Hava Durumu

#Soruşturma

Tunceli Postası - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek'ten Yazıcıoğlu soruşturması açıklaması: Devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir Haber

Bakan Gürlek'ten Yazıcıoğlu soruşturması açıklaması: Devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın sürdüğünü belirterek, dosyada FETÖ/PDY bağlantıları ve örgütsel yapılanmalara ilişkin incelemelerin titizlikle yürütüldüğünü açıkladı. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü sürdürülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 27 şüphelinin gözaltına alındığını, bunlardan 19'unun tutuklandığını, 8 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildiğini bildirdi. Gürlek, diğer 2 şüphelinin de cezaevinde tutuklu bulunduğunu ifade etti. Soruşturma kapsamında FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanması, örgütsel irtibatlar, 15 Temmuz darbe girişiminin firari isimlerinden Adil Öksüz bağlantısı, ByLock yazışmaları ve geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş şüphelilere ilişkin hususların değerlendirildiğini belirten Gürlek, dosyanın titizlikle incelendiğini kaydetti. Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma, milletimizin vicdanında derin iz bırakmış dosyalardan biridir. Ankara Cumhuriyet… https://t.co/wSsgSNwgdq — Akın Gürlek (@abakingurlek) July 19, 2026 Bakan Gürlek, açıklamasında soruşturmanın yalnızca geçmişte yaşanan acı olayın aydınlatılması açısından değil, aynı zamanda devlet kurumlarına sızarak hakikatin ortaya çıkmasını engellemeye çalışan yapılanmaların ortaya çıkarılması bakımından da önemli olduğunu ifade etti. "Şunu özellikle ifade etmek isterim: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir." diyen Gürlek, hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmayacağını ve adalet beklentisinin karşılanması için sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Adalet Bakanı Gürlek, soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ve süreçte görev alan kamu görevlilerine teşekkür ederek, başta Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere kazada hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Bakan Gürlek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla yürütülen sürecin takip edilmeye devam edileceğini kamuoyuna duyurdu.

Gülistan Doku soruşturmasında ABD’de hakim karşısına çıkan Umut Altaş’ın duruşması ertelendi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında ABD’de hakim karşısına çıkan Umut Altaş’ın duruşması ertelendi

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturması, HSK'nın 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanan Ebru Cansu'nun talimatıyla yeniden ele alındı. JASAT'tan oluşturulan özel ekip tarafından yaklaşık 700 saatlik KGYS ve güvenlik kamerası görüntüsü ile PTS kayıtları incelendi, yeni görüntüler dosyaya eklendi. Elde edilen deliller doğrultusunda soruşturma cinayet dosyasına dönüştürüldü. Düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. ABD'de bulunan ve hakkında kırmızı bülten çıkarılan diğer şüpheli Umut Altaş ise bulunduğu ülkede gözaltına alınıp tutuklandı. VALİNİN OĞLU TUTUKLANDI Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. DÖNEMİN VALİSİ DE TUTUKLU Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa'da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Vali Tuncay Sonel ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, 'Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla 'Delilleri yok etme ve gizleme' suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Gülistan Doku'nun cansız bedenine ulaşılması için JAK ve JASAT ekiplerinin yer altı görüntüleme cihazlarıyla belirlenen bölgelerde arama çalışmaları devam ediyor. UMUT ALTAŞ, 21 TEMMUZ’DA YENİDEN HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK ABD’de tutuklanan Umut Altaş’ın ise göçmenlik mahkemesindeki duruşması bugün gerçekleştirildi. Altaş, tutuklu bulunduğu cezaevinden duruşmaya çevrim içi olarak, turuncu mahkum kıyafetiyle katıldı. Duruşmaya başkanlık eden Yargıç Adam Panopoulos, Altaş’ın avukatının davaya yeni dahil olduğunu ve dosyaya hazırlanabilmek için ek süre talep ettiğini belirterek duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Yargıç Panopoulos, bugünkü oturumun daha önce Altaş’ın yaptığı sığınma başvurusuna ilişkin ‘bireysel duruşma’ olarak planlandığını belirterek, “İster değiştirilmiş bir başvuru olsun, ister başka bir yasal koruma talebi olsun, bunların tamamının 17 Temmuz 2026 tarihine kadar mahkemeye sunulması gerekiyor” dedi. Mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasının 21 Temmuz 2026 tarihinde yapılmasına karar verdi. Sığınma başvurusunun reddedilmesi halinde ise Türkiye’de hakkında yakalama kararı bulunan Altaş’ın iadesine ilişkin hukuki sürecin başlayabileceği değerlendiriliyor.

Bilirkişi "Cinayet muhtemel" dedi, dosya 9 yıldır aydınlatılamadı Haber

Bilirkişi "Cinayet muhtemel" dedi, dosya 9 yıldır aydınlatılamadı

Tunceli’nin Hozat ilçesinde 7 Mayıs 2017 tarihinde otomobilinin içerisinde göğsünden vurulmuş halde ölü bulunan 25 yaşındaki Onur Sefer’in ölümüne ilişkin soruşturmada aradan geçen 9 yıla rağmen olayın nasıl gerçekleştiği ve sorumluların kim olduğu ortaya çıkarılamadı. Olayın ardından Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında bugüne kadar 4 savcı değişirken, aile dosyada kayda değer bir ilerleme sağlanamadığını belirtti. Dosyada yer alan otopsi ve bilirkişi raporlarında ise olayın intihar olduğu yönündeki değerlendirmelerle çelişen çok sayıda bulgu bulunuyor. Raporlarda, Sefer’in vücuduna isabet eden mermilerin giriş noktaları, atışların bitişik atış mesafesinden yapılmış olması, araç içerisindeki kan lekelerinin konumu, Sefer’in bulunduğu pozisyon ile olay yerindeki fiziki bulgular arasında çeşitli uyumsuzluklar bulunduğu tespit edildi. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, mevcut delillerin intiharı destekleyici nitelikte olmadığı ve olayın cinayet olmasının muhtemel olduğu yönünde değerlendirmeye de yer verildi. "İntiharı destekleyici nitelikte olmadığı, olayın orijininin cinayet olmasının muhtemel olduğu" 21 Aralık 2020 tarihli bilirkişi raporunda "Cesedin araç içerisinde sol ön koltukta yatar pozisyonda bulunuş şekli, atışın yapıldığı ’Tüm bu gerekçelere dayanılarak ölümün orijininin intiharı destekleyici nitelikte olmadığı, olayın orijininin cinayet olmasının muhtemel olduğu ve araçta bulanan av tüfeğinin özellikleri dikkate alındığında söz konusu eylemin araç içerişinde ve özellikle sağ ön kapı açık iken gerçekleştirilmesinin mümkün olduğuna ilişkin bilirkişi kanaatimi tensip makamınıza ait olmak üzere arz ederim" ifadeleri yer aldı. Sefer ailesi, dosyanın Hozat’tan alınarak Tunceli’ye devredilmesinin ardından yeniden umutlandıklarını belirtirken, son dönemde Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan ilerlemenin aile için umut olduğu ifade edildi. Ağabey Metin Sefer, geçen 9 yıllık süreçte savcıların değiştiğini, dosyanın bir türlü sonuçlandırılamadığını belirterek, kardeşinin ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını, katil ya da katillerin ortaya çıkarılmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi. "Kardeşimi kimin öldürdüğünü öğrenemedik" Ağabey Metin Sefer, "Kardeşim 6 Mayıs 2017’de evden çıkıp kız arkadaşının yanına gidiyor. Gidiş o gidiş. 7 Mayıs 2017’de arabanın içinde ölü olarak bulundu. Arabanın içinde silahla birlikte. Silah yanında dikey olarak duruyordu. Kendisi de oturur vaziyetteydi. Cinayet olduğu kesindi. Kardeşim vurulmuş, götürülüp Hozat askeri bölgesine bırakılmıştı. 9 yıl oldu, halen bir çözüm bulunamadı. 9 yıldan beridir Hozat’a gidip geliyoruz, savcılarımız değişti. 4 tane savcı değişti, 4’ü de ‘bulduk, bulacağız’ deyip tayinlerinin çıkmasını bekleyip gittiler. Yani 9 yıl boyunca biz Hozat’ın yolunda geldik, gittik, kardeşimi kimin öldürdüğünü öğrenemedik. Bu çok uzun bir süreç oldu. Artık katillerin yakalanmasını yeni bakanımızdan, Tunceli Cumhuriyet Başsavcımızdan rica ediyoruz. Artık bizim gerçekten sabrımız kalmadı. Annem babam perişan, aile olarak perişan haldeyiz. 9 yıl uzun bir süre. Bizim için çok büyük bir süre geçti. Bu katillerin artık yakalanması gerek" dedi. "Gülistan Doku olayı bir umut ışığı oldu bize" Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan gelişmelerin kendilerine umut olduğunu aktaran Ağabey Sefer, "9 yıldır bekliyoruz. Savcıların yanına geldik, gittik, bulduk, bulacağız derken Gülistan Doku olayı bir umut ışığı oldu bize. Dosyanın gidişatı bizim için de umut oldu. Çünkü işin içinde çok çirkin olaylar var. Artık biz de kardeşimin olayında kimlerin olduğunu öğrenmek istiyoruz. Bu dosya neden ilerlemiyor? Biz de artık gerçekten öğrenmek istiyoruz. Bizim dosyamız açık durumdaydı ama hiçbir ilerleme olmadı. Savcılarda hep değişiklik oldu tayinleri çıktı, öyle zaman geçirip gittiler. Tayini dolan savcı dosyayı diğer savcıya bırakıp gitti. Uzun bir süre böyle devam etti" şeklinde konuştu. "Bizim de yeni savcımızdan dolayı umudumuz var artık" Sefer, "Cumhuriyet Başsavcımızdan, Ebru Cansu’dan rica ediyoruz, bu duruma el atması gerekiyor. Bizim de yeni savcımızdan dolayı umudumuz var artık. Dosya da Tunceli’ye alındı. Şu anda dosyanın Tunceli’ye alınmasından dolayı umudumuz çok yüksek. Artık ailecek bir çözüm bulunması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Tolga Şardan | Büyüteç | Gülistan Doku soruşturması: 27 Aralık günü Tunceli Gençlik Merkezi’nde neler yaşandı? Haber

Tolga Şardan | Büyüteç | Gülistan Doku soruşturması: 27 Aralık günü Tunceli Gençlik Merkezi’nde neler yaşandı?

T24 Yazarı Tolga Şardan, Büyüteç adlı köşesinden Gülistan Doku olayı: Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’yla ilgili soruşturma konusuna devam edeceğim. Büyüteç’te bir önceki yazıda, olayın ardından dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla Doku’nun kaybolmasının aydınlatılması amacıyla Ankara’daki Emniyet İstihbarat Başkanlığı’ndan Tunceli’ye gönderilen özel ekibin eksik bıraktığı, “daraltılmış alan” cep telefonu baz verilerinin incelenmesiyle ortaya çıkan tabloyu aktardım. Kaldığım yerden ilerleyeyim; Doku’nun kaybolmasıyla ilgili dosyayı raftan indiren Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, henüz operasyona başlamadan önce olaya adı karışan ve aralarında halen izi bulunamayan Gülistan Doku, tutuklu Vali Tuncay Sonel’in tutuklu oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun erkek arkadaşı olduğu ifade edilen tutuklu Zeinal Abakarov, tutuklu şüpheliler Şükrü Eroğlu, Engin Yüceer, halen ABD’de tutuklu olan şüpheli Umut Altaş’ın da aralarında yer aldığı 16 kişinin cep telefonlarına ait baz verilerini inceletti. Bilirkişinin 3 Nisan 2026’da verdiği daraltılmış alan baz raporunda ortaya çıkan sonuçları bir önceki Büyüteç’te aktardım. Bu raporda dikkat çeken verilerden birisi, “27 Aralık 2019 günü Umut Altaş, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Oğulcan Açıkgöz’ün kullandığı telefonların, 27 Aralık 2019 günü belirtilen saatlerde Tunceli Gençlik Merkezi civarından aynı bölgeden baz verdikleri değerlendirilmektedir” cümlesi oldu. Başsavcılığın soruşturmasında Doku’nun kaybolmasından dokuz gün önce gençlik merkezinde gerçekleşen “baz birlikteliği” dikkat çekici konuma dönüştü. Savcılık, buradaki baz birlikteliğini çözmeye çalıştı. Raporun ardından savcılık gözaltı talimatlarını verince şüpheliler teker teker yakalandı. Mustafa Türkay Sonel’e sorgusunda gençlik merkezindeki buluşma soruldu. Tutuklu Sonel, sorulara “olayla ilgim yok” şeklinde kaçamak yanıtlar verdi. Dosyadaki gizli tanık ifadesinde geçen tecavüz ve cinayet iddiasını kabul etmedi. Fakat, başsavcılık söz konusu bilirkişi raporunu yeterli bulmadı. Bu kez, Tunceli Gençlik Merkezi’ndeki baz birlikteliğinin peşine düştü. Bir kez daha bilirkişi görevlendirmesi yaptı. Bilirkişi, bu defa 27 Aralık 2019 günü Tunceli Gençlik Merkezi’ndeki cep telefon sinyallerini özel olarak inceledi. İncelediği telefonlar, Gülistan Doku ile dosyanın şüphelileri Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’e aitti. Başsavcılık talimatıyla baz verileri üzerinden analiz yapan bilirkişi, 20 Mayıs 2026 günü Tunceli Gençlik Merkezi’ndeki buluşmayı netleştirdi. Bilirkişi, dört kişinin cep telefonlarının sinyallerinin alındığı 27 Aralık 2019 günü saat 13:39 ile 15:45 arasındaki zaman diliminde Tunceli Gençlik Merkezi’nin içinde bulunduklarını “kesin biçimde” tespit etti. Bilirkişi raporundaki değerlendirme şöyle: “27.12.2019 günü belirtilen saatler aralığında Umut Altaş, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ün kullandığı telefonların Tunceli Gençlik Merkezi içinden baz verdikleri, çalışmalar sonucunda bazların gençlik merkezi içerinin çok katlı olması, eğrelti ve yükselti gibi nedenlerden dolayı yan cadde ve sokaklar ile farklılık gösterdiği, bu nedenlerden dolayı Umut Altaş, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ün kullandığı telefonların bina içerisinde (giriş kat ve bahçe harici) herhangi bir alandan baz verdiği değerlendirilmektedir.” Elbette adli soruşturma aşaması henüz tamamlanmadı. Hem Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı hem de Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya üzerinde çalışmaya devam ediyor. Ancak Tunceli Gençlik Merkezi’ne yönelik özel olarak yapılan daraltılmış baz çalışmasının sonucu, soruşturmanın önemli aşaması. Burada yaşandığı ifade edilen süreçle ilgili gizli tanık ifadesi dosyada. Fakat önemli olan gençlik merkezinde geçen 126 dakikaya yönelik delilleri ortaya koyabilmek. Tunceli Gençlik Merkezi’nde yaşananlarla ilgili elde edilecek deliller soruşturmanın aydınlatılmasında aşama kaydedilmesini sağlayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.