Hava Durumu

#Dersim

Tunceli Postası - Dersim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dersim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

39 yıldır bekliyorlar: 5 kilometrelik yol yapılsa köylerine dönebilecekler Haber

39 yıldır bekliyorlar: 5 kilometrelik yol yapılsa köylerine dönebilecekler

Merkez'e bağlı Bali Mezrası 1987 yılında güvenlik gerekçesiyle boşaltıldı. Aradan 39 yıl geçti, güvenlik şartları değişti, ancak köy sakinleri bu kez de yapılmayan 5 kilometrelik yol yüzünden evlerine dönemiyor. Köylülerden Alişan Dönmez, “Ben bu köyde doğdum. Burada büyüdüm. 1987'de biz buradan çıktık, burayı boşalttık. Dersim'de ilk boşaltılan köy bu köydür. Talebimiz yoldur. Şimdi oraya yol gitse çocuklarımız da biz de gideceğiz. Ama yolun yapılması, hizmetlerin devam etmesi lazım. Müracaatlarımız şu anda var yani. Vali Bey'le görüştük. Üç ay önceydi herhalde. Görüştük. 'Şu anda yol programımızda yok' dedi. Bize öyle bir cevap verdi” diye konuştu. “ARICILIK VE HAYVANCILIK YAPACAĞIZ” Köye dönmeleri halinde üretim yapacaklarını ifade eden Dönmez, şöyle konuştu: “Şu anda derdimiz yoldur. Ben orada doğmuşum, orada da ölmek istiyorum. Köye gidersek, devlet bize el atarsa, yol götürürse gideceğiz oraya. Orada arıcılık da yapacağız, hayvancılık da yapacağız. Tam yeridir yani. Biz bunu istiyoruz. Devletten başka bir şey istemiyoruz. Yani bir katkıda bulunsa, valimiz olsun, yetkililerimiz olsun; sonuçta devletimizdir yani. İstese iki ayda o yolu götürür. Beş kilometrelik bir yer. Eğriyamaç yolundan aldın mı direkt oraya gidiyor zaten. En fazla iki ay sürer, fazla değil.” “HİÇBİR ADIM ATILMIYOR” Hasan Dönmez de bu mezrada doğup büyüdüğünü, mezranın 1987'de boşaltıldığını anlatarak, "Yıllardır yol için müracaatlarda bulunuyoruz. Ancak herhangi bir adım atan yok. Defalarca valilerimizle görüştük. Yolumuzun yapılacağını söylediler. Ama giden validen sonra gelen hiçbir vali bu işi yerine getirmedi. Son gelen valimizle yine bir görüşmemiz oldu. Ancak önce ana yolların, daha sonra köy yollarının yapılacağını söylediler. Vali yardımcısıyla görüştüğümüzde o da aynı şeyi söylüyor. Yalnız hiçbir adım atılmıyor” dedi. Arıcılığa başladığını bildiren Dönmez, geçmişte koyunları da olduğunu ifade etti. Dönmez, "70-80 tane koyunumuz vardı. Bizim dağlarımız geniş. Koyunları dağlara getirmek istiyoruz. Ancak yol olmayınca gidilmiyor. Erzak yetiştirilmiyor. Çünkü erzak götürebilmemiz için yolun olması, ulaşımın sağlanması lazım. Buradaki dağlardaki bitki örtüsü hiçbir yerde yok. Aynen Munzur Dağları gibi. Burada arıcılık yapmak, buradan faydalanmak istiyoruz. Yol istiyoruz. Tek beklentimiz bu. Vergimizi düzenli ödüyoruz. Şimdiye kadar devlete karşı hiçbir şeyimiz olmadı. Şimdi devlet diyoruz ama hepimiz devletin bireylerini oluşturuyoruz. Fakat yetkililer ilgilenmiyor. Bizim onlardan tek talebimiz yoldur. Başka bir beklentimiz yok” diye konuştu.

TTSO’dan İstanbul’daki Etkinliklere Sert Tepki: "Bu Kentin Üzerinden Ellerinizi Çekiniz!" Haber

TTSO’dan İstanbul’daki Etkinliklere Sert Tepki: "Bu Kentin Üzerinden Ellerinizi Çekiniz!"

İstanbul başta olmak üzere metropollerde kentin kültürel mirasını tanıtmak iddiasıyla organize edilen ancak yerel dinamikleri dışlayan etkinliklere Tunceli iş dünyasından çok sert bir tepki geldi. TTSO yönetimi, kentin ekonomik ve kültürel hayatını doğrudan ilgilendiren bu duruma karşı sessiz kalmayacağını belirterek kamuoyuna yönelik kapsamlı bir bildiri paylaştı. "Diaspora Dernekleri Memleket Menfaatini Ön Planda Tutmalı" Açıklamada, gurbette yaşayan hemşehrileri bir araya getirmek amacıyla kurulan federasyon ve derneklerin bu süreçlerde daha seçici ve hassas olması gerektiği vurgulandı. Tunceli'nin adını ve kültürünü taşıyan bu köklü yapıların, yerel üreticilerin ve kent dinamiklerinin tamamen dışlandığı organizasyonlar karşısında sessiz kalmasının üzüntü verici olduğu ifade edilerek, kurumsal mülahazaların ötesine geçilmesi ve memleket menfaatine sahip çıkılması çağrısı yapıldı. Tescilli Ürünlere Sahte/Taklit Tehdidi: "Marka Değerimiz Zedeleniyor" TTSO, bu tür kontrolsüz etkinliklerde Tunceli coğrafyasıyla hiçbir ilgisi olmayan, menşei belirsiz taklit ve sahte ürünlerin "Dersim/Tunceli ürünü" adı altında satıldığına dikkat çekti. Bildiride şu ifadelere yer verildi: "Coğrafi işaretli ürünlerimizin itibarını zedeleyen, yerel esnafımızın, çiftçimizin ve arıcımızın emeğini hiçe sayan bu durum, yüzlerce yıllık temiz ve asil kültürümüze ciddi zararlar vermektedir. Hiç kimsenin, kısa vadeli ticari kazançlar uğruna Tunceli’nin marka değerini ve güvenilirliğini zedelemeye hakkı yoktur." Resmi Kurumlarla Koordinasyon Eksikliği Bir ilin adı kullanılarak metropollerde devasa organizasyonlar düzenlenirken, söz konusu ilin Ticaret Odası, Valiliği veya Esnaf Odalarıyla hiçbir resmi bağ kurulmamasının meşruiyet sorgulaması yarattığı belirtildi. Kamusal alanların ve imkanların, o şehrin gerçek temsilcilerinin bilgisi ve onayı dışında denetimsiz ticari faaliyetlere açılmasının kabul edilemez bir durum olduğunun altı çizilerek, izin veren kurumlar gelecekte daha koordineli hareket etmeye davet edildi. "İsimlerimizin Pazar Malzemesi Yapılmasına Müsaade Edemeyiz" TTSO, "Sonuç ve Çağrı" bölümünde Dersim ve Tunceli isimlerinin toplumun ortak hafızası, emeği ve kutsalı olduğunu hatırlatarak, yerel üreticilerin ve odaların içinde yer almadığı hiçbir tanıtım gününün memlekete fayda sağlamayacağını ilan etti. Kurum, diaspora derneklerini, organizasyon firmalarını ve ilgili kamu kurumlarını bir kez daha sağduyuya ve kurumsal iş birliğine davet ederek, sürecin hukuki ve idari olarak takipçisi olacaklarını duyurdu.

Hüseyin Çelik: İade-i itibarlar yapılmalı, Tunceli ilinin adı "Dersim" olarak değiştirilmeli Haber

Hüseyin Çelik: İade-i itibarlar yapılmalı, Tunceli ilinin adı "Dersim" olarak değiştirilmeli

AK Parti’nin kurucu isimlerinden ve eski bakan Hüseyin Çelik, Tunceli ilinin isminin Dersim şeklinde değiştirilmesi yönünde çağrıda bulundu. Çelik, "Günümüzde yapılması gereken; ders kitaplarında tarihi gerçeklere yer verilmesi, dilenen özrün bir gereği olarak iade-i itibarların gerçekleştirilmesi ve Tunceli adının ‘Dersim’ olarak değiştirilmesidir." dedi. AK Parti'nin kurucuları arasında bulunan ve geçmişte bakanlık yapan Hüseyin Çelik'ten dikkat çeken bir talep geldi. Tunceli'nin adının Dersim olarak değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Dersim’de yaşananları anımsamak, hakikati kabul etmek ve toplumsal hafızayı diri tutmak; yalnızca geçmişe karşı bir ödev değil, aynı zamanda daha adil, daha demokratik ve daha sağlam bir gelecek inşa etme iradesinin gereğidir." ifadelerini kullandı. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Çelik, şunları kaydetti: "4 Mayıs 1937’de ‘Tunceli Tenkil Harekâtı’ kararıyla başlayarak 1938’in sonuna dek süren Dersim hadiseleri, milletimizin ortak belleğinde derin yaralar bırakan acı bir dönemi temsil etmektedir. Geçen uzun yıllara rağmen yaşanan acılar, toplumsal vicdandaki yerini hâlâ korumaktadır. Bir hukuk devleti, kendi geçmişiyle yüzleşmekten çekinmeyen bir devlettir. Devlet adına geçmişte yapılmış hatalar mevcutsa, buna açık yüreklilikle ‘hata’ denilebilmeli; hakikat tüm çıplaklığıyla ortaya konmalı ve gerekliyse sorumluluk üstlenilebilmelidir. Geçmişte Sayın Cumhurbaşkanımız, AK Parti Grup Toplantısı’nda Genel Başkan sıfatıyla, Dersim’de yaşanan faciaya dair net ve tarihi bir duruş sergilemiş, ‘Dersim olayları sebebiyle devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ben özür dilerim ve diliyorum’ sözlerini sarf etmişti. Bugün yapılması gereken şey, ders kitaplarında tarihi gerçeklere yer verilmesi, dilenen özrün gereği olarak iade-i itibarların yapılması ve Tunceli adının ‘Dersim’ olarak değiştirilmesidir. Dersim’de yaşananları hatırlamak, hakikati teslim etmek ve toplumsal hafızayı canlı tutmak; sadece geçmişe karşı bir sorumluluk değil, aynı zamanda daha adil, daha demokratik ve daha güçlü bir gelecek kurma iradesinin de gereğidir."

Yavru köpeğe eziyete tutuklama Haber

Yavru köpeğe eziyete tutuklama

TUNCELİ Cumhuriyet Başsavcı Ebru Cansu, sanal medyada bir kişinin yeni doğan yavru köpeği kar üzerine bırakıp fotoğraf çekildiği görüntüleri fark edip resen soruşturma başlattı. Gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, sanal medyada yapılan paylaşımları incelerken, yeni doğan bir kangal yavrusunun kar üzerinde soğukta bekletildiği görüntülere rastladı. Yapılan incelemede, şüphelinin fotoğraf ve görüntü çekmek amacıyla yavru köpeği kısa süreli de olsa annesinden ayırdığı tespit edildi. Aynı kişinin sosyal medya hesabında Munzur Nehri kenarında iki köpeğin bir yaban domuzunu boğarak öldürdüğü anlara ait görüntüleri de paylaştığını belirledi. Bunun üzerine Ebru Cansu, olayla ilgili resen soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında jandarma ekipleri tarafından şüpheli gözaltına alındı. İsmi açıklanmayan şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede, Hayvanları Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan tutuklandı. Başsavcı Cansu, sokak hayvanlarına yönelik eziyet ve kötü muameleye karşı sıfır tolerans gösterileceğini vurguladı. ‘BAŞSAVCILIĞA DUYARLILIĞINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ’ Dersim'de Hayvanları Koruma Derneği (DERHAYKO) sözcüsü Dilşah Mak, başsavcılığın duyarlılığına teşekkür ederek, “Görüntüde bir vatandaş daha yeni doğan bir köpeği karın üzerine koymuş ve sadece görsel çekmek için dahi olsa donarak öleceğini düşünmeden o anki görsel için, keyfi için bir paylaşım yapmıştı. Sosyal medyada da çok tepki aldı ve bizler de yine tepkiler oluşturduk. Başsavcılığın da duyarlılığıyla hemen harekete geçildi. Aynı zamanda kişinin şahsi hesaplarını da incelediğimizde bir domuzu suya atıp köpeklere boğdurduğu görüntülerine denk geldik. Çok üzüldük. Gerçekten biz bir karıncayı bile su içerisinde çırpınırken kurtarmak için çabalarken insanların bu kadar görsel için acımasız oluşlarını kabul edemiyoruz. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na duyarlılığı için çok teşekkür ediyoruz. Tutuklandığını duyduk. Umarım bu bir emsal olur ve ne köpek dövüşleri ne hayvana zarar veren ne de avcılık karşısında sessiz kalmayan kurumlar aynen bu şekilde devam ederek caydırıcılığı artar” dedi.

Muharrem Ayı’nın Manevi Atmosferinde Oruç Açma Lokması Düzenlendi Haber

Muharrem Ayı’nın Manevi Atmosferinde Oruç Açma Lokması Düzenlendi

Tunceli Valiliği tarafından Muharrem ayının maneviyatını yaşatmak, toplumsal birlik ve beraberliği pekiştirmek amacıyla düzenlenen "Oruç Açma Lokması" etkinliği, 3 Temmuz 2025 Perşembe günü Tunceli Yolkonak Cem Evi’nde yoğun katılımla gerçekleşti. Tunceli Valisi Şefik Aygöl’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa il protokolü, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlik, saat 20.00’de başlayan oruç açımıyla birlikte başladı. Cem Evi bahçesinde kurulan alanda vatandaşlara lokma ikramı yapılırken, Muharrem ayının anlam ve önemine dair konuşmalar yapıldı. Vali Şefik Aygöl konuşmasında, Muharrem ayının toplumumuzda taşıdığı derin anlamlara dikkat çekerek, bu ayda tutulan oruçların ve paylaşılan lokmaların, kardeşlik duygularını pekiştirmedeki önemine değindi. "Birlik ve Beraberliğin Güçlendiği Anlamlı Bir Gün Yaşadık" Vali Aygöl konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Muharrem ayı, matem ayıdır, aynı zamanda sabrın, dayanışmanın ve paylaşmanın ayıdır. Bugün burada bir araya gelmemiz, inancın ve ortak değerlerin bizi nasıl bir arada tutabildiğinin en güzel örneğidir. Farklı inançlara, düşüncelere ve geleneklere sahip olsak da ortak bir yürekte buluşabiliyor olmak, bu toprakların en kıymetli zenginliğidir. Rabbim bu birlikteliğimizi daim eylesin." Katılımcılar, dualar eşliğinde oruçlarını açtıktan sonra, lokma ve çeşitli ikramlarla iftarlarını yaptı. Etkinlik boyunca duygusal anlar da yaşandı. Özellikle Cem Evi önünde kurulan sohbet halkalarında, vatandaşlar Muharrem ayının anlamını paylaşarak, Alevi inanç sisteminin temel taşlarından biri olan "lokma paylaşımı"nın ruhunu birlikte yaşadı. Vatandaşlara Ulaşım Kolaylığı Sağlandı Etkinliğe ulaşımın kolay sağlanabilmesi için Valilik tarafından özel servisler de organize edildi. Saat 19.00’dan itibaren Alpdoğan Mahallesi Yeraltı Çarşısı önü, Atatürk Mahallesi Kültür Müdürlüğü önü ve Cumhuriyet Mahallesi AFAD İl Müdürlüğü önünden otobüsler kaldırılarak vatandaşların etkinlik alanına rahatlıkla ulaşmaları sağlandı. Toplumsal Dayanışmaya Önemli Katkı Oruç açma lokması etkinliği, sadece bir iftar programı olmanın ötesine geçerek Tunceli’nin kültürel ve inançsal çeşitliliğini yansıtan, birleştirici bir platform olarak dikkat çekti. Farklı çevrelerden insanların aynı sofrada buluştuğu, aynı duaya “amin” dediği bu etkinlik; toplumsal barışa, hoşgörüye ve dayanışmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Tunceli Valiliği tarafından düzenlenen bu anlamlı etkinlik, hem manevi atmosferi hem de samimi birlikteliğiyle uzun süre hafızalarda kalacak. Muharrem ayının ruhuna uygun şekilde gerçekleştirilen Oruç Açma Lokması, Tunceli halkının gönül sofralarını bir araya getirirken, devlet ile vatandaş arasındaki güven ve iletişimin pekişmesine de önemli katkılar sundu.

Halk sağlığı uzmanından Kene uyarısı Haber

Halk sağlığı uzmanından Kene uyarısı

Dr. Gülnaz Ulusoy, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. KKKA’nın keneler tarafından taşınan bir virüsle bulaşan ölümcül bir hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Gülnaz Ulusoy, hastalığın insanlarda baş ağrısı, kusma, ishal, kas ağrıları yapan ağır vakalarda ise kanamalarla seyreden bir hastalık olduğunu söyledi. Vakaların kenelerin aktifleştiği ilkbahar ve yaz aylarında daha çok görüldüğünü kaydeden Uzm. Dr. Ulusoy, ’’Hastalık ülkemizde başta hastalık etkenini taşıyan kenenin tutunması veya buna dokunulmasıyla bulaşmaktadır. Bunun yanı sıra hastalık hayvanların veya hasta kişilerin kan, doku, vücut sıvılarına korunmasız dokunmakla da bulaşmaktadır. Kuluçka süresi kenenin tutunmasından sonra bir ile üç gün arasındadır. En fazla dokuz gün sürmektedir" dedi. KKKA’dan korunmak için yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Gülnaz Ulusoy, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden korunmak için tarla, bağ, bahçe, piknik gibi alanlara gidildiğinde mümkün olduğu kadar uzun kollu, uzun paçalı giysiler giymeli, pantolon paçaları çorapların içine konulmalı. Keneyi görebilmek için de açık renkli giysiler giyilmelidir. Kene yönünden riskli alanlardan dönüldükten sonra kişi kendisi ve çocuklarını kulak arkası, kasıklar, diz arkası gibi yerlere dikkatlice bakmalıdır" diye konuştu. Kene tutunması halinde yapılacaklara değinen Uzm. Dr. Ulusoy, "Kene tutunmuş ise hiç vakit geçirmeden çıplak elle dokunmamak şartıyla uygun malzemeyle bu malzemeler bez, naylon poşet, eldiven olabilir vücuda yapıştığı en yakın yerden çıkartılmalıdır. Eğer çıkartılamıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kene tutunan kişiler kendilerini on gün süreyle ateş, kusma, baş ağrısı, kas ağrısı, ishal gibi belirtilen yönünden izlemelidir. Bu belirtilerden bir veya bir kaçının ortaya çıkması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.