Hava Durumu

#Özgür Özel

Tunceli Postası - Özgür Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Son anket! Özgür Özel için hayal kırıklığı Haber

Son anket! Özgür Özel için hayal kırıklığı

Piar Araştırma, Temmuz 2026 dönemine ait "Türkiye Siyasi Gündem Araştırması" sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Siyaset kulislerini hareketlendirecek ankette katılımcılara, "Özgür Özel yeni bir parti kurarsa, bu pazar seçim olması halinde hangi siyasi partiye oy verirsiniz?" sorusu yöneltildi. Kararsızların dağıtıldığı ankette ortaya çıkan sonuçlar, olası bir yeni partinin dengeleri kökten değiştirebileceğini gösteriyor. Özgür Özel’in Kuracağı Parti 2. Sırada Anket sonuçlarına göre, AK Parti %34,4 ile birinci sıradaki yerini korurken, en dikkat çekici veri ikinci sırada yer aldı. Katılımcıların %18,7’si Özgür Özel’in kuracağı olası bir partiye oy vereceğini belirtti. Bu senaryoda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise %13,2’ye gerileyerek üçüncü sıraya düştü. Ankette yer alan partilerin oy oranları şu şekilde sıralandı: * Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): %34,4 * Özgür Özel’in Kuracağı Parti: %18,7 * Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): %13,2 * Milliyetçi Hareket Partisi (MHP): %9,4 * Dem Parti: %8,9 * İyi Parti: %5,2 * Yeniden Refah Partisi: %3,8 * Zafer Partisi: %3,2 * Diğer: %3,2 Araştırmanın Künyesi 28 Haziran – 1 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma, Türkiye genelinde **26 ilde toplam 2280 katılımcı** ile yapıldı. Bilgisayar Destekli Telefon Anketi (CATI) yöntemiyle yürütülen çalışmanın hata payı ise **+/- %2,05** olarak açıklandı.

'Tunceli halkı ikiye bölündü': Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı memleketinde nasıl yorumlanıyor? Haber

'Tunceli halkı ikiye bölündü': Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı memleketinde nasıl yorumlanıyor?

Tunceli'ye geldiğimizde bizi "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu" yazılı billboardlar karşılıyor. Bu afişler, Özgür Özel ve CHP yönetiminin 21 Mayıs'ta verilen mutlak butlan kararıyla görevden alınması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile ekibinin göreve iade edilmesinin ardından yerleştirildi. Tunceli Valiliği'ne göre billboardlar Kılıçdaroğlu'na destek veren bir iş insanı tarafından hazırlatıldı. Ancak yaklaşık bir hafta sonra kaldırıldı. Mutlak butlan kararı, Türkiye siyasetinde bir dönüm noktası oldu. CHP içinde fiili bölünmeye yol açan karar sonrası başta Ankara olmak üzere Türkiye'nin bazı illerinde protestolar düzenlendi. 'Kötü bir insan değil ama yanlış yaptı' Kemal Kılıçdaroğlu, Mayıs 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda yaklaşık 70 bin seçmenin kayıtlı olduğu Tunceli'de oyların %83'ünü aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yenilmesinin ardından Kasım 2023'te CHP liderliğini de Özgür Özel'e kaybetti. Konuştuğumuz bölge sakinlerinin birçoğu Kılıçdaroğlu'nun CHP liderliğine mahkeme kararı ile geri gelmesini eleştiriyor. Kendini CHP üyesi olarak tanıtan Hacer Bulut, "Bu şekilde gelmesini tasvip etmiyorum, onu kınıyorum" diyor. Geçmişte Kılıçdaroğlu ve CHP adına seçim kampanyalarında çalıştığını vurgulayan Bulut, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Kendi hemşehrimden bunu beklemiyordum. Ona yakıştıramadım. Bu bana göre zorbalıktır. Hakkıyla gelmeliydi." Tunceli merkezde pazar tezgahı işleten Şükran Altun da tepkili: "Ben de Kureyşanlıyım, Kılıçdaroğlu öz akrabam ama [yaptığına] yanlış diyoruz. "Kötü bir insan değil ama bu konuda yanlış yaptı ve tepkiliyiz. Bu pazardaki herkes ona kırgın." Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararının açıklanmasından bir gün önce yayınladığı video mesajda CHP için "arınma" çağrısı yapmıştı. Kılıçdaroğlu ve ekibi şimdiye kadar attıkları tüm adımlarda hukuka uygun hareket ettiklerini ve CHP'nin geleceğini önceliklendirdiklerini söylüyor. Ekip, CHP'de derhal olağanüstü kurultay yapılmasının hukuki engeller nedeniyle mümkün olmadığını vurguluyor. 'Gençlere fırsat verilmesinden yanayız' İsmini vermek istemeyen 65 yaşındaki bir kadın, "[Bu olaydan önce] onun ayaklarının altına kesilirdim, yine de saygımı bozmam ama yapmayacaktı" diyor ve ekliyor: "Biz demiyoruz ki Özgür Özel dört dörtlük, Kılıçdaroğlu'na hançeri saplayan Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'dur. Ama yine de CHP dağılmasın." Üniversite öğrencisi Bahar Kurşun da Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan kararıyla CHP'nin başına dönmesini eleştiriyor. Kurşun, "Gençlere fırsat verilmesinden yanayız. Çünkü sürekli aynı yüzleri görmekten ve sürekli aynı fikirlerin odağı olmaktan sıkılmış vaziyetteyiz" diyor ve ekliyor: "Şu anki iktidardan da muhalefetten de [bunu] göremiyoruz. Daha çok birbirleriyle çatışmaya ayırıyorlar zamanlarını." 'Acımasızca eleştirilerden rahatsızız' Ancak Kılıçdaroğlu'nun CHP liderliğine geri dönmesini olumlu karşılayanlar da var. CHP üyelerinden oluşan bir ekip, Kılıçdaroğlu'nu desteklemek için 30 Mayıs'ta Tunceli'den Ankara'ya gitti. Ekipte yer alan eski CHP Tunceli Belediye Meclis Üyesi Sinan Baytekin, Kılıçdaroğlu'nun göreve iadesi sonrası yaşananları "herkes için kötü bir süreç" olarak değerlendiriyor. Baytekin'e göre Tunceli halkı Kılıçdaroğlu konusunda "ikiye bölünmüş" durumda. "Kendi memleketinde bile çok acımasızca eleştiriler var. Bu yönden oldukça rahatsızız." 2024 yerel seçimlerinde DEM Parti'nin kazandığı Tunceli, Kasım 2024'ten bu yana kayyum tarafından yönetiliyor. Baytekin'in de aralarında olduğu seçilmiş belediye meclis üyeleri kayyum sebebiyle görevlerinden uzaklaştırılmış durumda. Baytekin, sosyal medyada ağır eleştirilere maruz kaldıklarını söylüyor. Bu eleştirileri yapanların aday gösterilmedikleri için Kılıçdaroğlu ile "husumetli" olduklarını savunuyor: "Bu insanlar şu anda kinlerini Kılıçdaroğlu'na saldırarak ve öç almaya çalışarak çıkarıyorlar." Baytekin, "Özgür Özel'i Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nu Ekrem İmamoğlu yapan Sayın Kılıçdaroğlu'dur" diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bunlar Kılıçdaroğlu'nun siyaseti neticesinde çıkan sonuçlardır. Tabii kötü olan şeylerin faturasını da maalesef sayın Kılıçdaroğlu'na yüklemekteler." Baytekin, mevcut hukuki sürece güvenilmesi gerektiğini söylüyor ve Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi adil şekilde yöneteceğine inandıklarını vurguluyor. 'Alevileri karalama politikası' Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP liderliğine iadesinin ardından Alevi kimliği de tekrar tartışma konusu oldu. Bazı Alevi ve Bektaşi sivil toplum örgütleri mutlak butlan kararını eleştiren açıklamalar yaptı. Aleviliğin siyasi tartışmalara taraf olmaması gerektiğini savunan ve bu konuda ortak açıklama yapan dernekler de oldu. Tunceli'de konuştuğumuz kişilerin büyük kısmı, Kılıçdaroğlu'nun Alevi olması sebebiyle ayrımcılığa uğradığını savunuyor. Demokratik Alevi Dernekleri Genel Eş Başkanı Mercan Gül, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede "Kılıçdaroğlu'nu Alevilik üzerinde gündeme getirmeleri aslında başka bir politika" diyor. Gül, Kılıçdaroğlu'nun Alevi kimliğini vurgulamayı tercih etmediğini hatırlatıyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "Şu anda hazır bir fırsat varken yine ötekilere vurmanın yolunu buldular. "Kötü bir şey yapınca hemen Alevilere mal etmeyi Alevileri karalama politikası gibi görüyorum." 'Gerçekten gözden düştü' Tunceli'de bir sonraki adresimiz Kemal Kılıçdaroğlu'nun dünyaya geldiği Nazımiye ilçesi. Kent merkezinden 40 dakika kadar süren yolculuğun ilk etabında yeşil tepeler ile Pülümür deresinin arasında büyüleyici bir güzergahı takip ediyoruz. Daha sonra dereyi geride bırakarak Nazımiye'nin yüksek ve yer yer engebeli yoluna giriyoruz. Kılıçdaroğlu, 2023'te yaklaşık üç bin seçmenin bulunduğu ve merkezden 30 kilometre uzakta olan bu ilçede oyların %86'sını almıştı. Fotoğraf altı yazısı,Nazımiyeli Hanife Kaya. 8 Haziran 2026. İlçe merkezinde Kılıçdaroğlu'nun hemşehrilerine mikrofon uzatıyoruz. Konuşanların çoğu kendisini eleştiriyor ancak saygı duyduklarını da vurguluyor. Hanife Kaya, Kılıçdaroğlu'nun adını duyduğunda "gerçekten üzgünüz" diyor: "Biz Kılıçdaroğlu'na yapılan haksızlıkların da karşısındayız. Ona da haksızlık yapıldı. Ama şu dönemde yaptıklarını doğru bulmuyoruz. "Kılıçdaroğlu çok değerliydi. O zaman herkes onu destekliyordu. Ama şu an gerçekten gözden düştü." 'Partinin içinde hırsızlık var' Nazımiye sakinlerinden Murat Kökbaş ise CHP hakkında yolsuzluk iddialarına istinaden "partinin içinde hırsızlık var" diyor. Kılıçdaroğlu'nun CHP başına geçmesinin ve partiyi "arındırmasının" bir ihtiyaç olduğunu savunuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin görevden alınan başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP'de yolsuzluk suçlamasıyla hakkında dava ve soruşturma açılan kişiler iddiaları reddediyor, operasyonların siyasi olduğunu savunuyor. Kökbaş ayrıca CHP genel merkezine yönelik polis müdahalesinden sonra Özgür Özel'in Anıtkabir'e yürürken Toma üzerine çıkmasını da eleştiriyor: "Kemal Kılıçdaroğlu'nu aşağı indirin kendinizi yukarı çekin. Ondan sonra devletin panzerinin üzerine çıkın. O devlet sizin mi? Hepimizin devleti." Kökbaş, Kılıçdaroğlu için ise şu ifadeleri kullanıyor: "Vallahi eğri durmasın, doğru dursun. Genel başkan değil, cumhurbaşkanı yapacağız. "Ama [başka siyasetçilere] hizmet etmesin. Bizim bildiğimiz Tunceli/Dersimlilerin hedefleri bellidir." 'Kılıçdaroğlu'nu tekrar desteklerim' İlçenin merkezindeki bir tekel işletmecisiyle konuşuyoruz. İsmini vermek istemeyen ve kendini "sosyalist komünist" olarak tanımlayan esnaf, "CHP'nin tarihinde hiç olmadığı kadar kirlendiğini görüyoruz" diyor. Kılıçdaroğlu'nun arınma çağrısını desteklediğini söyleyen esnaf, CHP genel merkezinin basılmasının "kirli bir görüntü" olduğunu söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Kılıçdaroğlu'nu tekrar desteklerim herhalde. Önceden oy vermedim ama şimdi oy vereceğim galiba. "O geçmeseydi büyük ihtimalle kayyum atanacaktı. Yani Kılıçdaroğlu'nun gerçekten arınmaya gidip bırakacağını düşünüyorum." E'mekli olmalı, evde oturmalı' Nazımiye merkezdeki sohbetlerimizi bitirdikten sonra Kılıçdaroğlu'nun doğduğu Ballıca Köyü'nün yolunu tutuyoruz. İlçe merkezine 17 kilometre uzaktaki köye giden yolda telefonlar çekmiyor. Kılıçdaroğlu'nun doğduğu ve şu anda yıkık olan aile evini geçerek köyün içine ilerliyoruz. Burada Cemile Hanım ile karşılaşıyoruz. Ballıca'da doğup büyüyen, daha sonra çalışmak için Almanya'ya giden ve emekli olunca köyüne dönen Cemile Hanım, Kılıçdaroğlu'nun uzaktan akrabası olduğunu söylüyor. Cemile Hanım'a Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına geçmesi hakkındaki düşüncelerini soruyoruz. Öfkeli bir şekilde "Yanlış yaptı, ortalığı karıştırdı. Bu köyde küçük çocuklar dahil kime sorarsanız sorun memnun değil" diyor ve ekliyor: "Halk üzülüyor, parlamentoya huzursuzluk getirdi. "Emekli olmalı, evde oturmalı. Bu kadar basit. Sen bu yaştan sonra ne yapıyorsun?"

Siyasi Mahkemenin "Mutlak Butlan" Kararı ve CHP’de Çift Başlılık Krizi: Tunceli İl Yönetimi Hangi Safta? Haber

Siyasi Mahkemenin "Mutlak Butlan" Kararı ve CHP’de Çift Başlılık Krizi: Tunceli İl Yönetimi Hangi Safta?

Ankara’da açılan kurultay usulsüzlüğü davasında mahkemenin 38. Olağan Kurultay’ı baştan itibaren "yok hükmünde" sayması, CHP’yi yasal ve tüzüksel bir çıkmaza sürükledi. Bir tarafta mahkeme kararına dayanarak genel başkanlık makamının yasal sahibinin kendisi olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, diğer tarafta ise delegelerin iradesini ve toplanan olağanüstü kurultay imzalarını öne süren Özgür Özel ekibi bulunuyor. Bu çift başlılık krizi, parti içi hukuku ve örgütlerin bağlılık dinamiklerini kökten sarsıyor. 1. TÜRKİYE GENELİNDE YASAL VE PARTİ İÇİ HUKUK AÇISINDAN KRİZİN BOYUTU Mahkemenin "mutlak butlan" kararı, Siyasi Partiler Kanunu ve CHP Tüzüğü açısından çok katmanlı hukuki ihtilafları beraberinde getirdi: Özgür Özel ve Yönetiminin Yasal Statüsü: Mahkeme kararı uyarınca 38. Olağan Kurultay "yok" sayıldığı için, o kurultayda seçilen Özgür Özel, Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) kararları yasal dayanağını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Özgür Özel kanadı, yargı kararını "siyasi bir müdahale" olarak niteleyerek tanımadıklarını, genel merkezi terk etmeyeceklerini ve karara üst mahkemede itiraz ettiklerini açıkladı. Mevcut Yönetimin "De Facto" (Fiili) Durumu: Özgür Özel ve ekibi, hukuki tartışmalar sürerken meşruiyet krizini aşmak adına delege iradesine başvurdu. Özgür Özel’in çağrısıyla harekete geçen delegeler, Olağanüstü Kurultay için hızla 700’ün üzerinde imza topladı. 111 milletvekilinin de destek verdiği bu hamleyle, mevcut yönetim krizi yasal mahkemelerle değil, 12 Temmuz 2026’da yapılması planlanan "Sandık" formülüyle çözmeyi amaçlıyor. Kılıçdaroğlu’nun Hukuki Pozisyonu: Göreve iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu ise yaptığı açıklamalarda partinin "hukuk ve ahlak zeminine" dönmesi gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, yargıdaki tedbir kararları ve hukuki süreç netleşene kadar kurultay zeminini işaret etmekle birlikte, örgütler üzerindeki "meşru genel başkan" sıfatını hukuken koruyor. 2. TUNCELİ CHP İL YÖNETİMİNİN KRİTİK TUTUMU Kemal Kılıçdaroğlu’nun memleketi olan Tunceli’de, CHP İl Örgütü ve il yönetimi bu krizin tam merkezinde yer alıyor. Tunceli genelinde parti tabanı ve delege yapısı incelendiğinde, il yönetiminin tutumu şu dinamikler üzerinden şekilleniyor: "Vefa" ile "Delege İradesi" Arasında Tunceli Dengesi Tunceli CHP İl Yönetimi, kurultay sürecinden bu yana Kemal Kılıçdaroğlu’na olan tarihsel ve duygusal bağlılığını gizlemiyor. Kentteki parti tabanı, Kılıçdaroğlu’nun "göreve iade" kararını büyük oranda sahiplenirken, il yönetimi Ankara'daki hukuki düğümün çözülmesini bekliyor. Ancak Özgür Özel’in topladığı 700’ü aşkın olağanüstü kurultay imzası sürecinde, Tunceli delegelerinin bir kısmının "partideki belirsizliğin kurultay sandığıyla aşılması" fikrine yaklaştığı, bir kısmının ise mahkeme kararının tam olarak uygulanması gerektiği yönünde refleks gösterdiği belirtiliyor. 3. SENARYOLAR: CHP’Yİ NE BEKLİYOR? CHP içi hukuk uzmanlarına göre krizin önünde iki temel yol bulunuyor: ya mahkemenin mutlak butlan kararı üst mahkemelerce kesinleştirilerek Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde parti doğrudan kayyum veya geçici kurul eliyle kurultaya götürülecek; ya da Özgür Özel ekibinin 12 Temmuz 2026 için topladığı olağanüstü kurultay imzaları hukuki engelleri aşarak sandığı partilinin önüne koyacak. Tunceli İl Yönetimi ise her iki senaryoda da "Kılıçdaroğlu’nun memleketi" olma misyonu ile "partinin genel hukuku" arasında köprü vazifesi görmeye çalışıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.