Hava Durumu

#Sosyal Medya

Tunceli Postası - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı Haber

Koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı

Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Eroğlu, Gülistan Doku’nun yedek SIM kartını ihraç polis memuru Gökhan Ertok’a kimin talimatı ile gönderdiği sorusu üzerine ifadesinde, "Ben bu konuyu ayrıntılı ve uzun uzun anlatmak istiyorum. Doku ailesi arama çalışmaları sürerken yukarıda da belirttiğim üzere vali beyi arama çalışmalarını takip amaçlı ziyarete geldiler. Bu ziyaretlerin birinde aile makama geldi ve makamdan çıktıktan sonra vali bey bizzat kendisi yarım A4 zarfını bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana ‘Bunu Gürkan’a gönder’ dedi. Ben de bu Gürkan isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili retweet gibi işlemleri yapan ve telefonumda ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek, kime verdiğimi hatırlamıyorum, bir arkadaşa verdim. Ben de ismini şu an sizden öğrendiğim ve kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderdiğim kişinin dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Fakat halen rehberimde ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlıdır. Gökhan Ertok’un polis olup olmadığını bilmiyorum, şahsı hiç görmedim. Ben zarfın içerisinde SIM kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında vali bey bana aynı gün ‘zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun SIM kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini‘ söyledi. Gülistan’ın SIM kart şifresi, Instagram kullanıcı adı veya şifresi veya diğer şifrelerine dair hiçbir bilgim yoktur. Konusu da geçmemiştir. Bu SIM kartı ben diğer koruma arkadaşa verdikten sonra hatırladığım kadarıyla otobüsle Gökhan’a gönderimini sağlamıştım. Gönderdiğim zarfla ilgili vali bey ‘Ne oldu, SIM karta bakabildi mi, sinyal falan var mı’ tarzında şeyler sorunca ben de Gökhan’ı arayıp hatırladığım kadarıyla ’Bakabildin mi, en son sinyal nerede alınmış?’ tarzında sordum. O da bana ‘Bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim’ dedi. Tarihini hatırlamıyorum ama Gökhan beni aradı ve ‘Zarfı gönderdim, teslim alırsınız’ şeklinde konuştu. Hatırladığım kadarıyla otobüsle gönderdi. Ben de otobüsten yine ya şoför ya da koruma arkadaşlara aldırıp, vali beye ’Gökhan’ın gönderdiği dosya efendim’ diyerek teslim ettim. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu. Zarfın büyüklüğü A4 ölçüsünde idi" dedi. Eroğlu ifadesinde şunları söyledi: "Burada şu kısımdan da bahsetmek istiyorum. Ya bu SIM kartı gönderdikten sonra ya da göndermeden önce vali beyin talimatıyla Gökhan Ertok ile görüştüm. O da bana iki ayrı konum attı. Bunun üzerine vali beye bilgi verdim. Onun ‘Gidin bir bakın şu konumlara’ demesi üzerine tekrar Gökhan Ertok’u arayarak bilgi istedim. Bana ‘Telefonun en son sinyali bu iki konumdan gelmiş, bir oralara bakın’ dedi. Bunun üzerine hangi araçla gittim hatırlamıyorum ama ya gri Santa Fe ya da koruma aracı ile iki ayrı günde, birinde akşam, birinde gündüz olmak üzere yanımda iki seferde de Akın Gül ve Emre Başel vardı. Ama diğer arkadaşları hatırlamıyorum. Bu konumlardan biri tam nokta olarak hatırlamıyorum ama Atatürk Mahallesi’nde bulunan Öğretmenevi’nin Elazığ istikametinde yolun alt tarafında suya yakın bir bölge idi. Binaların arasında bir yerdi. Bu noktaya gittiğimizde akşamdı. Araçtan inip etrafa bakındık ve döndük. Diğer bildirilen nokta ise Tunceli-Kovancılar yolu üzeri Uzunçayır Barajı üzerindeki Köprü Karakolu’nun karşısında bulunan Kovancılar istikametine doğru köprüye girmeden sol taraftaki toprak yola girdik, yaklaşık 200-300 metre falan ilerledik, ormanlık değil, açık alandı. 5 dakika oralara bakındık. Sonra vali beyi arayıp, ’Bir şey yok sayın valim’ dedikten sonra o da ‘Tamam’ dedi ve biz de dönüşe geçtik. Benim bahsettiğim bu hususlara ilişkin görüşme, gönderilen konumlar ve WhatsApp yazışma kaydım halen telefonumda duruyor. Gökhan Ertok ile iletişimim; 2017’den itibaren sosyal medya üzerinden vali beye hakaret ve küfür olaylarında şahısların tespit edilerek, vali beyin dava açması amacıyla yardım aldığımız kişidir. Gökhan Twitter’dan konum çıkartabileceğini söylüyor ve birkaç olayla ilgili de bize tweet atıldığı konumları tespit ederek göndermişti. Ben bu Gökhan Ertok ile vali beyin bana numarasını vermesiyle tanıştım. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum. Polis olduğunu ve atıldığını sizden öğrendim." "Vali beyin talimatı ile gönderdim" Gökhan Ertok’a SIM kartı kimin talimatıyla gönderdiği sorusu üzerine Eroğlu, "Yukarıda da bu sorunun cevabı bulunmakta olup, vali beyin talimatı ile gönderdim" cevabını verdi. "Hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" Telefonunun daraltılmış baz raporuna göre 13 Ocak 2020 günü saat 11.34-13.46 arası Doku’nun cesedinin bulunduğu iddia edilen Pertek Koçpınar köyünü de içine alan bölgede sinyal verdiğinin tespit edildiği belirtilerek, Şükrü Eroğlu’na bu bölgeye neden gittiği soruldu. Eroğlu, "Ben bu köye kesinlikle hiç gitmedim ama bilmediğim halde program gereği o bölgeye gittiysem ya da geçtiysem ekipçe ve vali beyle birlikte gitmişimdir. Ayriyetten hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" dedi.

Kimlik olmadan girmeyeceksin! Haber

Kimlik olmadan girmeyeceksin!

İnternet ortamındaki dezenformasyonu önlemek, siber suçlarla daha etkin mücadele etmek ve sahte hesapların (bot) önüne geçmek amacıyla başlatılan bu yeni uygulama, dijital dünyada "kimlikli" bir süreci başlatıyor. Uygulamanın Öne Çıkan Başlıkları Doğrulama Şartı: Sosyal medya devleri, Türkiye'deki kullanıcıların hesap güvenliğini artırmak ve yasal sorumlulukları netleştirmek adına T.C. Kimlik Numarası ile doğrulama altyapısını sistemlerine entegre etmeyi kabul etti. Sahte Hesaplarla Mücadele: Kimlik numarası eşleştirmesi sayesinde, anonim hesaplar üzerinden yürütülen hakaret, dolandırıcılık ve manipülasyon girişimlerinin minimize edilmesi hedefleniyor. Güvenli Altyapı: Kimlik bilgilerinin paylaşımı noktasında, verilerin KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) kapsamında korunacağı ve yalnızca doğrulama amaçlı kullanılacağı belirtiliyor. Sektörel ve Sosyal Etkiler Bu hamle, Türkiye'nin dijital egemenlik ve güvenli internet vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor. Platformların bu şartı kabul etmesi, Türkiye'deki yasal düzenlemelere uyum sağlama konusundaki kararlılıklarını da gösteriyor. Özellikle kamuoyunda uzun süredir tartışılan "sosyal medya yasası" ve buna bağlı ek düzenlemelerin, bu adımla birlikte daha somut bir zemine oturduğu ifade ediliyor. Kullanıcıların artık dijital ayak izlerini gerçek kimlikleriyle ilişkilendirmesi, platform üzerindeki etkileşimlerin daha şeffaf ve denetlenebilir olmasını sağlayacak.

Yavru köpeğe eziyete tutuklama Haber

Yavru köpeğe eziyete tutuklama

TUNCELİ Cumhuriyet Başsavcı Ebru Cansu, sanal medyada bir kişinin yeni doğan yavru köpeği kar üzerine bırakıp fotoğraf çekildiği görüntüleri fark edip resen soruşturma başlattı. Gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, sanal medyada yapılan paylaşımları incelerken, yeni doğan bir kangal yavrusunun kar üzerinde soğukta bekletildiği görüntülere rastladı. Yapılan incelemede, şüphelinin fotoğraf ve görüntü çekmek amacıyla yavru köpeği kısa süreli de olsa annesinden ayırdığı tespit edildi. Aynı kişinin sosyal medya hesabında Munzur Nehri kenarında iki köpeğin bir yaban domuzunu boğarak öldürdüğü anlara ait görüntüleri de paylaştığını belirledi. Bunun üzerine Ebru Cansu, olayla ilgili resen soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında jandarma ekipleri tarafından şüpheli gözaltına alındı. İsmi açıklanmayan şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede, Hayvanları Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan tutuklandı. Başsavcı Cansu, sokak hayvanlarına yönelik eziyet ve kötü muameleye karşı sıfır tolerans gösterileceğini vurguladı. ‘BAŞSAVCILIĞA DUYARLILIĞINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ’ Dersim'de Hayvanları Koruma Derneği (DERHAYKO) sözcüsü Dilşah Mak, başsavcılığın duyarlılığına teşekkür ederek, “Görüntüde bir vatandaş daha yeni doğan bir köpeği karın üzerine koymuş ve sadece görsel çekmek için dahi olsa donarak öleceğini düşünmeden o anki görsel için, keyfi için bir paylaşım yapmıştı. Sosyal medyada da çok tepki aldı ve bizler de yine tepkiler oluşturduk. Başsavcılığın da duyarlılığıyla hemen harekete geçildi. Aynı zamanda kişinin şahsi hesaplarını da incelediğimizde bir domuzu suya atıp köpeklere boğdurduğu görüntülerine denk geldik. Çok üzüldük. Gerçekten biz bir karıncayı bile su içerisinde çırpınırken kurtarmak için çabalarken insanların bu kadar görsel için acımasız oluşlarını kabul edemiyoruz. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na duyarlılığı için çok teşekkür ediyoruz. Tutuklandığını duyduk. Umarım bu bir emsal olur ve ne köpek dövüşleri ne hayvana zarar veren ne de avcılık karşısında sessiz kalmayan kurumlar aynen bu şekilde devam ederek caydırıcılığı artar” dedi.

Dijital Vicdan: Yılın Kelimesi Haber

Dijital Vicdan: Yılın Kelimesi

Türk Dil Kurumu 2025 yılının kavramını “dijital vicdan” olarak açıkladı. Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürütülen çalışmada, halktan gelen öneriler ve alanında uzman 23 kişiden oluşan Değerlendirme Kurulunun çalışmaları sonucunda belirlenen 5 kelime/kavram, Türk Dil Kurumunun genel ağ sayfasında halk oylamasına sunulmuştu. Oylamaya değer bulunan kelimeler “dijital vicdan”, “vicdani körlük”, “çorak”, “eylemsiz merhamet” ve “tek tipleşme” olarak belirlenmişti. Halk oylaması sonucunda “2025 Yılının Kelimesi/Kavramı” olarak “dijital vicdan”ın belirlendiği açıklandı. “Dijital vicdan” kavramı ile ilgili açıklanan gerekçe şöyle: “‘Vicdan’, TDK’ye göre ‘kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine düşünmesini sağlayan duygu’ olarak tanımlanır. Ancak dijital çağda bu kavram farklı bir boyut kazanmıştır. İnsanlar çoğu zaman gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda, sosyal medyada bir paylaşım ya da beğeniyle ‘vicdanlarını rahatlatma’ eğilimine girmektedir. Bu durum, bireysel duyarlılığı pasifize ederek vicdanı ‘tıklanabilir bir işlem’e indirgemektedir. Beğeni, paylaşım ve yorum yapan bireyler bir ‘tıklama’ aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Merhamet ve insaf duygusunu ise sembolik görünürlükle sınırlamaktadır. Bu nedenle ‘dijital vicdan’ kavramı, çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini almalıdır. Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için ‘içerik üretmek’, o olayın gerçekliğini bozarak, bireyde sanal bir vicdani rahatlama yaratarak, bireyi sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında, somut çözümler üretmekten alıkoyarak, sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.