Hava Durumu

#Nazımiye

Tunceli Postası - Nazımiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nazımiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tunceli’den Ankara’ya yazılan mektuplar, 75 yıl sonra yeniden Tunceli’de Haber

Tunceli’den Ankara’ya yazılan mektuplar, 75 yıl sonra yeniden Tunceli’de

Mektupları Tunceli’ye taşıyan Tunceli Belediyesi Vecihi Timuroğlu Kütüphanesinin kurucusu ve merkezi Tunceli’de bulunan Sanat, Edebiyat, Tarih ve Kültür Araştırmaları Vakfı (SETKAV) Başkanı Mesut Özcan, Tunceli’nin bütün ilçelerinden ve birçok köyünden yazılan mektupların yeniden Tunceli’ye taşınmasının çok önemli olduğunu söyledi. Mesut Özcan, “Sanıyorum başka hiçbir kente ait, 75-80 yıl önce yazılan bu kadar çok mektup aradan yine 75-80 yıl geçtikten sonra yine yazıldığı adrese geri dönmemiştir. Bu mektupların bunca yıl sonra yeniden buraya; yazıldığı yere dönmesi çok önemli. Ayrıca, bir kentin arşivinde bence bu kadar çok mektup yoktur bence. Evet, bir kısmı içerik olarak önemli olmayabilir fakat Tunceli her hangi bir kent değildir ve buradan bunca yıl önce yazılmış her şey bence çok kıymetlidir. Bu bakımdan bu mektupları yeniden Tunceli’ye taşımak, Tunceli tarihi için çok önemli bir olay” dedi. MEKTUPLARDA KULLANILAN DİL DİKKAT ÇEKİYOR Özcan, mektuplarının sayısını tam olarak bilemediğini ancak on bine yakın olduğunu sandığını söylüyor ve taşınan mektuplarda dönemin eğitim, sosyal ve kültürel olaylarına, ekonomik sorunlarına dair halkın Ankara’ya, Meclis’teki milletvekiline yazdıklarının yer aldığını aktarıyor. Özcan’a göre mektuplardaki en dikkat çeken şey; Tunceli 1937-1938 olaylarının üzerinden yaklaşık 10 yıl, zorunlu iskana tabi tutulanların 1947’de çıkan afla geri dönüşünün üzerinden de 3 yıl geçtikten sonra yazılmaya başlanan mektuplarda kullanılan dil. Tümüyle el yazısı ile yazılan mektupların tümünün Latin harfleriyle yazılması ve son derece akıcı bir Türkçe ile yazılması dikkatlerden kaçmıyor. Elazığ’dan yazılan mektupların arasında Osmanlıca yazılan çok sayıda mektup yer almasına rağmen, Tunceli’den yazılan mektupların tümüyle Latin harfleriyle yazılmış olması dikkate değer görülüyor. Mesut Özcan, taşınan mektuplar arasında, o yıllarda Tunceli’de yaşamayan fakat başka illerde yaşayan kişilerin mektuplarının da olduğunu; yine Elazığ’dan yazılan çok sayıda mektup bulunduğunu aktarıyor. FETHİ ÜLKÜ Aslen Tunceli’nin Nazımiye ilçesine bağlı Kıl köyünden olan Fethi Ülkü, 1950’de Tunceli’den bağımsız aday olmuş fakat kazanamamıştı. 1954 seçimlerinde CHP’den yeniden aday olan Fethi Ülkü milletvekili olarak seçilmiş ve üç dönem Tunceli milletvekili olarak Meclis’te görev yapmıştı. Fethi Ülkü, 10 Ekim 2021 günü Ankara’da yaşama veda etti.

Kırsalda Devlet Eli: Nazimiye’de Mobil Sosyal Hizmet Atağı Haber

Kırsalda Devlet Eli: Nazimiye’de Mobil Sosyal Hizmet Atağı

Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yürütülen kırsal saha çalışmalarının bir parçası olarak, Kırsal Mobil Hizmet uygulaması kapsamında İl Müdürlüğümüze bağlı Tunceli Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından Nazimiye ilçemizde kapsamlı bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Söz konusu çalışmada, Nazimiye ilçesinde ikamet eden vatandaşlara, Bakanlığımız tarafından sunulan sosyal hizmet modelleri ile destek mekanizmaları hakkında detaylı bilgiler verildi. Mobil hizmet ekibi, kırsal bölge sakinleriyle yüz yüze görüşmeler yaparak; sunulan hizmetlerin kapsamı, başvuru süreçleri ve faydalanma koşulları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Bu kapsamda ilçe halkının ihtiyaç ve beklentileri dikkatle dinlenmiş, vatandaşların sosyal hizmetlere erişimini artırmaya yönelik yönlendirmeler sağlanmıştır. Yerinde bilgilendirme faaliyetleri, kırsal alanda yaşayan vatandaşların devletin sosyal destek ve hizmet imkânları konusunda farkındalığını artırmayı ve onların mevcut ihtiyaçlarına dönük çözümlere ulaşmasını kolaylaştırmayı hedeflemektedir. Bu tür saha çalışmaları, İl Müdürlüğümüzün “hizmetleri vatandaş odaklı ve erişilebilir kılma” ilkesi çerçevesinde planlanmakta ve yürütülmektedir. Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkilileri, Kırsal Mobil Hizmet uygulamasının önemine vurgu yaparak, benzer bilgilendirme çalışmalarının önümüzdeki dönemde de aralıksız devam edeceğini ifade etmiştir.

Tunceli’nin 3 ilçesinde 200’ün üstünde yapı ’yüksek riskli ve çok tehlikeli’ olarak belirlendi Haber

Tunceli’nin 3 ilçesinde 200’ün üstünde yapı ’yüksek riskli ve çok tehlikeli’ olarak belirlendi

Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Mekanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Polat, Doç. Dr. Berivan Yılmazer Polat ve yüksek lisans öğrencileri yaptıkları hızlı tespit çalışmasıyla Ovacık, Nazımiye ve Pülümür ilçelerinde 200’ün üstünde yapının depreme dayanıklılık açısından yüksek riskli ve çok tehlikeli olduğunu belirledi. Tunceli’nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle kent genelinde yapı güvenliğine yönelik çalışmalar hızlandırılırken, Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından üç ilçede gerçekleştirilen bilimsel tarama sonucu çarpıcı veriler ortaya çıktı. Ovacık’ta 184, Nazımiye’de 186 ve Pülümür’de 172 yapının hızlı tespit yöntemiyle analiz edildiği çalışmada, yapı stokunun önemli bir bölümünün deprem açısından yüksek risk taşıdığı belirlendi. Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Mekanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Polat, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamaya göre söz konusu 3 ilçede 200’ün üzerinde yapının yüksek risk teşkil ettiği ve muhtemel deprem durumunda öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlendi. Tunceli’nin deprem kuşağında yer aldığını muhtemel bir depremde ciddi risk oluşabileceğini belirten Doç. Dr. Alper Polat, "Tunceli, diri fay hatlarının olduğu bir coğrafya üzerinde kurulu. Kuzey Anadolu Fay Zonu, Yedisu Segmenti, Ovacık Fayı ve Nazımiye Fayı, Tunceli’yi deprem riski açısından oldukça önemli bir noktaya getiriyor. Bir de bu fayların uzun yıllardır kırılmamış olması riski daha da artırıyor. Özellikle Yedisu Segmenti, jeoloji mühendisi hocalarımızın, uzmanların açıkladığına göre artık ömrünü doldurmuş durumda. 200-250 yıllık periyotlardan bahsediyorlar ve bu periyod artık tamamlanmış durumda. Yedisu segmentinin, Pülümür’ün bir kısmından da geçtiğini düşünürsek ilimizi tetikleyecek, hasara yol açabilecek bir risk durumu ile karşı karşıyayız. Benzer şekilde Ovacık fay hattı da uzmanların belirttiğine göre diri durumda ve bu da periyodunu doldurmuş durumda. Nazımiye fay hattı da aynı şekilde periyodunu doldurmuş durumda. Bu üçünün aynı anda kırıldığı senaryo, en kötü senaryo. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda oldukça büyük bir enerji açığa çıkabilir ve bu da yapılar açısından yıkıcı boyutlara ulaşabilir. Dolayısıyla bizim burada yapmamız gereken şey, hızlı bir şekilde önlemlerimizi almak. Deprem ülkemizin bir gerçeği ve bu gerçekle yaşamamız gerekiyor" dedi. Yapılan hızlı tespit çalışmasından bahseden Doç. Dr. Polat, "Bu noktada yüksek lisans öğrencilerimizle ve Doç. Dr. Berivan Yılmazer Polat’la yapmış olduğumuz çalışmalar var. Ovacık, Nazımiye ve Pülümür’de bir akademik çalışma yaptık. Hızlı tespit yöntemleriyle yapıların risk analizini yaptık. Mevcut yapı stokunun deprem güvenliğini kısa süreli, düşük maliyetle ve gözleme dayalı olarak değerlendirmeyi amaçlayan bir bilimsel yöntem. Dünyanın pek çok ülkesinde uygulanıyor. Yapmış olduğumuz çalışmada Ovacık’ta 184 tane yığma, karma ve betonarme yapı inceledik. Bunların içerisinde 14 tanesinin çok tehlikeli 17 tanesinin yüksek öncelikli 124 tanesinin orta öncelikli 52 tanesinin düşük öncelikli ve 2 tanesinin de yeterli güvenliğe sahip yapılar olduğunu tespit ettik. Pülümür’de 172 yapı inceledik. Yaklaşık yüzde 56’sının yüksek öncelikli ve çok tehlikeli olduğunu gördük. Nazımiye’de 186 yapı inceledik. Yüzde 51 yani 95 tanesini yüksek riskli ve çok tehlikeli yapı olarak önceliklendirdik ve bunları ilgili kurumlarla paylaştık" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.