Hava Durumu

#Sosyal Medya

Tunceli Postası - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yavru köpeğe eziyete tutuklama Haber

Yavru köpeğe eziyete tutuklama

TUNCELİ Cumhuriyet Başsavcı Ebru Cansu, sanal medyada bir kişinin yeni doğan yavru köpeği kar üzerine bırakıp fotoğraf çekildiği görüntüleri fark edip resen soruşturma başlattı. Gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, sanal medyada yapılan paylaşımları incelerken, yeni doğan bir kangal yavrusunun kar üzerinde soğukta bekletildiği görüntülere rastladı. Yapılan incelemede, şüphelinin fotoğraf ve görüntü çekmek amacıyla yavru köpeği kısa süreli de olsa annesinden ayırdığı tespit edildi. Aynı kişinin sosyal medya hesabında Munzur Nehri kenarında iki köpeğin bir yaban domuzunu boğarak öldürdüğü anlara ait görüntüleri de paylaştığını belirledi. Bunun üzerine Ebru Cansu, olayla ilgili resen soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında jandarma ekipleri tarafından şüpheli gözaltına alındı. İsmi açıklanmayan şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede, Hayvanları Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan tutuklandı. Başsavcı Cansu, sokak hayvanlarına yönelik eziyet ve kötü muameleye karşı sıfır tolerans gösterileceğini vurguladı. ‘BAŞSAVCILIĞA DUYARLILIĞINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ’ Dersim'de Hayvanları Koruma Derneği (DERHAYKO) sözcüsü Dilşah Mak, başsavcılığın duyarlılığına teşekkür ederek, “Görüntüde bir vatandaş daha yeni doğan bir köpeği karın üzerine koymuş ve sadece görsel çekmek için dahi olsa donarak öleceğini düşünmeden o anki görsel için, keyfi için bir paylaşım yapmıştı. Sosyal medyada da çok tepki aldı ve bizler de yine tepkiler oluşturduk. Başsavcılığın da duyarlılığıyla hemen harekete geçildi. Aynı zamanda kişinin şahsi hesaplarını da incelediğimizde bir domuzu suya atıp köpeklere boğdurduğu görüntülerine denk geldik. Çok üzüldük. Gerçekten biz bir karıncayı bile su içerisinde çırpınırken kurtarmak için çabalarken insanların bu kadar görsel için acımasız oluşlarını kabul edemiyoruz. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na duyarlılığı için çok teşekkür ediyoruz. Tutuklandığını duyduk. Umarım bu bir emsal olur ve ne köpek dövüşleri ne hayvana zarar veren ne de avcılık karşısında sessiz kalmayan kurumlar aynen bu şekilde devam ederek caydırıcılığı artar” dedi.

Dijital Vicdan: Yılın Kelimesi Haber

Dijital Vicdan: Yılın Kelimesi

Türk Dil Kurumu 2025 yılının kavramını “dijital vicdan” olarak açıkladı. Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürütülen çalışmada, halktan gelen öneriler ve alanında uzman 23 kişiden oluşan Değerlendirme Kurulunun çalışmaları sonucunda belirlenen 5 kelime/kavram, Türk Dil Kurumunun genel ağ sayfasında halk oylamasına sunulmuştu. Oylamaya değer bulunan kelimeler “dijital vicdan”, “vicdani körlük”, “çorak”, “eylemsiz merhamet” ve “tek tipleşme” olarak belirlenmişti. Halk oylaması sonucunda “2025 Yılının Kelimesi/Kavramı” olarak “dijital vicdan”ın belirlendiği açıklandı. “Dijital vicdan” kavramı ile ilgili açıklanan gerekçe şöyle: “‘Vicdan’, TDK’ye göre ‘kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine düşünmesini sağlayan duygu’ olarak tanımlanır. Ancak dijital çağda bu kavram farklı bir boyut kazanmıştır. İnsanlar çoğu zaman gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda, sosyal medyada bir paylaşım ya da beğeniyle ‘vicdanlarını rahatlatma’ eğilimine girmektedir. Bu durum, bireysel duyarlılığı pasifize ederek vicdanı ‘tıklanabilir bir işlem’e indirgemektedir. Beğeni, paylaşım ve yorum yapan bireyler bir ‘tıklama’ aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Merhamet ve insaf duygusunu ise sembolik görünürlükle sınırlamaktadır. Bu nedenle ‘dijital vicdan’ kavramı, çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini almalıdır. Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için ‘içerik üretmek’, o olayın gerçekliğini bozarak, bireyde sanal bir vicdani rahatlama yaratarak, bireyi sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında, somut çözümler üretmekten alıkoyarak, sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır.”

Günümüzün 7 Saati Sosyal Medyada Geçiyor Haber

Günümüzün 7 Saati Sosyal Medyada Geçiyor

Kısa sürede iyi hissettiren ancak bilinçli sürdürülmediğinde uzun vadede mutluluk yerine tatminsizlik oluşturabilen alışkanlıkların başında sosyal medya ve çevrimiçi alışverişin geldiğini vurgulayan Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, bireylerin dijital platformları bilinçli ve dengeli kullanmaları, psikolojik sağlıklarını korumaları açısından çok önemli olduğunu söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye nüfusunun yüzde 67,4’ünün sosyal medya kullanıcısı olduğunu paylaşan Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Sosyal medya gibi anlık dopamin salgılayan kaynakların kişide bağımlılık geliştirme riski yüksektir ve gerçekçi olmayan mutluluk algısı meydana getirebilir. Bu platformlarda sürekli olarak başkalarının ‘mükemmel’ yaşamlarını görmek, kişilerin kendi hayatlarını olumsuz değerlendirmelerine neden olabilir. Aynı zamanda çevrimiçi alışveriş gibi alışkanlıkların abartılması durumunda finansal dengeler de şaşabileceği için oluşabilecek borçlanmalar kaygı ve stresi tetikleyerek ruh sağlığını daha da dibe çekebilir” dedi. DİJİTAL DENGEYİ KURMAK GEREKİYOR Sosyal medya ve internetin tamamen kötü olduğunu söylemenin doğru olmadığını ancak bilinçli kullanılması gerektiğinin altını çizen Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Burada önemli olan nokta sosyal medya gibi anlık mutluluk kaynaklarını tamamen reddetmek değil, bunları nasıl ve ne kadar kullandığımızı bilinçli bir şekilde kontrol etmektir. Gerçek mutluluk, denge ve farkındalık ile sağlanır. Dijital detokslar yapmak, farkındalıkla içerik tüketmek ve sosyal medyada geçirilen süreyi kontrol etmek sağlıklı bir zihin için çok kritik. Alışveriş konusunda da ihtiyaç ve istek arasındaki farkı iyi ayırt etmek anlık haz yerine uzun vadeli tatmin sağlayabilir” açıklamasında bulundu. MUTLULUK SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMALI Gerçek mutluluğun anlamlı ilişkiler, kişisel gelişim ve içsel denge ile daha sürdürülebilir hale geldiğini belirten Unutmaz, “Sürekli mutlu olma beklentisi, doğal ve sağlıklı bir yaklaşım değil. İnsan psikolojisi inişli çıkışlıdır ve her duygu bir ihtiyacımıza işaret eder. Mutsuzluk, kaygı veya üzüntü gibi duygular da anlamlıdır ve işlenmesi gerekir. Ek olarak herkes mutluluk tanımını kendine göre oluşturmalı. Toplumun, sosyal medyanın veya reklamların empoze ettiği mutluluk anlayışına körü körüne kapılmaktansa, kendi değerlerimiz doğrultusunda bizi gerçekten neyin tatmin ettiğini keşfetmemiz gerekir. Gerçek mutluluk, dışarıdan gelen geçici uyaranlarla değil, kişinin kendini anlaması ve geliştirmesiyle mümkün” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.