta meydana gelen 4,2 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki aktif fay hatlarının durumu ve muhtemel senaryoları yeniden gündeme taşıdı. Depremin ardından özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın doğu ucunda yer alan Yedisu segmentine dikkat çekilirken, uzmanlar bölgede uzun süredir büyük bir kırılma yaşanmamış olmasının oldukça büyük risk teşkil ettiğini belirtiyor. Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Mekanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Polat, son depremin konum itibarıyla Yedisu fayıyla ilişkili bölgede meydana geldiğini belirterek, bu fayın tarihsel deprem periyodunu doldurduğunu ifade etti. Polat, Yedisu fayındaki enerji birikimi nedeniyle Tunceli, Elazığ, Bingöl, Muş, Erzincan, ve Erzurum’un ciddi olarak etkileneceği, güçlü bir depremin mümkün olduğunu, ayrıca Tunceli’nin yalnızca Yedisu değil Ovacık ve Nazımiye faylarının durumu nedeniyle de çoklu kırılma ihtimalinin olduğunu ve bu sebeple oldukça kritik bir konumda bulunduğunu vurguladı. "Yedisu fayının her iki ucunda ciddi bir enerji birikmesi meydana gelmiş durumda" Doç. Dr. Alper Polat, "Deprem, Kuzey Anadolu fay hattının doğu ucunda yani Yedisu fay hattının olduğu bölgede meydana geldi. Yedisu fayı bizi endişelendiren faylardan bir tanesidir. 6 Şubat depremlerinde Doğu Anadolu fayının çok büyük bir kısmı kırılmıştı. Öncesinde de Elazığ ve Bingöl depremiyle bu bölgedeki fayın belli bölümleri kırılmıştı ancak Yedisu fayı bölgesi yani yaklaşık 75 kilometre uzunluğundaki bölgede bir kırılma meydana gelmedi. Öte yandan Kuzey Anadolu fayında da Erzincan bölgesinde kırılma meydana gelmişti, tam birleşim noktasında. Yedisu fayının her iki ucunda ciddi bir enerji birikmesi meydana gelmiş durumda. Bu fay üzerinde en son büyük deprem 1784 yılında meydana gelmiş. Fayın deprem periyodunun da ortalama 200-250 yıl arasında olduğu biliniyor. Dolayısıyla 1784’ten günümüze 240 yıl geçmiş ve fayın ömrü bilimsel olarak tamamlanmış durumda. Her iki uçtan da ciddi enerji birikimleri de meydana geldiği için bu fayın büyük bir deprem oluşturma riski çok yüksek" diye konuştu. "Aynı anda 3 fayın kırılması durumunda en az 7,5 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor" Yedisu fayının kırılmasıyla Ovacık ve Nazımiye faylarının da harekete geçme ihtimalinin yüksek olduğunu ve bölgede ciddi bir yıkıma sebep olabileceğini belirten Doç. Dr. Polat, "Burada yapılması gereken şey, o bölgede yaşayan insanların ve ilgili kamu kurumlarının ellerini daha çabuk tutup gerekli önlemleri alması. Bu fay kırıldığı takdirde yaklaşık 6 ilimizin ciddi şekilde etkileneceğini düşünüyoruz. Bunlar; Bingöl, Tunceli, Erzincan, Erzurum’un bir bölümü, Muş ve Elazığ. Tunceli için farklı senaryolar söz konusu çünkü sadece Yedisu fay hattının kırılmasıyla ilimiz elbette etkilenecektir ancak, Yedisu fayı gibi Ovacık ve Nazımiye fayları da periyodik ömrünü doldurmuş durumda. Bizim endişemiz, Yedisu fayıyla beraber diğer fayların da birlikte kırılması. Bu durum yaşanırsa ilimizde beklenenden daha yüksek büyüklükte bir deprem olma ihtimali oldukça yüksek. Aynı anda 3 fayın kırılması durumunda en az 7,5 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor. Bu konuda çalışan hocalarımızın da ortak görüşü bu şekilde" şeklinde konuştu.

Tunceli’nin 3 ilçesinde 200’ün üstünde yapı ’yüksek riskli ve çok tehlikeli’ olarak belirlendi Haber

Tunceli’nin 3 ilçesinde 200’ün üstünde yapı ’yüksek riskli ve çok tehlikeli’ olarak belirlendi

Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Mekanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Polat, Doç. Dr. Berivan Yılmazer Polat ve yüksek lisans öğrencileri yaptıkları hızlı tespit çalışmasıyla Ovacık, Nazımiye ve Pülümür ilçelerinde 200’ün üstünde yapının depreme dayanıklılık açısından yüksek riskli ve çok tehlikeli olduğunu belirledi. Tunceli’nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle kent genelinde yapı güvenliğine yönelik çalışmalar hızlandırılırken, Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından üç ilçede gerçekleştirilen bilimsel tarama sonucu çarpıcı veriler ortaya çıktı. Ovacık’ta 184, Nazımiye’de 186 ve Pülümür’de 172 yapının hızlı tespit yöntemiyle analiz edildiği çalışmada, yapı stokunun önemli bir bölümünün deprem açısından yüksek risk taşıdığı belirlendi. Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Mekanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Polat, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamaya göre söz konusu 3 ilçede 200’ün üzerinde yapının yüksek risk teşkil ettiği ve muhtemel deprem durumunda öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlendi. Tunceli’nin deprem kuşağında yer aldığını muhtemel bir depremde ciddi risk oluşabileceğini belirten Doç. Dr. Alper Polat, "Tunceli, diri fay hatlarının olduğu bir coğrafya üzerinde kurulu. Kuzey Anadolu Fay Zonu, Yedisu Segmenti, Ovacık Fayı ve Nazımiye Fayı, Tunceli’yi deprem riski açısından oldukça önemli bir noktaya getiriyor. Bir de bu fayların uzun yıllardır kırılmamış olması riski daha da artırıyor. Özellikle Yedisu Segmenti, jeoloji mühendisi hocalarımızın, uzmanların açıkladığına göre artık ömrünü doldurmuş durumda. 200-250 yıllık periyotlardan bahsediyorlar ve bu periyod artık tamamlanmış durumda. Yedisu segmentinin, Pülümür’ün bir kısmından da geçtiğini düşünürsek ilimizi tetikleyecek, hasara yol açabilecek bir risk durumu ile karşı karşıyayız. Benzer şekilde Ovacık fay hattı da uzmanların belirttiğine göre diri durumda ve bu da periyodunu doldurmuş durumda. Nazımiye fay hattı da aynı şekilde periyodunu doldurmuş durumda. Bu üçünün aynı anda kırıldığı senaryo, en kötü senaryo. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda oldukça büyük bir enerji açığa çıkabilir ve bu da yapılar açısından yıkıcı boyutlara ulaşabilir. Dolayısıyla bizim burada yapmamız gereken şey, hızlı bir şekilde önlemlerimizi almak. Deprem ülkemizin bir gerçeği ve bu gerçekle yaşamamız gerekiyor" dedi. Yapılan hızlı tespit çalışmasından bahseden Doç. Dr. Polat, "Bu noktada yüksek lisans öğrencilerimizle ve Doç. Dr. Berivan Yılmazer Polat’la yapmış olduğumuz çalışmalar var. Ovacık, Nazımiye ve Pülümür’de bir akademik çalışma yaptık. Hızlı tespit yöntemleriyle yapıların risk analizini yaptık. Mevcut yapı stokunun deprem güvenliğini kısa süreli, düşük maliyetle ve gözleme dayalı olarak değerlendirmeyi amaçlayan bir bilimsel yöntem. Dünyanın pek çok ülkesinde uygulanıyor. Yapmış olduğumuz çalışmada Ovacık’ta 184 tane yığma, karma ve betonarme yapı inceledik. Bunların içerisinde 14 tanesinin çok tehlikeli 17 tanesinin yüksek öncelikli 124 tanesinin orta öncelikli 52 tanesinin düşük öncelikli ve 2 tanesinin de yeterli güvenliğe sahip yapılar olduğunu tespit ettik. Pülümür’de 172 yapı inceledik. Yaklaşık yüzde 56’sının yüksek öncelikli ve çok tehlikeli olduğunu gördük. Nazımiye’de 186 yapı inceledik. Yüzde 51 yani 95 tanesini yüksek riskli ve çok tehlikeli yapı olarak önceliklendirdik ve bunları ilgili kurumlarla paylaştık" şeklinde konuştu.

Binali Yıldırım’dan Munzur Üniversitesi’nde Beka, Gençlik ve Geleceğin Meslekleri Mesajı Haber

Binali Yıldırım’dan Munzur Üniversitesi’nde Beka, Gençlik ve Geleceğin Meslekleri Mesajı

Son Başbakan Binali Yıldırım, Munzur Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide Türkiye’nin demografik yapısından gençlerin siyasetteki rolüne, Türk devletleri arasındaki iş birliğinden geleceğin mesleklerine kadar birçok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu. Yıldırım, nüfus artış hızındaki düşüşün Türkiye için bir beka meselesi haline geldiğini vurgulayarak, “İnsan kaynağımız azalıyor. Genç nüfusu güçlü tutmak zorundayız. Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir meseledir.” dedi. Konuşmasında Türk dünyasıyla ilişkilerin güçlenmesine de dikkat çeken Yıldırım, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak dil ve ortak alfabe çalışmalarının önemine değindi. Bu alandaki ilerlemenin kültürel bütünlük ve küresel etki açısından kritik olduğunu ifade etti. Söyleşi sırasında çözüm sürecine dair bir soruya cevap veren Yıldırım, Türkiye’nin birliğini ve bütünlüğünü önceleyen her adımın önemine işaret etti. Bir öğrencinin sorusu üzerine gençlere çağrıda bulunan Yıldırım, gençlerin siyasette daha fazla yer almak için mücadele etmeleri gerektiğini belirterek, “Siyaset, siz mücadele ettikçe kapılarını açar. Kenarda durarak hiçbir değişimin parçası olamazsınız.” dedi. Konuşmasının son bölümünde geleceğin mesleklerine ilişkin değerlendirmeler yapan Yıldırım, gençlerin tüketici değil, üretici sektörlere yönelmesi gerektiğini söyleyerek, “Yükte hafif, pahada ağır işler her zaman kıymetlidir. Teknoloji, yazılım, yapay zekâ, veri bilimi gibi alanlar geleceği şekillendirecek.” ifadelerini kullandı. Söyleşi, öğrencilerin yoğun ilgisi ve interaktif soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Binali Yıldırım Tunceli’de: Bir Dizi Program ve Temel Atma Töreni Haber

Binali Yıldırım Tunceli’de: Bir Dizi Program ve Temel Atma Töreni

Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı ve 28. Dönem TBMM Başkanı Binali Yıldırım, 25 Kasım 2025 tarihinde Tunceli’de bir dizi programa katılmak üzere kente geliyor. Gün boyunca hem eğitim yatırımlarına ilişkin törenlere hem de siyasi ve sivil etkinliklere iştirak edecek. “Sonay Beyaz Kızılay Anaokulu” Temel Atma Töreni Türk Kızılayı İstanbul Şubesi ile Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen “81 İl 81 Anaokulu Projesi” kapsamında Tunceli’de inşa edilecek Sonay Beyaz Kızılay Anaokulunun temel atma töreni, Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. ???? Yer: Atatürk Ortaokulu Bahçesi, Atatürk Mah. Hayat Boyu Öğrenme Sok., Tunceli ???? Saat: 14.00 ???? Tarih: 25 Kasım 2025 Projeyle birlikte şehirde okul öncesi eğitimin güçlendirilmesi, kapasitenin artırılması ve çocukların daha iyi fiziki koşullarda eğitim alması amaçlanıyor. AK Parti Tunceli İl Danışma Meclisi Toplantısı Binali Yıldırım aynı gün AK Parti Tunceli İl Başkanlığı tarafından düzenlenecek Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısına da katılacak. Toplantı, parti teşkilatına yönelik değerlendirmeler, bölgesel kalkınma politikaları ve yerel çalışmalar üzerine istişareleri içerecek. ???? Yer: Tunceli Öğretmenevi ???? Saat: 15.00 ???? Tarih: 25 Kasım 2025 AK Parti İl Başkanı Hakan Özer, yaptığı açıklamada “Tüm halkımız davetlidir” ifadelerine yer verdi. Munzur Üniversitesi’nde Gençlerle Söyleşi: Binali Yıldırım Üniversiteye Konuk Oluyor Munzur Üniversitesi’nde gençlerle bir söyleşi etkinliği gerçekleştirilecek. Etkinliğe, Türkiye Cumhuriyeti’nin eski başbakanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. başkanı olan Binali Yıldırım konuk olacak. ???? Tarih: 25 Kasım 2025 (Salı) ???? Saat: 16:00 ???? Yer: Üniversitenin Kongre ve Kültür Merkezi Tunceli’de Yoğun Program Yıldırım’ın Tunceli ziyareti kapsamında: Eğitim yatırımlarına ilişkin açılış ve temel atma programları, Gençlerle bir araya gelişler, Yerel yöneticiler ve STK temsilcileriyle görüşmeler, İl Danışma toplantıları gibi temaslarda bulunması bekleniyor.

KİÜ Rektörü Prof. Dr. Bakan Üniversitemizde “Yenilikçi Girişimcilik ve Stratejik Yönetim” Konulu Konferans Verdi Haber

KİÜ Rektörü Prof. Dr. Bakan Üniversitemizde “Yenilikçi Girişimcilik ve Stratejik Yönetim” Konulu Konferans Verdi

Munzur Üniversitesi, Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Yenilikçi Girişimcilik ve Stratejik Yönetim” konulu bir konferansa ev sahipliği yaptı. Etkinlikte, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Bakan, günümüzün ekonomik ve toplumsal kalkınmasında yenilikçi düşünme, girişimcilik ekosistemi ve stratejik yönetim anlayışının önemini paylaştı. Konferansa akademik ve idari personel ile öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Prof. Dr. Bakan, modern yönetim anlayışının değişen dinamiklerine değinerek üniversitelerin bu süreçte öncü rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı: “Artık sadece bilgi üretmek değil, bilgiyi ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürebilmek de önem kazandı. Girişimcilik kültürünü gençlerimizin zihnine yerleştirmek, yenilikçi düşünen, risk alabilen ve değer üretebilen bir nesil yetiştirmek, ülkemizin geleceği açısından kritik bir adımdır.” Ayrıca stratejik yönetimin sürdürülebilir kurumsal başarı için vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Bakan, şunları ekledi: “Stratejik yönetim, yalnızca bir planlama aracı değil, vizyon oluşturma ve bu vizyona ulaşmak için sürekli gelişimi hedefleme sürecidir. Üniversitelerimiz, bu anlayışla hareket ettiklerinde hem öğrencilerimizin hem de şehirlerimizin geleceğine yön verebilir.” Prof. Dr. Peker, iki üniversite arasındaki akademik iş birliğini daha da geliştirme arzusunu da dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.