Hava Durumu

#Türkiye

Tunceli Postası - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençler yaban hayatı için seferber oldu Haber

Gençler yaban hayatı için seferber oldu

Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde geçler tarafından yoğun kar yağışı nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için doğaya yem bırakıldı. Çemişgezek Kaymakamlığı, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen çalışmada, gönüllü gençler yaban hayatına destek olmak amacıyla harekete geçti. Dağ keçileri başta olmak üzere yaban hayatı popülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde, gençler tarafından temin edilen ekmek kurusu, buğday ve kemikler hayvanların kolaylıkla ulaşabileceği alanlara bırakıldı. Doğaya ve canlılara karşı duyarlılığın artırılmasını ve korunmasını amaçlayan etkinliğe çok sayıda genç katıldı. Yaban hayatına yem bırakma etkinliğine katılan gençlerden Didem Erisoy, "Çemişgezek’in zengin yaban hayatı hepimiz için büyük bir değer. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüzün koordinasyonunda gerçekleştirdiğimiz bu çalışmayla, sadece hayvanlara yem bırakmadık; aynı zamanda doğayla uyum içinde yaşamanın önemine dikkat çekmek istedik. Amacımız, bu duyarlılığın yaygınlaşması ve herkesin doğaya karşı daha bilinçli hareket etmesi" dedi. "Doğaya sahip çıkmanın hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz" Gençlerden Zerruk Devebakan,"Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüzün koordinasyonunda, Çemişgezek’te yaban hayatını korumak için doğaya yem ve kemik bıraktık. Özellikle kış şartlarında yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanlarına destek olmayı amaçladık. Doğaya sahip çıkmanın hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Bıraktığımız her yem, aslında doğayla kurduğumuz bağın bir ifadesi" Yaban hayatına yem bırakmakla doğayla bir bağ kurduklarını belirten gençlerden Müjde Demir, "Doğa bize ait bir alan değil, bizim de parçası olduğumuz bir yaşam. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüzün koordinasyonunda yaptığımız bu çalışmayla, yaban hayvanlarının bu topraklarda yalnız olmadığını göstermek istedik. Bıraktığımız her yem, aslında doğayla kurduğumuz bağın bir ifadesi. Amacımız, bu bilinci özellikle gençler arasında kalıcı hale getirmek" diye konuştu. "Yaban hayvanlarımıza da sahip çıkmamız gerekiyor" Çemişgezek Gençlik Merkezi Müdürü Onur Balcı ise "Bugün ilçe gençlerimizle birlikte, kış şartlarının ağır geçtiği ilçemizde doğaya yiyecek bıraktık. Bu zor şartlarda doğadaki yaban hayvanlarımıza da sahip çıkmamız gerekiyor. İlçemizde, ilimizde ve Türkiye’de yoğun kış şartları ağır geçmektedir. Halkımız olarak da yaban hayatına sahip çıkarsak mutlu oluruz" ifadelerini kullandı.

Son 55 yılın en sıcak 3'üncü kasım ayı yaşandı Haber

Son 55 yılın en sıcak 3'üncü kasım ayı yaşandı

Türkiye genelinde 1991-2020 arası 9,3 derece olan kasım ayı ortalama sıcaklığı bu yıl 2,9 derece artış göstererek 12,2 derece oldu. Türkiye 1971-2025 dönemi kasım ayı ortalama sıcaklık sıralaması verilerine göre de 2025 yılı, son 55 yılın en sıcak 3'üncü kasım ayı oldu. Geçen ay sıcaklıklar, Akhisar, Gediz, Dalaman, Göksun, Acıpayam, Korkuteli, Sivas, Zara, Kangal, Kızılcahamam, Erzincan, Erzurum, Iğdır, Tunceli, Malatya, Bingöl, Muş, Hakkari, Horasan, Tercan, Divriği, Hınıs, Arapgir, Karakoçan, Solhan, Malazgirt, Palu, Baskil, Elbistan, Doğanşehir, Yüksekova, Batman, Ceylanpınar çevrelerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Yurdun diğer bölgelerinde mevsim normallerinin üzerinde ölçüldü. Kasımda en düşük sıcaklık sıfırın altında 10 derece ile Ardahan'da, en yüksek sıcaklık ise 33,3 dereceyle Osmaniye'de kaydedildi. Türkiye'de kasım ayı ortalama sıcaklıkları en son 2010 ve 2023 yıllarında mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmişti. Geçen ay ise sıcaklıklar 9,3 dereceyi aşarak son 55 yılın en sıcak 3'üncü kasım ayı olarak kayıtlara geçti. Bölgelere göre sıcaklıklar Marmara Bölgesi'nde kasımda sıcaklıklar bölgenin tamamında mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. En düşük sıcaklık sıfırın altında 1,2 dereceyle Balıkesir'de, en yüksek sıcaklık ise 26,6 derece ile İstanbul Florya'da ölçüldü. Ege Bölgesi'nde Akhisar ve Gediz çevrelerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşen kasım ayı sıcaklıkları, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde kaydedildi. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 3,9 dereceyle Kütahya'nın Gediz ilçesinde, en yüksek sıcaklık ise 29,3 dereceyle Muğla'nın Milas ilçesinde görüldü. Akdeniz Bölgesi'nde geçen ay Dalaman, Göksun, Acıpayam, Korkuteli çevrelerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşen sıcaklıklar, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 5,4 derece ile Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde, en yüksek sıcaklık ise 33,3 dereceyle Osmaniye'de kaydedildi. İç Anadolu Bölgesi'nde kasımda sıcaklıklar Sivas, Zara ve Kangal çevrelerinde mevsim normalleri civarında, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde kayıtlara geçti. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 9,8 derece ile Sivas'ın Kangal ilçesinde, en yüksek sıcaklık ise 25,7 dereceyle Konya'nın Ereğli ilçesinde ölçüldü. Güneydoğu'da en yüksek sıcaklık Şırnak'ta ölçüldü Karadeniz Bölgesi'nde geçen ay sıcaklıklar, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesi çevresindeki bölümünde mevsim normalleri civarında gerçekleşti, diğer kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde kaydedildi. En düşük sıcaklık sıfırın altında 5,1 dereceyle bölgenin Erzurum İspir ilçesi çevresinde, en yüksek sıcaklık ise 29,4 dereceyle Ordu'da kaydedildi. Doğu Anadolu Bölgesi'nde geçen ay sıcaklıklar Erzincan, Erzurum, Iğdır, Tunceli, Malatya, Bingöl, Muş, Hakkari, Horasan, Tercan, Divriği, Hınıs, Arapgir, Karakoçan, Solhan, Malazgirt, Palu, Baskil, Elbistan, Doğanşehir, Yüksekova çevrelerinde mevsim normalleri civarında, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 10 dereceyle Ardahan'da, en yüksek sıcaklık ise 26 derece olarak Elazığ'ın Palu ilçesinde ölçüldü. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kasım ayında sıcaklıklar Batman ve Ceylanpınar çevrelerinde mevsim normalleri civarında, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde kayıtlara geçti. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 1,4 dereceyle Diyarbakır'da, en yüksek sıcaklık ise 32 dereceyle Şırnak'ın Cizre ilçesinde görüldü.

TARF Teknoloji Konferansları Kapsamında “Türkiye'de Uydu ve Uzay Çalışmaları” Programı Düzenlendi Haber

TARF Teknoloji Konferansları Kapsamında “Türkiye'de Uydu ve Uzay Çalışmaları” Programı Düzenlendi

Tunceli İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından #GençARGE etkinlikleri kapsamında yürütülen bilim ve teknoloji odaklı eğitim çalışmaları devam ediyor. Bu çerçevede, öğrencilerin uzay ve uydu teknolojileri hakkında bilgi edinmeleri, bilimsel merak ve araştırma becerilerini geliştirmeleri ve geleceğin mesleklerine yönelik farkındalık kazanmaları amacıyla TARF Teknoloji Konferansları kapsamında TÜRKSAT Kalite Yöneticisi Adnan Çelik Tunceli’de öğrencilerle buluştu. Programa İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Bahameddin Karaköse, İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın İsmail Kaya, TARF Dergisi personeli, okul yöneticileri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. “Gençlerimizin bilimsel düşünme becerisini güçlendirmek istiyoruz” Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Bahameddin Karaköse konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Tunceli İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak Türkiye’nin uzay ve uydu çalışmalarını öğrencilerimize aktarmak, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedefleri doğrultusunda öğrencilerimizin bilimsel merak ve araştırma becerilerini geliştirmek, teknoloji okuryazarlığını artırmak ve gelecekteki meslekler ile kariyer planlamaları konusunda farkındalık kazandırmak istiyoruz. Bugün burada, sizlerin analitik düşünme, problem çözme ve yaratıcılık becerilerini destekleyerek, bilimsel düşünceye dayalı bir vizyon geliştirmenizi sağlamak ve ülkemizin uzay ve teknoloji alanındaki geleceğine bilinçli, donanımlı bireyler olarak katkıda bulunmanızı hedefliyoruz.” Konuşmasına bilimsel merakın ve gençlerin teknolojiyle buluşmasının önemine dikkat çekerek başlayan Adnan Çelik, Türkiye’nin uydu alanındaki yükselişine vurgu yaptı. Çelik, TÜRKSAT 6A sürecinin Türkiye açısından tarihî bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Bugün Türkiye, haberleşme uydusunu tasarlayan, üreten ve uzaya gönderen sayılı ülkeler arasındadır. TÜRKSAT 6A ile birlikte yerlilik oranını daha da artırdık ve bu, ülkemizin uzay alanındaki bağımsızlığını güçlendiren çok değerli bir adımdır. Gençlerin bu alana ilgi duyması, gelecekte daha güçlü projelere imza atabilmemiz için büyük önem taşıyor." Türkiye'nin Uzay Yolculuğu Öğrencilere Aktarıldı TÜRKSAT Kalite Yöneticisi Adnan Çelik, yaptığı sunumda Türkiye’nin son yıllarda uzay ve uydu teknolojilerindeki ilerlemesine dikkat çekerek TÜRKSAT 6A ile birlikte Türkiye’nin yerli ve millî haberleşme uydusu üretebilen ülkeler arasında yer aldığını vurguladı. Çelik, uydu geliştirme süreçlerinden kalite ve test aşamalarına, küresel haberleşme altyapısından geleceğin uzay projelerine kadar birçok başlıkta öğrencilerle teknik ve ufuk açıcı bilgiler paylaştı. Konferansta öğrenciler, uzay teknolojilerinin haberleşme, savunma, görüntüleme, veri aktarımı, iklim ve çevre gözlemi gibi stratejik alanlarda taşıdığı önem konusunda bilgilendirildi. Program soru-cevap bölümüyle devam etti; gençler merak ettikleri konuları doğrudan uzmanına sorma fırsatı buldu. Gençlere Bilimsel Kariyer İçin İlham TARF Teknoloji Konferansları programı, sadece bir bilgilendirme etkinliği olmanın ötesinde, öğrencilerin bilimsel araştırma süreçlerine katılmalarını teşvik eden, geleceğe dair motivasyon kazandıran bir niteliğe sahip oldu. Etkinlikle birlikte öğrencilerin: Uzay ve uydu çalışmalarına yönelik farkındalıklarının artması, Teknoloji okuryazarlığının güçlenmesi, Bilimsel merak, gözlem ve proje geliştirme becerilerinin desteklenmesi, Geleceğin meslekleri ve STEM alanları hakkında bilinçlenmesi amaçlandı. Bilim ve teknoloji odaklı çalışmalar devam edecek TARF Teknoloji Konferansları ile Tunceli’de gerçekleştirilen bu buluşma, gençlerin uzay ve teknoloji alanındaki farkındalığını artırırken, öğrenciler açısından da ilham verici bir deneyim oldu. İl Millî Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, benzer bilimsel programların ilerleyen dönemde sürdürüleceğini belirtti.

Cem Yılmaz “CMXXIV” ile Sahnelere Veda Ediyor! Haber

Cem Yılmaz “CMXXIV” ile Sahnelere Veda Ediyor!

Cem Yılmaz’ın rekorlar kıran stand-up gösterisi "CMXXIV", üçüncü sezonunda da Zorlu PSM’de kapalı gişe geçen gösterimlerinin ardından 4 ve 5 Ocak tarihlerinde son kez perdelerini açarak seyircisine veda etmeye hazırlanıyor. Cem Yılmaz, sahnelere damgasını vuran gösterisi “CMXXIV” ile üç sezondur kapalı gişe performanslarına imza atmaya devam ediyor. Zorlu PSM’de geçtiğimiz iki sezonda kırılan rekorların ardından üçüncü yılında da aynı hızla yoluna devam eden “CMXXIV”, sahnedeki enerjisi, temposu ve kahkaha tufanı yaratan anlatımıyla 4 ve 5 Ocak’ta gerçekleştireceği son temsilleriyle sahnelere veda etmeye hazırlanıyor. Her temsili biletleri çıktığı anda tükenen “CMXXIV”, 4 ve 5 Ocak’ta son kez sahneye çıkacak ve böylece sahnelere veda edecek. Zorlu Performans Sanatları Merkezi (Zorlu PSM), 13 yıldır ilham verici sanat deneyimlerini sanatseverlerle paylaşıyor. İzleyicilerine 13. sezonunda da "Dünyan Değişsin" mottosuyla seslenen ve kültür-sanat ve eğlence hayatının buluşma noktası olan Zorlu PSM, yeni sezonunda da sürprizler sunmaya devam ediyor. Bugüne kadar 8 milyona yakın sanatseveri ağırlayan Zorlu PSM, Türkiye’deki kültür sanat faaliyetlerine yön veriyor. Dünyaca ünlü müzikallerden, dünya çapındaki müzisyenlere, büyük prodüksiyonlu tiyatrolardan, kendi yapımlarına kadar uzanan nitelikli performansları sanatseverlerle buluşturan Zorlu PSM, dünya standartlarındaki çok amaçlı sanat merkezi tasarımıyla global bir sahne olma vizyonunu üzerinde taşıyor. Yenilikçi, dinamik, güncel, güvenilir, eğlenceli, çok sesli, kapsayıcı, iddialı, sıra dışı yapısıyla performans sanatları merkezi olmanın ötesine geçerek kültür sanat sektörünün gelişimine katkı sağlayan Zorlu PSM, çatısı altındaki 7 farklı mekanda benzersiz bir kültür-sanat deneyimi sunmaya devam ediyor.

“Türkiye’nin Nobeli” İlim Yayma Ödülleri 2025’e Sayılı Günler Kaldı Haber

“Türkiye’nin Nobeli” İlim Yayma Ödülleri 2025’e Sayılı Günler Kaldı

Türkiye’de üst düzey akademik çalışmaları teşvik etmek ve bilime değerli katkılar sunan seçkin isimleri onurlandırmak amacıyla İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti tarafından iki yılda bir düzenlenen İlim Yayma Ödülleri, kamuoyunda “Türkiye’nin Nobeli” olarak anılıyor. Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek olan prestijli ödül programı, yarın (29 Kasım) sahiplerini buluyor. Akademik bir vizyonun doğuşu Ödül programının temeli, 2017 yılında vakfın akademisyen mezunlarına yaptığı çağrı üzerine düzenlenen toplantıda atıldı. Bu buluşmada hem Akademik Danışma Kurulu oluşturuldu hem de Türkiye’de uluslararası ölçekte güçlü bir bilim ödülüne duyulan ihtiyaç ortaya kondu. İlk ödüller 2019’da takdim edilirken, program o tarihten bu yana iki yılda bir sürdürülüyor. “Bilim insanları ile kamuoyu arasında köprü kuruyoruz” İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, ödül programının Türkiye’nin bilim vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “21. yüzyılda dünyaya damgasını vuracak bir Türkiye hayalimiz var. Türkiye Yüzyılı hedefini gerçekleştirmek için akademik çalışmaların niteliğinin yükselmesi şart. Biz İlim Yayma Ödülleri’ni düzenlerken, ödüllerin teşvik edici olmasını amaçladık. Bilim insanları ile kamuoyu arasında bir köprü oluşturuyor, yerli akademik çalışmaları destekleyerek taçlandırmış oluyoruz.” Üç kategoride verilecek Bu yıl da ödüller üç kategoride sahiplerini bulacak: Büyük Ödül Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri Sosyal Bilimler Rekor ödül tutarları 2025 programında, Türkiye’nin bilim ekosisteminde önemli bir motivasyon kaynağı oluşturacak yüksek ödül tutarları da dikkat çekiyor: Büyük Ödül: 5 milyon TL Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri: 2 milyon TL Sosyal Bilimler: 2 milyon TL Türkiye’nin dört bir yanındaki bilim insanlarının merakla beklediği İlim Yayma Ödülleri 2025, yarın gerçekleştirilecek törenle sahiplerini bulacak ve Türkiye’nin bilim yolculuğuna yeni bir ivme daha kazandıracak.

Altın Mevduatı Türkiye’de Rekor Kırdı, Tunceli Listenin Sonlarında Kaldı Haber

Altın Mevduatı Türkiye’de Rekor Kırdı, Tunceli Listenin Sonlarında Kaldı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Türkiye’de altın mevduatları hızla artarken, Tunceli ülke sıralamasında son basamaklarda yer aldı. Geçen yılın 3. çeyreğinde 1 trilyon 364 milyar lira olan altın mevduatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 99,1 artarak 2 trilyon 716 milyar liraya yükseldi. Türkiye genelindeki bu büyük artışa rağmen, Tunceli’nin altın mevduatı sadece 1 milyar 499 milyon 717 bin lira seviyesinde kaldı. İstanbul 907 milyar liralık altın mevduatıyla açık ara zirvede yer alırken, onu sırasıyla Ankara ve İzmir takip etti. Büyükşehirlerin ardından Antalya ve Bursa geldi. Listenin en alt sıralarında ise Ardahan, Kilis, Hakkari ve Tunceli bulunuyor. Türkiye genelinde altın mevduatının toplam mevduat içindeki payı yüzde 8’den yüzde 11’e yükselirken, Tunceli’nin bu yükselişten sınırlı pay aldığı görülüyor. Uzmanlara göre Tunceli’de altın birikiminin sınırlı kalması, hem ekonomik hareketliliğin düşük olması hem de gelir düzeyinin Türkiye ortalamasının gerisinde seyretmesinden kaynaklanıyor. Altın mevduatının yüzde 91,3’ünün gerçek kişilerin hesaplarında toplandığı ülkede, tüzel kişilerin payı yüzde 8,7 olarak kaydedildi. Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 177,7 ile Rize’de görülürken Ankara, İstanbul ve Antalya da dikkat çekici artış oranlarına ulaştı. Yurt dışı yerleşiklerin altın mevduatları da yüzde 141,2 artarak 87 milyar liraya çıktı. Ancak Tunceli’de yatırım eğiliminin düşük olması, ilin mevduat sıralamasında yukarı çıkmasını engelledi. Genel tabloya bakıldığında Türkiye altın birikiminde güçlü bir artış yaşarken, Tunceli ekonomisi yine listenin alt sıralarındaki yerini korudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ECO Zirvesi’nde enerji, çevre ve bölgesel barış mesajları verdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ECO Zirvesi’nde enerji, çevre ve bölgesel barış mesajları verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 17. Zirvesi’nde, Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile 100 milyon ton emisyon azaltımı hedeflediklerini, Sıfır Atık Projesi’nin iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağladığını ve İsrail’in saldırgan politikalarına karşı Filistin davasını desteklediklerini vurguladı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın Hankendi şehrinde düzenlenen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) 17. Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin çevre politikaları, enerji hedefleri ve bölgesel sorunlara yönelik net mesajlar verdi. Zirve, “Yeni ECO Vizyonu: Sürdürülebilir ve İklime Dayanıklı Gelecek” temasıyla gerçekleşti. ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARINDA KARARLI ADIMLAR 2024-2030 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile 100 milyon ton karbondioksit eş değeri emisyon azaltımı hedeflediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sıfır Atık Projesi’nin başlangıcından bu yana yaklaşık 6 milyon ton sera gazı emisyonunu önlediğini vurguladı. Söz konusu projenin iklim değişikliğiyle mücadeleye güç kattığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin yenilenebilir enerji payını yüzde 59’a çıkardığını ve bu oranla Avrupa’da 5’inci, dünyada 11’inci sırada yer aldığını kaydetti. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 17. Zirvesi https://t.co/Tdy60tiHEK — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) July 4, 2025 İSRAİL’E SERT ELEŞTİRİ: FİLİSTİN DAVASINI TERK ETMEYECEĞİZ İsrail’in mevcut yönetiminin saldırgan politikalarının bölge huzurunu tehdit ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’de 57 bin kardeşimizin hayatını kaybettiği mezalim bir an önce durmalı. Biz ne Filistin davasını terk edebiliriz ne de Netanyahu yönetiminin bölgemizi kan gölüne çevirmesine sessiz kalabiliriz” diyerek Türkiye’nin Filistin’e desteğini yineledi. Erdoğan, uluslararası toplumu acil ateşkes ve insani yardım için harekete geçmeye çağırdı. Afganistan’a yönelik, “Afgan halkının güvenlik, huzur ve kalkınmasına destek olmalıyız” çağrısında bulunan Erdoğan, ECO üyesi ülkelerden bu konuda dayanışma beklediğini söyledi. Ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile ilişkilerin spor, kültür, ekonomi ve turizm gibi alanlarda geliştirilmesini istediğini ifade etti. BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK Öte yandan ECO Zirvesi’nde bölgesel işbirliğinin önemine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticaret, ulaşım ağları ve kurumsal reformlar gibi konulara odaklanıldığını belirterek, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefine yönelik yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve nükleer enerjiyi önceliklendirdiğini kaydetti. Erdoğan, konuşmasında bölgesel barış, çevre dostu politikalar ve ekonomik işbirliği için kararlı adımlar atılmasının gerekliliğine dikkat çekerek, ECO üyesi ülkeleri ortak hedefler doğrultusunda birleşmeye davet etti.

Yıllık izinden sonra en çok uzaktan çalışma izni isteniyor Haber

Yıllık izinden sonra en çok uzaktan çalışma izni isteniyor

Pandemiyle birlikte hayatımıza giren uzaktan çalışma modeli, kalıcı bir talep haline geldi. İSTANBUL (İGFA) - 2024 yılı ve bu yılın ilk yarısında, şirketlerin ofise dönüş eğilimlerine rağmen, çalışanların en çok talep ettiği izin türleri arasında uzaktan çalışma izni ikinci sıraya yerleşti. Yapılan araştırmalara göre, 2024’ün ilk altı ayında yapılan her 10 izin talebinden biri uzaktan çalışmak için yapıldı. Pandemi öncesinde yok denecek kadar az olan bu talep, her yıl artış göstererek sağlık ve eğitim gibi klasik izin türlerini geride bıraktı. PANDEMİDEN BERİ HER GEÇEN YIL ARTIYOR Kolay İK’nın verilerine göre 2019 yılında yani pandemiden önce çalışanların talep ettiği izinler arasında uzaktan izin talebinin oranı yalnızca yüzde 0,62 iken bu oran 2020’de yüzde 1,76, 2021’de yüzde 2,2, 2022’de yüzde 3,29, 2023’te yüzde 4,4 olarak gerçekleşti. Ofise dönüşlerin artmaya başladığı 2024 yılında ise hızlı bir sıçrama yaşandı ve bu oran yüzde 9,6’ya yükseldi. Böylece uzaktan çalışma izni ilk kez, hastalık, eğitim gibi izinlerin önüne geçerek yıllık izinden sonra en çok talep edilen ikinci izin türü oldu. Bu yılın ilk yarısında da bu yükselme trendi değişmedi ve izinlerin yüzde 10,51’i uzaktan çalışmak için alındı. Bu da geçtiğimiz yıldan beri yaklaşık her 10 izin talebinden birinin şirket dışında çalışmak için istendiğini gösteriyor. ÖZEL İZİN TÜRLERİ ARTIYOR Son yıllarda şirketlerin işveren markası olma yönünde attığı adımlar; yıllık, haftalık, hastalık, doğum gibi ücretli izin türlerine ek olarak özel izin türlerini de beraberinde getiriyor. Kolay İK’nın verilerine göre en çok talep edilen bu özel izin türlerinin başında ise doğum günü, karne günü, sigara içmeme ve regl izni geliyor. TUNCA ÜÇER: “HAYATI DENGELEME İHTİYACI KALICI HALE GELDİ” Kolay İK COO’su Tunca Üçer, pandemiyle hayatımıza giren uzaktan çalışma modelinin artık çalışanlar için temel bir beklentiye dönüştüğünü belirtti. “Çalışanlar yalnızca işlerini yürütmek değil, yaşamlarını da dengelemek istiyor” diyen Üçer, doğum günü ve regl gibi özel izinlere yönelik taleplerin de arttığını vurguladı. Şirketlerin bu taleplere duyarlı yaklaşarak, karşılıklı güvene dayalı bir kültür inşa etmelerinin önemine dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.