Hava Durumu

#Türkiye

Tunceli Postası - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de Ebeveynlerin Yüzde 54'ü Okul Derslerini Çocuklarının İngilizce Öğrenmesinde   Ana Yöntem Olarak Görmüyor Haber

Türkiye'de Ebeveynlerin Yüzde 54'ü Okul Derslerini Çocuklarının İngilizce Öğrenmesinde Ana Yöntem Olarak Görmüyor

2-14 yaş arası çocuklar için Avrupa standartlarında online İngilizce eğitimi veren ödüllü Novakid, Türkiye'deki 1.400 ebeveynin katılımıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmaya göre ebeveynlerin yüzde 54'ü okul derslerini çocuklarının İngilizce öğrenmesinde ana yöntem olarak görmüyor ve aileler çocuklarının İngilizce konuşabilmesi için ortalama 1,4 farklı yöntemi bir arada kullanıyor. 22-60 yaş arası, 4-12 yaş grubunda en az bir çocuğu olan 1.400 ebeveynin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye'de çocukların yabancı dil eğitiminde dikkat çekici bir tabloyu gözler önüne seriyor. Ebeveynleri okul dışında çözüm aramaya yönelten en güçlü iki neden, çocuklarını geleceğin eğitim fırsatlarına hazırlama isteği ve okullardaki İngilizce eğitiminin yetersiz bulunması olarak öne çıkıyor. Ebeveynlerin yüzde 52'si çocuğunu geleceğin eğitim fırsatlarına hazırlamak, yüzde 47'si ise okuldaki İngilizce eğitimini yetersiz bulduğu için okul dışında ek çözümlere yöneliyor. Çocuğunun İngilizceye ilgi duyması da yüzde 43 ile ebeveynleri harekete geçiren üçüncü büyük etken olarak sıralanıyor. Ebeveynler Tek Bir Yönteme Güvenmiyor Araştırmanın çarpıcı bulgularından biri, ebeveynlerin çocuklarının İngilizce öğrenmesi için ortalama 1,4 farklı yöntemi bir arada kullanması. Ebeveynlerin yüzde 37'si iki veya daha fazla yöntemi aynı anda deniyor. İngilizce çizgi filmlerden öğretmensiz mobil uygulamalara, yapay zeka sohbet robotlarından canlı derslere uzanan bu tablo, ailelerin çocukları için en etkili formülü bulma arayışını ortaya koyuyor. Öğretmen eşliğinde ders veren online İngilizce platformları ise okul dışı ana yöntem sıralamasında ilk sırada yer alıyor ve ebeveynler bu kategoriyi uygun müfredat, esnek programlama, erişilebilirlik ve cazip fiyatlandırma nedeniyle tercih ediyor. Pazardaki En Büyük Eksik Konuşma Pratiği Araştırmada ebeveynlere mevcut online İngilizce çözümlerinde neyin eksik olduğu sorulduğunda ilk sırada yüzde 33 ile konuşma becerilerine odaklanma yanıtı geliyor. Bunu diğer öğrencilerle konuşma fırsatı ve münazara kulüpleri gibi yine konuşma odaklı talepler takip ediyor. Bu tablo, Türkiye'de yıllardır süregelen "anlıyor ama konuşamıyor" sorununun ebeveynler tarafından da net şekilde teşhis edildiğini gösteriyor. Ebeveynler için bir online İngilizce çözümündeki en önemli özellik ise açık ara öğretmen kalitesi. Katılımcıların yüzde 67'si uzman ve yüksek nitelikli öğretmenleri son derece önemli bulurken yüzde 62'si çocuğunun öğretmenini sevmesini öncelikli görüyor. Novakid Türkiye'de Sektörün Öncüleri Arasında Araştırma, Novakid'in Türkiye'deki İngilizce eğitimi pazarında sektörün öncü markaları arasında yer aldığını da ortaya koyuyor. Hedef kitlenin yarısından fazlası Novakid'i tanıyor, dörtte biri markayı daha önce deneyimlemiş durumda ve üçte biri gelecekte kullanmayı planlıyor. Markayı tanıyan ebeveynlerin öne çıkardığı çağrışımlar arasında keyifli dersler, uzman ve yüksek nitelikli öğretmenler ile oyun gibi öğrenme deneyimi ilk sıralarda yer alıyor. Kullanıcıların Novakid'i tercih etmesindeki bir numaralı neden ise araştırmanın geneliyle tutarlı şekilde öğretmen kalitesi. "Aileler Çocukları İçin En Etkili Yolu Arıyor" Araştırma sonuçlarını değerlendiren Novakid CEO'su ve Kurucu Ortağı Max Azarov şunları söyledi. "Bu araştırma bize Türkiye'deki ailelerin çocuklarının İngilizce öğrenmesi konusunda ne kadar bilinçli ve kararlı olduğunu gösterdi. Ebeveynler tek bir yönteme bağlı kalmak yerine çocukları için en etkili yolu aktif şekilde arıyor ve konuşma becerisine odaklanan, öğretmen kalitesini merkeze alan çözümler talep ediyor. Novakid olarak ana dili İngilizce olan öğretmenlerimiz ve konuşma odaklı canlı derslerimizle tam da bu ihtiyaca yanıt veriyoruz. Amacımız çocukların İngilizceyi bir sınav konusu olarak ezberlemesini sağlamak yerine onlara bu dili gerçek hayatta özgüvenle konuşabilecekleri bir beceri olarak kazandırmak." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tunceli en az göç alan üçüncü il oldu Haber

Tunceli en az göç alan üçüncü il oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İç Göç İstatistiklerini açıkladı. Buna göre Türkiye'de geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç ederken, en fazla göç hareketliliği 20-24 yaş grubunda yaşandı. İstanbul hem en fazla göç alan hem de en fazla göç veren il oldu. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin İç Göç İstatistiklerini yayımladı. Verilere göre, Türkiye'de iller arasında göç eden nüfusun oranı yüzde 2,87 olarak gerçekleşti. 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç oranı, yıllar içinde dalgalı bir seyir izlerken 2025 yılında 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında yer değiştirdi. Göç edenlerin yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini kadınlar oluşturdu. İSTANBUL HEM EN FAZLA GÖÇ ALAN HEM VEREN İL OLDU 2025 yılında en fazla göç alan il 329 bin 912 kişiyle İstanbul oldu. İstanbul'u 176 bin 833 kişiyle Ankara, 106 bin 83 kişiyle İzmir takip etti. En az göç alan iller ise 4 bin 914 kişiyle Ardahan, 5 bin 64 kişiyle Bayburt ve 6 bin 78 kişiyle Tunceli oldu. Göç veren iller sıralamasında da İstanbul ilk sırada yer aldı. İstanbul'dan 371 bin 258 kişi başka illere göç ederken, Ankara 145 bin 661 kişi, İzmir ise 98 bin 728 kişi göç verdi. En az göç veren iller ise Ardahan (5 bin 916 kişi), Bayburt (6 bin 388 kişi) ve Tunceli (7 bin 558 kişi) olarak kayıtlara geçti. EN FAZLA GÖÇ EDEN YAŞ GRUBU 20-24 YAŞ ARASI TÜİK verilerine göre, 2025 yılında en fazla göç hareketliliği 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Bu yaş grubunda toplam 480 bin 185 kişi iller arasında göç etti. Bu gruptaki göç edenlerin yüzde 41,5'i erkek, yüzde 58,5'i kadınlardan oluştu. 20-24 yaş grubunda en önemli göç nedeni ise eğitim oldu. Bu yaş grubunda göç edenlerin 179 bin 612'si eğitim, 75 bin 591'i işe başlamak veya iş bulmak, 42 bin 391'i ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle yer değiştirdi. EN ÖNEMLİ GÖÇ NEDENİ BAĞIMLI GÖÇ OLDU 2025 yılında iller arası göç edenlerin en önemli göç nedeni, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç olarak belirlendi. Bu nedenle göç edenlerin sayısı 564 bin 114 kişi oldu. Diğer önemli göç nedenleri arasında daha iyi konut ve yaşam koşulları (510 bin 226 kişi) ve eğitim (406 bin 144 kişi) yer aldı. Cinsiyete göre incelendiğinde erkeklerde en önemli göç nedeni 253 bin 93 kişiyle daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken, kadınlarda 334 bin 900 kişiyle hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ilk sırada yer aldı. TÜİK verileri, Türkiye'deki iç göç hareketliliğinde genç nüfusun ve eğitim kaynaklı yer değişimlerinin önemli bir paya sahip olduğunu ortaya koydu.

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor Haber

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Türk kuru meyve sektörü, dünya pazarlarındaki güçlü konumunu 2026 yılının ilk yarısında korudu. Türk kuru meyve sektörü 2026 yılının ilk yarısında, 752 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyarken bu ihracatın yüzde 62’sine denk gelen 465 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği gerçekleştirdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde dünya lideri olan Türkiye, 2026 yılı sonunda 2 milyar dolar kuru meyve ve mamulleri ihracatı hedefliyor. Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıda Türkiye'nin, yalnızca üretim kapasitesiyle değil, kalite, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanındaki birikimiyle de küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olduğunun altını çizdi. Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarında karbon ayak izi, pestisit kalıntısı, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterlerinin her geçen gün daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Gabay, "Artık uluslararası pazarlarda yalnızca kaliteli ürün üretmek yeterli olmuyor. Üretimin çevresel sorumluluk, gıda güvenliği ve izlenebilirlik ilkeleriyle desteklenmesi rekabetin temel unsuru haline geldi. Türk kuru meyve sektörü bu dönüşüme Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticiler, ihracatçılar, tüccarlar, üniversiteler ve araştırma enstitüleriyle ortaklaşa uzun yıllardır yaptığı yatırımlarla hazır konumda. Dünya’nın her tarafında Türk kuru meyveleri gönül rahatlığıyla tüketiliyor" dedi. TURQUALITY Projesiyle Hindistan’da Türk kuru meyveleri tanıtılıyor Türk kuru meyvesinin küresel marka değerini artırmaya yönelik tanıtım çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Gabay, Hindistan'a yönelik sürdürdükleri TURQUALITY Projesiyle Hindistan pazarında büyümeyi hedeflediklerini vurguladı. Gabay şöyle devam etti: “Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri geleneksel pazarımız. AB pazarında güçlü konumumuzu korurken Uzak Doğu ve Güney Asya'da büyümeyi hedefliyoruz. Türk kuru meyvelerinde aflatoksin ve okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı ile iş birliği içinde üreticilere yönelik eğitimler düzenlediklerini, ekipman destekleriyle güvenilir üretimin yaygınlaştırılmasına katkı sunduklarını paylaşan EKMİB Başkanı Yusuf Gabay, “Kalite zincirinin her halkası aynı sorumluluğu taşımalı. Sektörün bugünkü başarısının altında ihracatçıların yıllardır kalite ve gıda güvenliği alanında yaptığı yatırımlar yatıyor. Üreticiden ihracatçıya, kamu kurumlarından tüm paydaşlara kadar değer zincirinin tamamının ortak hareket etmesiyle başarılı olabiliriz” ifadelerini kullandı. Üniversiteler ve TÜBİTAK’la iklim değişikliğine uyum projeleri yürütülüyor Üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma enstitüleriyle iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir üretim alanlarında ortak projeler yürüttüklerini aktaran Gabay, bilim ve teknoloji temelli üretimin önümüzdeki dönemde sektörün rekabet gücünü belirleyecek en önemli unsur olacağını ifade etti. Kuru kayısıyı don vurdu, kuru incir ihracatı kuru kayısıyı geçti 2026 yılı ocak – haziran dönemi ihracat verilerini aktaran Başkan Gabay, “Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatımız 215 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Kuru incir ihracatımız 136 milyon dolar olurken, geçtiğimiz yıllarda ikinci sırada yer alan kuru kayısı ihracatımız bu yıl yaşadığımız don olayı sonrasında 60 milyon dolarda kaldı ve kuru incirin gerisine düştü” ifadelerini kullandı. Kuru meyve sektörü 2026 yıl sonunda 2 milyar dolar ihracat hedefliyor 2026 yılının ikinci yarısında çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde rekolte artışlarıyla ihracatta toparlanma beklediklerinin altını çizen Gabay, kuru meyve sektörünün Türkiye genelinde 2 milyar dolar, Ege Bölgesi’nde de 1,2 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmasını beklediklerini sözlerine ekledi. Kuru meyve ihracatında İngiltere zirvede Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılının ilk yarısında 94 ülkeye 465 milyon dolarlık ihracat yaparken, İngiltere 81 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korudu. Almanya 55,2 milyon dolarlık ihracatla Amerika Birleşik Devletleri’ni geçerek ikinci sıraya yükselirken, ABD 54,8 milyon dolarlık Türk kuru meyveleri talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu. EKMİB üyeleri Fransa’ya 40,7 milyon dolarlık, İtalya’ya 30,5 milyon dolarlık kuru meyve ürünleri ihraç etti. EKMİB ilk beş ülkeye 262 milyon dolarlık kuru meyve ihraç ederken bu ülkeler toplam ihracattan yüzde 56 pay aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Son anket! Özgür Özel için hayal kırıklığı Haber

Son anket! Özgür Özel için hayal kırıklığı

Piar Araştırma, Temmuz 2026 dönemine ait "Türkiye Siyasi Gündem Araştırması" sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Siyaset kulislerini hareketlendirecek ankette katılımcılara, "Özgür Özel yeni bir parti kurarsa, bu pazar seçim olması halinde hangi siyasi partiye oy verirsiniz?" sorusu yöneltildi. Kararsızların dağıtıldığı ankette ortaya çıkan sonuçlar, olası bir yeni partinin dengeleri kökten değiştirebileceğini gösteriyor. Özgür Özel’in Kuracağı Parti 2. Sırada Anket sonuçlarına göre, AK Parti %34,4 ile birinci sıradaki yerini korurken, en dikkat çekici veri ikinci sırada yer aldı. Katılımcıların %18,7’si Özgür Özel’in kuracağı olası bir partiye oy vereceğini belirtti. Bu senaryoda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise %13,2’ye gerileyerek üçüncü sıraya düştü. Ankette yer alan partilerin oy oranları şu şekilde sıralandı: * Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): %34,4 * Özgür Özel’in Kuracağı Parti: %18,7 * Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): %13,2 * Milliyetçi Hareket Partisi (MHP): %9,4 * Dem Parti: %8,9 * İyi Parti: %5,2 * Yeniden Refah Partisi: %3,8 * Zafer Partisi: %3,2 * Diğer: %3,2 Araştırmanın Künyesi 28 Haziran – 1 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma, Türkiye genelinde **26 ilde toplam 2280 katılımcı** ile yapıldı. Bilgisayar Destekli Telefon Anketi (CATI) yöntemiyle yürütülen çalışmanın hata payı ise **+/- %2,05** olarak açıklandı.

40 yıl sonra döndüler, terörle mücadele ettikleri topraklarda huzuru gördüler Haber

40 yıl sonra döndüler, terörle mücadele ettikleri topraklarda huzuru gördüler

Yaklaşık 40 yıl önce Tunceli’deki Ovacık Jandarma Komando Tabur Komutanlığında vatani görevlerini ifa eden Jandarma İç Güvenlik Özel Operasyon Çavuş Timi, yıllar sonra yeniden aynı topraklarda bir araya geldi. 1987-1988 yıllarında terör olaylarının en yoğun yaşandığı dönemlerde Ovacık Jandarma Komando Tabur Komutanlığı ve Geyiksuyu Jandarma Komando Tabur Komutanlığı başta olmak üzere kentin birçok noktasında görev yapan eski tim üyeleri, bir zamanlar operasyon düzenledikleri bölgeleri bu kez huzur içerisinde gezdi. İki gün süren program kapsamında görev yaptıkları jandarma karakolları ve operasyon bölgelerini ziyaret eden emekli askerler, yıllar önce büyük fedakarlıklarla yürüttükleri mücadelenin ardından Tunceli'de oluşan güven ve huzur ortamını yerinde görmenin mutluluğunu yaşadı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı ziyarette, eski anılar yeniden canlanırken, verilen mücadelenin boşa gitmediği vurgulandı. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, bugün kentin doğası ve huzuruyla öne çıktığını belirterek, bu ortamın şehitlerin, gazilerin ve güvenlik güçlerinin fedakarlıkları sayesinde sağlandığını ifade etti. Türkiye'nin farklı illerinden gelen emekli askerler de aradan geçen yaklaşık 40 yıla rağmen aynı heyecanı taşıdıklarını dile getirerek, geçmişte görev yaptıkları topraklarda bugün gelinen noktayı görmenin kendileri için büyük bir gurur olduğunu belirtti. "Zamanında yaptıkları mücadelenin boş bir mücadele olmadığını gördüler" Kentte sağlanan huzur ortamı ve emekli askerlerin ziyaretinin anlamına değinen Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, "Biz çok güzel bir şehirde yaşıyoruz. Gerçekten bölgemizin, ülkemizin doğasıyla, güzellikleriyle çok bereketli ve çok güzel bir şehirde yaşıyoruz. Ancak yıllardır bu şehrin güzelliklerini vatandaşımız, milletimiz yaşayamıyordu. Bunun en büyük nedeni terör olayları. Allah'a çok şükür şu anda özellikle ‘Terörsüz Türkiye'yi' konuştuğumuz bu dönemlerde şehrimizin, memleketimizin her yerinde huzur hakim. Evet, bu şehir artık bir huzur şehri. Çünkü Türkiye'de asayiş rakamları en düşük 2 şehirden biriyiz. Ancak yıllardır terörün baskılarıyla maalesef bu şehir algı olarak en zor ve gelinmemesi gereken şehirler arasına girmişti. Bu huzuru burada kanlarını vermiş şehitlerimizin mübarek kanlarına borçluyuz, kahraman gazilerimizin mücadelelerine borçluyuz. Bugün, bütün bunları şehrimizin her tarafında dimdik ayakta duran, nöbetini tutan ve ihtiyaç halinde al bayrağımızın gölgesi altında yaşamak için, bir karış toprağımız için yeniden canını verecek binlerce kahramanımıza borçluyuz. Unutmuyoruz ve unutturmuyoruz. Sonuç olarak şu anda şehrimizin her yerinde huzur hakim. Kahramanlarımızın bir bölümü şu anda yanımızda. Ağabeylerimiz emekli olmuşlar. 40 yıl önce buralarda, kimisi Geyiksu bölgesinde, kimisi Ovacık bölgesinde, kimisi de şehrimizin dağını taşını her yerini korumak için mücadele etmiş ağabeylerimizi burada ağırladık. 2 gündür kendilerini şehrimizde ağırlıyoruz. Hem duygusal anlar yaşandı, hem de eski günlere gittik. Onlar da bu şehrin güzelliğini bugün yaşayınca zamanında yaptıkları mücadelenin boş bir mücadele olmadığını gördüler. Bugün bu ortamı görünce gösterdikleri mücadelenin karşılığını almanın mutluluğunu yaşadıklarını görme fırsatı bulduk. Onlara çok teşekkür ediyorum bizleri unutmayıp buralara geldikleri için" dedi. "Bizim zamanımızda terör olayları burada hat safhadaydı, şimdiki ortam çok güzel" Yaklaşık 40 yıl sonra görev yaptığı topraklara yeniden gelmenin mutluluğunu yaşayan Durmuş Ar, "Bundan yaklaşık 40 sene önce bu topraklara geldim, Özel Operasyon Çavuş Timi olarak Kırkağaç Foça Komando Okulunda yetişerek buraya atandık. Tunceli'de bir sene boyunca çeşitli operasyonlara katıldık. Arkadaşlarımla beraber burada askerliğimizi tamamladık. 40 sene sonra da askerlik yaptığımız bu topraklara ziyarete geldik. Bizim zamanımızda 1987-88 yıllarında terör olayları burada hat safhadaydı. Ancak şimdiki ortam çok güzel. Ben Sivas Suşehri'nden geliyorum. Adana'dan, Sakarya'dan, Ankara'dan İstanbul'dan gelen arkadaşlarımız var. Gayet Güzel geldik, Ovacık'a sarıldık" şeklinde konuştu. "Gerçekten çok gururluyuz" Geçmişte yaşanan zorlu günleri ve bugün gördükleri değişimi değerlendiren emekli asker Ercan Atmaca, "40 yıl sonra tekrar buralara gelip bu topraklarda var olmak, görebilmek bizim için çok büyük bir onur. Burada zorlu, çetin bir dönem yaşadık. Yaklaşık 12 ay burada kaldık. Çeşitli operasyonlara katıldık. İyi anılarımız, kötü anılarımız oldu ama bunları tekrar yaşayabilme mutluluğuna erdik bugün. Dolayısıyla gerçekten çok gururluyuz. Aynı zamanda buradaki gelişimi de görüyoruz. Biz de neticede bu ordunun bir neferiydik. Bir sözümüz vardır ya ‘her Türk asker doğar' diye. Biz de o günkü aşkla, şevkle buradaysak 40 yıl sonra aynı aşkla ve şevkle buradayız ve her an göreve hazırmışız gibi hazırlıklıyız. Terörün bitme noktasına gelmesi hepimiz için, ülkece refah yaşayabilmemiz için gereklidir. Dolayısıyla bu yola girmiş olunması hepimiz için mutluluk verici. Terörsüz Türkiye'yi hayata geçirebilirsek burada terör için harcadığımız enerjiyi ülkemizin kalkınması için kullanırız. Bunu yapmak da ülkemizin kalınmasını sağlayacaktır" diye konuştu. "O zamanki şartlarla bugünkü şartlar arasında muazzam bir değişiklik var" 1987 yılında timiyle birlikte Torunoba Jandarma Karakolu'nda da görev yapan emekli asker İlker Akdemir ise bölgedeki değişime dikkat çekti. Akdemir, "1987 yılında Torunoba Jandarma Karakolu'nda asayiş iç güvenliğini sağlamak için bir ay asker arkadaşlarımızla görev ifa ettik. Çevre görevlere güvenlik amaçlı köy aramalarına, mezralara gittik. O zamanki şartlarla bugünkü şartlar arasında muazzam bir değişiklik var. Emniyet güçlerimiz görevlerini iyi ifa ediyorlar ve terör namına bir şey kalmamış. Şu an bulunduğumuz karakol, eski karakola nazaran kale gibi bir yer" dedi.

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Gücü Büyüyor: Kurulu Güç 125 Bin Megavatı Aştı Haber

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Gücü Büyüyor: Kurulu Güç 125 Bin Megavatı Aştı

Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, mayıs ayı sonu itibarıyla 125 bin 598 megavata yükseldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Dünya Yenilenebilir Enerji Günü vesilesi ile yaptığı paylaşımda “Ülkemizin enerjisini yenilenebilir kaynaklarımızla yükseltmeye devam ediyoruz. Toplam elektrik kurulu gücümüz 125 bin 598 megavata ulaşırken bunun 78 bin 561 megavatlık büyük kısmını yenilenebilir enerji kaynaklarımız oluşturuyor. Sadece rüzgâr ve güneşte 42 bin megavatı aşarak önemli bir eşiği geride bıraktık. Böylece toplam kurulu gücümüzün üçte birinden fazlasını bu iki kaynaktan sağlıyoruz. Gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak ve Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefine ulaşmak için yerli ve temiz kaynaklarımıza yatırım yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, 2026’nın mayıs ayında da yükselişini sürdürerek 125 bin 598 megavata yükseldi. Yenilenebilirin Payı Yüzde 62,6 Toplam elektrik kurulu gücünün yüzde 62,6’sına karşılık gelen 78 bin 561 megavatlık kısmını yenilenebilir enerji oluşturdu. Yerli kaynakların payı ise yüzde 71,8 oldu. Güneşin Payı Yükseliyor Mayıs ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücünde 26 bin 899 megavat ile güneşin payı yüzde 21,4’e çıktı. 15 bin 122 megavata ulaşan rüzgârın payı da yüzde 12 olarak kaydedildi. Güneş ve rüzgâr kurulu gücünün toplamı ise Mayıs’ta yüzde 33,4’lük pay ile 42 bin 21 megavata yükselmiş oldu. Böylece toplam kurulu gücün 3’te 1’inden fazlası sadece rüzgâr ve güneşten oluştu. Önemli Bir Eşiği Geride Bıraktık Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Dünya Yenilenebilir Enerji Günü vesilesi ile yaptığı paylaşımda “Ülkemizin enerjisini yenilenebilir kaynaklarımızla yükseltmeye devam ediyoruz. Toplam elektrik kurulu gücümüz 125 bin 598 megavata ulaşırken bunun 78 bin 561 megavatlık büyük kısmını yenilenebilir enerji kaynaklarımız oluşturuyor. Sadece rüzgâr ve güneşte 42 bin megavatı aşarak önemli bir eşiği geride bıraktık. Böylece toplam kurulu gücümüzün üçte birinden fazlasını bu iki kaynaktan sağlıyoruz. Gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak ve Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefine ulaşmak için yerli ve temiz kaynaklarımıza yatırım yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. 2026 Mayıs ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımı şöyledir: KAYNAK KURULU GÜÇ (MW) PAY (%) Hidroelektrik 32.344 25,8 Güneş 26.899 21,4 Doğal Gaz 25.016 20 Rüzgâr 15.122 12 Yerli Kömür 11.565 9,2 İthal Kömür 10.456 8,3 Biyokütle 2.398 1,9 Jeotermal 1.798 1,4 TOPLAM 125.598 %100 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erdoğan: Diplomaside güçlü, savunma sanayide destan yazan Türkiye var Haber

Erdoğan: Diplomaside güçlü, savunma sanayide destan yazan Türkiye var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, son 23 yılda ulaşım altyapısına yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapıldığını belirterek, bölünmüş yol, otoyol, köprü, tünel ve hızlı tren projeleriyle Türkiye’nin büyük bir dönüşüm yaşadığını söyledi. Erdoğan, artık diplomaside güçlü, savunma sanayide destan yazan bir Türkiye olduğunu kaydetti. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, ulaştırma alanında son 23 yılda hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. “Türkiye Hızlanıyor” başlığıyla yürütülen çalışmalar kapsamında karayollarına 206 milyar dolar, demiryollarına 80 milyar dolar ve havayollarına 35,5 milyar dolar yatırım yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun bugün 30 bin 51 kilometreye ulaştığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte yalnızca 6 ilin bölünmüş yollarla birbirine bağlı olduğunu, bugün ise 77 ilin duble yollarla bağlantı sağladığını ifade etti. Türkiye’de araç sayısının 8,5 milyondan 33,6 milyonun üzerine çıkmasına rağmen şehirlerarası ortalama seyahat hızının saatte 40 kilometreden yaklaşık 90 kilometreye yükseldiğini kaydetti. Otoyol ağının da önemli ölçüde genişletildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyol uzunluğunun 1.714 kilometreden 3.796 kilometreye çıkarıldığını, köprü ve viyadük uzunluğunun 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğunun ise 50 kilometreden 856 kilometreye yükseldiğini dile getirdi. Demiryolu yatırımlarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hızlı trenle kendi iktidarları döneminde tanıştığını belirterek, toplam hızlı tren hattı uzunluğunun 2 bin 251 kilometreye ulaştığını ve Kurban Bayramı süresince hızlı trenleri 322 bin yolcunun kullandığını açıkladı. Ulaştırma yatırımlarının devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya Çevre Yolu, Malatya Çevre Yolu ve Antalya Havalimanı terminal projelerinin de bulunduğu 55 projenin hizmete açıldığını hatırlattı. 2026 yılı hedefleri kapsamında 144’ü karayolu projesi olmak üzere toplam 188 yatırımın tamamlanmasının planlandığını belirten Erdoğan, 42 şehri birbirine bağlayacak Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu projesindeki çalışmaların hızlandırıldığını ve 120 kilometrelik otoyolun gelecek yıl hizmete alınmasının hedeflendiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den Sudan’a, yönümüzü nereye çevirsek, aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin… pic.twitter.com/e6vv8NBmD2 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) June 1, 2026 Konuşmasının sonunda bölgesel gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin diplomasi, savunma sanayii, ekonomi ve enerji alanlarında güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, ülkenin bölgesel krizlerin ortasında bir “istikrar adası” olmayı sürdürdüğünü ifade etti.

Türkiye ve Cezayir'den stratejik ortaklık mesajı Haber

Türkiye ve Cezayir'den stratejik ortaklık mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun Ankara’da gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti. İki lider, enerji, savunma, tarım ve ticaret başta olmak üzere birçok alanda iş birliğini güçlendirecek anlaşmalara imza attı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırladığı Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile baş başa görüşme, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı ve anlaşma töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Cezayir arasındaki ilişkilerin ortak tarih, karşılıklı saygı ve kardeşlik temelinde güçlenmeye devam ettiğini belirterek, 2023 yılında belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi doğrultusunda çalışmaların hızlandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir’de faaliyet gösteren 1600’den fazla Türk firmasının yaklaşık 8 milyar dolarlık yatırımla sanayi, tarım, madencilik, altyapı ve ilaç sektörlerinde önemli projeler yürüttüğünü ifade etti. Enerji alanındaki iş birliğine de dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğal gaz başta olmak üzere enerji arz güvenliği konusunda Cezayir ile uzun vadeli ortaklığın güçlendiğini kaydetti. Yenilenebilir enerji, madencilik, tarım ve savunma sanayi alanlarında yeni ortak projelerin gündemde olduğunu belirten Erdoğan, “Tarım ve gıda güvenliği konusunda Cezayir’in tarımsal refahına katkı sağlamaya hazırız” dedi. Bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki saldırılara dikkat çekerek, Türkiye ve Cezayir’in Filistin meselesinde ortak tutum sergilediğini vurguladı. Erdoğan, iki ülkenin bölgedeki şiddet sarmalının sona erdirilmesi konusunda benzer görüşlere sahip olduğunu söyledi. Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ise Türkiye ile ilişkileri ekonomik açıdan çeşitlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, özellikle yenilenebilir enerji, sanayi, tarım, madencilik ve kültürel alanlarda iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Dezenformasyonla mücadelede uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdülmecid Tebbun’un huzurlarında, Cezayir Dışişleri Bakanı Sayın Ahmed Attaf ile… pic.twitter.com/fj15OpeUKS — Burhanettin Duran (@burhanduran) May 7, 2026 Ziyaret kapsamında ulaştırma, telekomünikasyon, ticaret, afet yönetimi, tarım, medya ve yatırım alanlarında çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.