Hava Durumu

#Ovacık

Tunceli Postası - Ovacık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ovacık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Munzur Gözeleri 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescillendi Haber

Munzur Gözeleri 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescillendi

Tunceli’nin Ovacık ilçesinde yer alan Munzur Gözeleri yeniden 1. Derece Doğal Sit Alanı (Kesin Korunacak Hassas Alan) olarak tescillendi. Ovacık ilçesinde bulunan Munzur Gözeleri, 2003 yılında Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiş ve bu statüsünü yaklaşık 20 yıl korumuştu. Ancak 28 Temmuz 2023’te bakanlığın yaptığı düzenleme ile alanın bir kısmı "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" statüsüne geçirildi. Söz konusu değişikliğe karşı TMMOB tarafından açılan dava sürecinde hazırlanan bilirkişi raporlarında, Munzur Gözeleri’nin peyzaj, jeomorfolojik, hidrojeolojik ve biyolojik çeşitlilik açısından "Kesin Korunacak Hassas Alan" niteliği taşıdığı vurgulandı. Raporda, alanın insan faaliyetlerine açılmasının koruma-kullanma dengesini bozabileceği ifade edildi. Yargılama devam ederken, 4 Şubat 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile bölgenin yaklaşık üçte birlik kısmı yeniden 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edildi. Ancak kalan bölümün statüsü değiştirilmedi. Erzincan İdare Mahkemesi, geri kalan kısmın da "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak bırakılmasını hukuka aykırı bularak bu statü değişikliğini iptal etti ve alanın tamamının daha yüksek koruma statüsüne alınması gerektiğine hükmetti. Bakanlığın kararı istinafa taşıması üzerine dosya Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne gitti. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, 22 Nisan 2026 tarihli kararıyla yerel mahkemenin hükmünü onadı. Böylece Munzur Gözeleri’nin tamamı yeniden 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescillenmiş oldu.

Besiciler kuzu ve oğlak doğumlarında zorlu mücadele veriyor Haber

Besiciler kuzu ve oğlak doğumlarında zorlu mücadele veriyor

Tunceli'nin Ovacık ilçesinde, yaylaların ve ormanlık alanların geniş yer kaplaması hayvancılık faaliyetlerine büyük katkı sağlıyor. İlçenin Konaklar, Paşadüzü, Havuzlu, Köseler, Koyungölü, Güneykonak, Gözeler ve Çakmaklı köylerinde de küçükbaş hayvan yetiştiriciliği önemli geçim kaynakları arasında yer alıyor. Dört mevsim hayvanlarının bakımıyla ilgilenen besiciler, oğlak ve kuzu doğumlarının yoğunlaştığı ocak-mart dönemini ahırlarda nöbet tutarak geçiriyor. Besiciler, yüzlerce hayvanın arasından doğumu yaklaşan keçi ve koyunları tespit ederek uzun saatler ahırlarda bekliyor. Doğum esnasında gerekli durumlarda keçi ve koyunlara müdahale eden besiciler, oğlak ve kuzuların sağlıklı şekilde dünyaya gelmesi için yoğun çaba gösteriyor. Doğumun ardından oğlak ve kuzuları soğuktan koruyan besiciler, daha sonra onlara ağız sütü vererek hastalıklara karşı bağışıklık kazanmalarına yardımcı oluyor. Sürüde ezilme tehlikesiyle karşı karşıya olan oğlak ve kuzular, günde iki kez anneleriyle buluşturulup emdikleri sütle besleniyor. Besiciler, yeteri kadar beslenemeyen bazı oğlak ve kuzuları da biberona koydukları sütle doyuruyor. "Anne ve yavrulara özenle bakıyoruz" Besicilerden Müjdat Köse, AA muhabirine, ailesiyle Havuzlu köyünde koyun ve keçi yetiştiriciliği yaptığını söyledi. Oğlak ve kuzuların şubatta doğmaya başladığını belirten Köse, şöyle konuştu: "Oğlak ve kuzular yaklaşık 2 ay annelerini emiyor ve ilkbaharda da meraya çıkarıyoruz. Sancıları başlayan koyun ve keçileri gözlemleyip kontrol altına alıyoruz. Koyun ve keçilerimiz bazen ikiz doğuruyorlar, yardıma ihtiyaçları oluyor. Bu tür durumlarda da biz müdahale ediyoruz. Doğum sonrasında da anne ve yavruyu ayrı bir bölmeye alıp birkaç gün özenle bakıyoruz." Besici İlhan Demir de yaklaşık 40 yıldır hayvancılıkla uğraşarak geçimini sağladığını anlattı. Ovacık'ta bu yıl kış mevsiminin çetin geçtiğinden bahseden Demir, "Hayvanların doğum zamanına girdik ve kimisi zor doğuruyor kimisi de doğuramıyor ya da hastalık kapıyor. Bir kuzu yaklaşık bir ay kadar annesiyle kalıyor ve anne sütünden besleniyor. Ondan sonra kuzuları ahırlardaki bölümlere alıyoruz ve yem bitkilerini yediriyoruz." ifadelerini kullandı. Gülseren Yarar da 15 yıldır hayvancılıkla uğraştığını ve işinin kendisine mutluluk verdiğini belirtti. Yarar, ahırdaki mesaisinin zorlu geçtiğini ifade ederek, "Sabah saat 6'da uyanıp ahıra geliyoruz. Hayvanların yemini veriyoruz ve sonra da oğlak ve kuzuları annelerine emdiriyoruz. Bazı koyun ve keçiler yavrularını sütüyle doyuramıyor. Aç kalan oğlak ve kuzulara da biberonla süt veriyoruz." diye konuştu.

Tunceli'de Dağcılar Zirveye Tırmanıyor Haber

Tunceli'de Dağcılar Zirveye Tırmanıyor

Tunceli'de dağcılar, kar kalınlığının 3 metreyi aştığı dağların zirvelerine zorlu tırmanışlar yaparak eşsiz manzaralarla karşılaşıyor. Doğal güzellikleriyle dikkati çeken Tunceli, dağlık yapısı nedeniyle birçok doğa ve macera sporuna elverişli ortam sunuyor. Kentte son yıllarda gelişen dağcılık faaliyetleri sayesinde de il merkezi ve ilçelerdeki dağların tanınırlığı artmaya başladı. Ovacık ilçesinde bulunan Munzur ve Mercan dağları da karlı zirveleri, buzul gölleri, yaylaları ve şelaleleriyle dört mevsim dağcıların gezi rotasında bulunuyor. Günübirlik faaliyetler yapan dağcılar, son olarak Munzur Dağları'nın 3 bin 50 metre yüksekliğe sahip Kepır Yaylası Zirvesi'ne tırmanış gerçekleştirdi. Araçlarıyla Gözeler köyüne bağlı Elbaba mezrasına gelen 10 dağcı, gerekli hazırlıklarını yaptıktan sonra beyaz örtü üzerinde tek sıra halinde yürüyüşe geçti. Kar kalınlığının 3 metreyi aştığı parkurlarda ilerleyen dağcılar, saatler süren yolculuklarının sonunda zirveye ulaşmayı başardı. Eşsiz manzaralarla karşılaşan dağcılar, çevreyi kuşbakışı izleyerek fotoğraf çekti. "Zirvedeyken bütün dağları ayaklarımızın altında hissettik" Dağcılardan Dilaver Eren, AA muhabirine, yılın her döneminde Munzur Dağları'na geziler düzenlediklerini söyledi. Çevre illerden dağcıların rotalarını bölgeye çevirdiğini belirten Eren, şöyle konuştu: "Arkadaşlarımızla beraber zor şartlar altında zirveye doğru ilerledik. Yukarıda gördüğümüz manzara karşısında bütün yorgunluğumuzu ve zorlukları unutarak muhteşem bir heyecan yaşadık. Zirvede fırtına vardı ve uçuşan karlar muhteşem görüntüler oluşturdu. Zirvedeyken bütün dağları ayaklarımızın altında hissettik ve çevremizdeki dağların manzarası süper görünüyordu." Eren, Munzur Dağları'nda birçok zirvenin olduğuna işaret ederek, "Burada yaban hayatının olması insanların ilgisini çekiyor. Keklik, dağ keçisi, şamua (çengel boynuzlu dağ keçisi), bozayı ve vaşak gibi canlıları görmek mümkün. Bu coğrafyada endemik bitkiler de var ve bundan dolayı çok değerli." ifadelerini kullandı. "Munzur Dağları'na dört mevsim tırmanış yaptım" İlhan Abay da Munzur Dağları'nın geniş bir alana yayıldığını ve doğal güzellikleriyle dikkati çektiğini belirtti. Her fırsatta doğada vakit geçirmeye çalıştığını anlatan Abay, "Munzur Dağları'na dört mevsim tırmanış yaptım. Etkinliklerimize bazen misafirlerimiz de katılıyor ve çok zevkli geçiyor. Kamp yaptığımız dönemler oluyor ve birkaç gece dağlarda kalıyoruz." dedi. Cebrail Çakar da Almanya'da yaşadığını ve Tunceli'nin Ovacık ilçesine tatile geldiğini anlattı. İlçenin doğasına hayran kaldığını söyleyen Çakar, "Bu sene kar çok yağdığı için dağlara bambaşka bir güzellik katmış. Tırmanışa katılmaktan dolayı çok mutluyum. Kar kalınlığı 3 metre olduğu için ekiptekilerin izinden yürüdüm. Benim için güzel bir anı oldu ve unutmak mümkün değil." diye konuştu. Ekincan Boz da ilk defa karlı dağların zirvesine tırmandığını ifade ederek, "Sabah erken saatlerde yola çıktığımızda kar tabakası batmıyordu ve yürümek kolaydı. Böyle olunca da zirveye daha rahat çıktık ama dönüşte güneş karı erittiği için fazlasıyla zorluk yaşadık." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.